İhtiyaçlarınıza uygun ürünün yeni standarta göre seçimi

HÜCRE SEÇİMİ NASIL YAPILIR?

İhtiyaçlarınıza uygun ürünün yeni standarta göre seçimi

ST. Elektrik - Enerji Dergisi`ne ücretsiz abone olmak için -tıklayın- 

Schneider Electric Türkiye

Bilindiği üzere, IEC 62271-200 standartı Aralık 2003’te yayınlanmış ve Uluslararası Elektroteknik Komisyonu (IEC) standartlarından IEC 60298’in yerini almıştır.
 
IEC 62271-200 standartı pazardaki OG hücre (hava izoleli hücreler, gaz izoleli hücreler, RMU..) çözümlerini en iyi şekilde kapsayacak şekilde yenilenmiştir ve daha çok son kullanıcı değerlerine odaklıdır. Son kullanıcı, işletme ihtiyaçlarına uygun ürünü seçebilmesi ve bunun sonucunda işletmesine doğru yatırımı yapabilmesi için, standardın sağladığı uygulamaya yönelik tanımlamalardan faydalanmalıdır. 
 
STANDARTTAKİ HÜCRE TANIMLAMALARI
Standartta, metal mahfazalı anahtarlama ve kontrol düzenlerinin sınıflandırılması ile ilgili aşağıdaki tanımlamalar bulunmaktadır:
 - Ulaşılabilir bölmelerin açılması halinde işletme (servis) sürekliliği kaybına göre hücre sınıflandırması
 - Enerjili kısımlar ile ulaşılabilir bölmenin açık olması halinde bölme malzemesinin cinsine göre hücre sınıflandırması
 - İç ark olması durumunda personel güvenliği ile ilgili sınıflandırma. 

1) LSC servis sürekliliği kaybına göre; 
 

LSC servis sürekliliği kaybı sınıflandırması; hücre yapısına ilişkin sınıflandırma olup bakım sırasında önem kazanmaktadır. 2 ana sınıftan oluşur: LSC1 ve LSC2. 
 
• LSC1: Şu anda yönetmenlik tarafından kullanımı yasaklanmış olan açık tip hücrelere benzer yapıda olan LSC1 sınıfı metal mahfazalı hücre en basit haliyle, insanların dış mahfaza içindeki enerjili kısımlara karşı korunması ve teçhizatın (ekipmanın) da yabancı katı cisimlere karşı korunması görevini yerine getirmektedir. Bakım sırasında hücre içerisinde çalışma yapılabilmesi için hücre kablo bağlantısının ve baranın enerjisinin kesilmesi ve topraklanması gerekiyor ise, bu özellikteki hücre LSC1 sınıfındadır. Bu sınıftaki hücrelerin bulunduğu pano sisteminde bakım yapılacak hücrede baranın enerjisi kesildiği için diğer hücreler de enerjisiz kalmaktadır. LSC1 sınıfında bir hücrede bölmelendirme olmadığı için bakım sırasında servis sürekliliğini sağlayacak özellikte değildir.  
 
• LSC2: Bu sınıftaki hücrede bölmelendirme vardır ve hücre içindeki ulaşılabilir bölmelere güvenli erişim sağlanırken aynı zamanda, daha iyi servis sürekliliği sağlamak amacıyla tanımlanmış sınıflandırmadır. LSC2 kendi içinde 2 seviyeden oluşur:  
 
- LSC2A: Bu sınıftaki hücrenin ulaşılabilir bölmesine erişim sırasında, hücrenin diğer bölmesi ve komponentleri enerjili kalabilir. Örneğin sadece 2 orta gerilim bölmesi olan hücreler bu sınıfa girmektedir. Ortak olan kablo giriş ve kesici bölmesinde bakım yapılırken, bir ayırıcı ile ayrılmış olan bara bölmesi gerilim altında bulunabilir. Bu hücrenin içinde bulunduğu pano sistemindeki diğer hücreler gerilim almaya devam edebilirler. 
 
- LSC2B: Bu sınıftaki hücrenin ulaşılabilir bölmesine erişim sırasında, hücrenin kablo giriş bölmesi ve bara bölmesi gerilim altında olabilir. Örneğin 3 orta gerilim bölmesi olan hücreler bu sınıfa girmektedir. Ulaşılabilir kesici bölmesinde bir çalışma yapılır iken, hem kablo giriş bölmesi hem bara bölmesi gerilim altında olabilir.  
 
