McGill Üniversitesi tarafından yapılan ve ABD'deki 320'ye yakın rüzgâr santralinin arazi kullanımının değerlendirilmesine dayanan araştırmaya göre, rüzgâr enerjisi altyapısı (türbinler ve yollar gibi) genellikle tüm tarım arazisinin yalnızca yüzde 5'ini kullanıyor; geri kalan alan çoğunlukla tarım gibi başka amaçlar için kullanılmaya devam ediyor. Bu durumda bir araziden birçok şekilde yararlanılmış oluyor. Rüzgâr enerjisi hem çevreye duyarlı olması hem sürdürülebilirliği hem de kullanılan alan açısından oldukça verimli.

“SENİNLE İYİ GELECEK” ETKİNLİĞİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK “SENİNLE İYİ GELECEK” ETKİNLİĞİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Yatırımcılar; rüzgâr santrallerinin fosil yakıtlarla çalışan elektrik santrallerine kıyasla çok daha fazla arazi gerektirdiği algısına sahipler, bu nedenle rüzgâr enerjisine yatırım yapma konusunda isteksiz davranıyorlar.  McGill Üniversitesi tarafından yürütülen ve ABD’deki 320’ye yakın rüzgâr santralinin arazi kullanımının değerlendirmesine dayanan araştırma sahip olunan bu algıya kıyasla çok farklı bir tablo çiziyor. Çevre Bilimi ve Teknolojisi Dergisi’nde yayınlanan çalışma, hesaplamalar yapılırken rüzgâr santrali alanının tamamının genellikle rüzgâr gelişimine verilen arazi olarak değerlendirildiğini gösteriyor. Fakat rüzgâr enerjisi altyapısı çoğunlukla tüm tarım arazisinin sadece yüzde 5‘ini kullanıyor; arta kalan bölüm genellikle tarım gibi başka amaçlar için kullanılabiliyor. Araştırmaya göre; rüzgâr türbinlerinin tarım arazileri gibi mevcut yol ve altyapıya sahip alanlara yerleştirilmesi durumda sıfırdan geliştirilen projeler, altyapıdan doğrudan etkiye sahip arazi metrekaresi başına üretilen enerji açısından yaklaşık yedi kat daha verimli olabileceğini gösteriyor.

Çalışmanın kıdemli yazarı McGill İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Sarah Jordaan; “Rüzgâr santrallerinin arazi kullanımı genellikle rüzgâr gelişiminin önündeki en önemli zorluklar arasında görülüyor. Ancak ABD’nin batısındaki yaklaşık 16 bin rüzgâr türbininin kullandığı arazi alanını ölçerek, gazla çalışan üretimin, tüm kuyular, boru hatları ve ilgili yollar da dahil olmak üzere altyapılar kullanıldığında daha az arazi kullanımı açısından gerçek bir fayda sağlamadığını gördük.” dedi Doç. Dr. Sarah Jordaan şöyle devam etti;  “Geliştirdiğimiz yöntem, çevresel etki analizi veya net sıfır emisyona yönelik enerji sistemleri planlaması açısından çeşitli enerji teknolojilerinin gelecekteki değerlendirmeleri için potansiyel olarak kullanılabilir. Aslında bu, gelecekte farklı enerji teknolojileri arasında çevresel sürdürülebilirliğin ilk tutarlı karşılaştırmalarına zemin hazırlıyor.”

https://temizenerji.org/2024/04/19/arastirma-ruzgar-santralleri-araziyi-tahmin-edilenden-daha-verimli-kullaniyor/