Türkiye'deki bitki üretiminin başlangıcı, 1985 yıllarına tekabül ediyor. Küçük işletmeler 1985 yılı itibariyle yavaş yavaş İzmir'de, Antalya'da, daha sonra Yalova bölgesinde kuruldu. Ülkemizde 1990'lı yıllardan sonra üretimlerin başladığını açıklayan Peyzaj mimarı Metin Aktomas, "Peyzaj sektörü, yatırım ihtiyacı olan bir sektördür." dedi.

2018 yılında, dünyada canlı bitki ihracatı toplamda 10 milyar dolar olduğunu söyleyen Aktomas, konuşmasına şöyle devam etti:

İnşaat Maliyet Endeksi Yıllık Yüzde 72,78 Arttı, Aylık Yüzde 1,11 Arttı İnşaat Maliyet Endeksi Yıllık Yüzde 72,78 Arttı, Aylık Yüzde 1,11 Arttı

"Bu 10 milyar dolarlık pazarın biz neresindeyiz, biliyor musunuz? Türkiye, ihracat rakamı olarak 55 milyon dolarlık bir seviyeyle 24. sırada. Fakat bizim toprağımız verimli, iklimimiz güzel, insan gücümüz var, her şeyimiz var fakat biraz zamana dayalı olduğu için insanların sabrı yok ve aynı zamanda destek de az. Türkiye'nin bitki ihracatında hak ettiği yer 24. sıra değil."

İNSANLARIN YEŞİLE OLAN ÖZLEMİ ARTTI

Özellikle büyükşehirlerde yaşayan insanlar, yoğun kentleşmeden kaynaklı kendilerine nefes alacak yer arıyor. İnsanların nefes almak için sürekli olarak parka, sahile vb. yerlere gidemediğinin altını çizen Aktomas, "Müteahhitler bununla birlikte site kavramını geliştirdiler. Siteler, günümüzde çok yaygın ve artık her yerde görebilmemiz mümkün. Şehrin içerisinde ve kıyı kesimlerinde yapılan sitelerin hemen hemen hepsinde ciddi anlamda peyzaj var. Buradaki mantık şu; yaşanılabilir, nefes alınabilir alanlar ve bahçeler oluşturmak. Evinizden dışarı çıktığınız zaman o etkiyi gerçekten hissediyorsunuz. İnsanın enerjisini pozitif yönde etkiliyor." diye konuştu.

ENGELSİZ PROJELER OLMASI LAZIM

Kent alanı içerisinde yapılacak peyzajlarda, neye dikkat edilmeli sorusunu yanıtlayan Aktomas, "Kullanıcı profili önemi. Alan yapıyorsunuz ama o alanı herkese açamıyorsunuz. Kesinlikle engelsiz bir proje olması lazım. İdarîler, proje yaparken artık dikkatli bir şekilde yapıyor ve projelerine dikkat ediyor. Seçilen materyallerin ve bitki türlerinin iklim kuşağına uygun olması lazım. Su çok önemli bir kaynak; su ihtiyaçları, işletme maliyetleri, kamusal alanlar için işletme maliyetleri gibi konuları düşünmek lazım ve yaptığınız imalat mutlaka sürdürülebilir olmalı. Aynı zamanda altyapıya da yatırım yapmak lazım." dedi.

YEŞİL ALAN İHTİYACI "İNSAN İHTİYACI"

Yeşil alan ihtiyacının, insan ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Aktomas, "Bütün kriterleri üst üste koyarak ona göre bir proje yapmak lazım. Büyükşehirlerde, İstanbul gibi arazinin kıymetli olduğu kentlerde yeşil alan yaratmak çok zor. İstanbul'da birtakım yeşil kuşaklar planlanıyor. Yani, kuzeyden başlayınca güneye kadar yeşilin içerisinden yürüyerek veya bisikletinizle inebileceğiniz yeşil alan planlaması yapılacak. Derelerin birçoğu yeşil alan kuşağı olarak değerlendirilip boylu boyunca yeşil alanlar yapılabilir" şeklinde konuştu.

Yeşile yapılan her katkıyı desteklediklerini açıklayan Aktomas, konuşmasını şöyle tamamladı: "Yeşile yapılan katkılar yeter ki kaliteli, doğru ürünlerle ve doğru fiyatlarla yapılsın. Biz her türlü destekliyoruz."

Aktomas, ağaçlarda gövde çevresinin bir kriter olduğunu ve ağaçların yaşını ifade ettiğinin de altını çizdi. 

Editör: Merve Kaya