2) Bölme malzemesinin cinsine göre; 
 
Bölmelendirme sınıfı, ulaşılabilir bölmeler ile gerilimli bölmeler arasındaki bölmenin malzemesini tanımlar. Bölmelendirme malzemesi metal ise, bölmelendirme sınıfı PM yani ‘metalik bölme’dir. İzolasyon malzemesi ile bölmelendirme yapılmışsa PI yani ‘metalik olmayan bölme’dir. Ulaşılabilir bölmenin açık olması halinde enerjili bölme ile arasındaki metal malzemede devamsızlık oluşturan izole bölüm 12,5mm’den büyük ise (IP2X koruma derecesi), bölmelendirme sınıfı PM değil, PI sınıfı olmaktadır. (IEC 62271-200 standardı 5.103.3.2 maddesi)  
 
3) İç ark dayanıklılığına göre; 
 
Hücrenin iç ark dayanımlı olması, hücre içerisinde iç ark oluşmasına engel değildir. Sadece hücre içerisinde oluşabilecek bu iç arktan hücre yakınında bulunabilecek insanın zarar görmesini engellemesidir.
 
Yeni standart IEC 62271-200, tartışmaya açık olmayacak şekilde, tüm koşulları açıkça tanımlayan daha kesin test prosedürünü tanımlamaktadır. Test prosedürü yerine getirilmesi gereken zorunlu koşulları içerir. Eski standarttan farklı olarak, yeni standart sadece OG kablo bölmesinde değil, tüm OG bölmelerinde (OG kablo, kesici, ana bara bölmeleri) testlerin yapılması zorunluluğunu getirmektedir. ‘İç ark dayanımlı’ hücre üreten tüm üreticiler için, yeni standartta tanımlı iç ark testlerini yapmak zorunludur. Bu standartta dikkat edilmesi gereken, hücre üreticisi, ürünün tanımının bir parçası olarak tesis şekillerini de belirlemek zorundadır. Hücre üreticisi tarafından verilen minimum yaklaşma mesafeleri, erişim vs gibi değerlere göre test koşulları oluşturulur. 
Yine yeni standartta, metal mahfazalı hücrelerin çeşitli taraflarında erişilebilirliğin farklı tiplerine sahip olabileceği öngörülmüştür. Bunlar aşağıdaki harflerle ifade edilmektedir.
 
Ön taraf için F
Yan taraflar için L
Arka taraf için R
 
Yeni standart gereği, iç ark performansı ve hücreye farklı yönlerden erişim sınıfı (veya sınıfları), hücre etiketi üzerinde tanımlanmalıdır.
 
Hücrenin erişim yönü örneğin FLR ise, hücrenin arkası da dahil olmak üzere 4 tarafında dolaşılabilir.  
 
İHTİYAÇLARA EN UYGUN HÜCRE SEÇİMİ NASIL YAPILIR? 
 
Günümüzde her işletmenin ihtiyacı farklı olduğundan, farklı ihtiyaçlara farklı çözümler arasından en uygun çözümü ararken bazı kriterleri dikkate almak gerekir. Bu kriterler uygun çözümün seçiminde kolaylık sağlar.
Enerji santrali veya sürekli prosesin olduğu büyük endüstriyel tesislerde (otomotiv, cam, demir-çelik gibi) en önemli değer enerji (servis) sürekliliğidir. İşletmede bakım veya arıza sırasında enerji sürekliliği esastır ve mümkün olduğunca minimum duruşlar hedeflenir. Hele bir de bu duruşlar elektrik dağıtım sisteminin orta gerilim seviyesindeyse, bu duruşlarda yaşanan kayıplar çok daha fazla olur.
Bu tür işletmelerde, orta gerilim yatırımı yapılırken servis sürekliliği kaybı sınıflandırmasına göre en uygun özelliğe sahip çözümün seçilmesi en önemli kriterdir. Bunu bir örnekle açıklayacak olursak; demir-çelik tesisinde enerji (servis) sürekliliği esas olduğundan en önemli seçim kriteri hücrenin servis sürekliliği kaybı sınıfıdır. Bu durumda yapılacak OG yatırımı için servis sürekliliği kaybı sınıfı LSC2B olan hücre seçilmelidir. Bölmelendirme malzemesinin cinsi metal ve topraklı isteniyor ise, bölme malzemesi cinsi sınıfı PM olmalıdır. LSC2B-PM sınıfında seçilen hücre piyasada metal clad olarak bilinen hücre ile eşdeğerdir ve bu hücrelerde anahtarlama elemanı (kesici, kontaktör gibi) cihazlar çekmece yada araba üzerinde montajlı ve dışarı çıkarılabilir tiptedir. Schneider Electric olarak bu ihtiyacınıza uygun çözümümüz F400 hücre serisi, İzmir Kemalpaşa’da üretilmekte ve 1250-2500A anma akımı, 25-31,5kA kısa devre dayanımına sahip ürünlerdir. 

Daha küçük güçlü tesislerde 630-1250A anma akımı ve 16-20-25kA kısa devre dayanımına sahip SM6-36 çözümlerimizi sunmaktayız. Örneğin organize sanayi bölgelerinin enerji dağıtımında enerji (servis) sürekliliği esas olduğundan, bir hücrede bakım ya da arıza giderimi yapılırken, aynı baradan beslenen diğer hücrelerin enerjisinin kesilmesi istenmez. Schneider Electric önerdiğimiz LSC2A-PI sınıfındaki SM6-36 hücre serisinde, ortak olan kablo giriş ve kesici bölmesinde bakım yapılırken, gaz izoleli bir ayırıcı ile ayrılmış olan bara bölmesi gerilim altında bulunabilir. 

AFL iç ark sınıfında olan bu hücre serisi, önden manevra yapan operatörü koruduğu gibi, hücrenin sağında ve/veya solunda bulunan operatörün de can güvenliğini sağlar.
 
İstatistiklere bakıldığında günümüzde bir orta gerilim tesisinde arızanın en fazla yaşandığı yer akım trafosu ile sahada yapılan kablo başlıkları ve bağlantılarıdır. Schneider Electric’in geliştirmiş olduğu çekmeceli kesicili DM1-W çözümü ile kesici hücre dışına hemen alınabilmekte ve bu arızaların giderilmesi için yapılacak çalışmalarda ilgili parçalara erişim rahatlığı sağlanmaktadır. Getirdiği hızlı bakım ve servis sürekliliği avantajı ile DM1-W, enerji sürekliliğini hedefleyen işletmeler için güvenilir bir çözümdür. 

İşletmelerde sıklıkla yaşanan hücreye müdahale durumu da, yükün artması durumunda ortaya çıkmaktadır. Yük arttırıldığında ana trafo gücü de artacağından, hücre içerisindeki ölçme koruma amacıyla kullanılan akım trafolarının da değiştirilmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.
 
Bilindiği gibi klasik tip akım trafolarında 30/5A, 100/5A gibi çevirme oranları mevcuttur ve yük arttığında primer akım da değişeceğinden akım trafosunun değiştirilme mecburiyeti doğmaktadır. Schneider Electric, işletmelerdeki bu sıkıntıyı giderebilmek amacıyla geniş primer anma akım aralığı olan düşük güçlü akım trafosu geliştirmiştir. Toroid yapısında olan ve OG kablo üzerine monte edilen bu trafolar, doğrudan kısa devre akımlarını taşımadıkları ve gerilim altında bulunmadıklarından, klasik tipi mesnet tipi akım trafoları gibi arıza kaynağı oluşturmamaktadırlar.

Günümüzde TEDAŞ dağıtım sistemlerinde yer alan OG/OG ve OG/AG trafo merkezlerinde LSC2A-PI sınıfı, TEİAŞ iletim sistemlerinde yer alan YG/OG trafo merkezlerinde LSC2B-PM sınıfı metal mahfazalı hücrelerin kullanılması bu kuruluşlar tarafından kararlaştırılmıştır.

Artık tarihe gömülmesi gereken ve kuvvetli akım tesisleri yönetmenliği tarafından yasaklanmış olan açık tip hücrelere benzer yapıdaki LSC1 sınıfındaki hücrelerin kullanımından vazgeçilip, güncel teknolojiyi içeren LSC2 sınıfı hücreler tercih edilerek tesislerde güvenlik ve işletme kolaylığı sağlanmalıdır. Bu sayede işletmelerde güvenilirlik ve işletme devamlılığı gerçekleştirilmiş olacaktır.

Elektrik sektörü haberleri için -tıklayın-

 

Güncelleme Tarihi: 16 Temmuz 2010, 11:00
YORUM EKLE

Solaredge

Solaredge

Dergiler
Partnerler