Sika Türkiye, Sika Day'ı Türkiye'de Eş Zamanlı Kutladı Sika Türkiye, Sika Day'ı Türkiye'de Eş Zamanlı Kutladı

İnşaat sektörü, ülkemizdeki en canlı dallardan biridir. Gün geçtikçe kendi alanında ilerleme kaydeden sektör, ekonomi alanında ülke sermayesine katkı sağlamaktadır. Yalıtım çözümleri, inşaat sektörünün alt koludur. Isı, su, ses ve yangın yalıtım çözümleri olarak dörde ayrılan bu çözümler, dört hayati yalıtım çözümleri olarak adlandırılıyor. Temel bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkan bu yalıtım çözümleri, yönetmeliklere göre yapıldığında yaşam kalitesini artırıyor. Enerji tasarrufu da sağlayan bu çözümler doğru malzeme ve doğru kullanım ile yapıldığında yapıların ömürlerini de uzatıyor.


İzocam A.Ş Genel Direktörü Murat Savcı, yalıtımın zeminde başladığını kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü: 
“Ne kadar iyi yalıtım yaparsak o kadar çok tasarruf sağlarız.”

“YALITIM DEPREMLE DOĞRUDAN İLİŞKİLİ”


Türkiye, deprem kuşağında yer alıyor. Bu durum, inşa edilen yapıların sağlamlığını ve kullanılan malzemelerin de kalitesinin önemini ortaya çıkarıyor. Yalıtım, depremle doğrudan ilişkili olduğu için bu durum hayati önem taşıyor. Yalıtım çeşitleri arasında yer alan su ve ısı yalıtımı; binaların, depreme karşı dayanıklılığını artırıyor. Yapılarda zeminin doğru ve sağlam seçilmesi gerektiğini vurgulayan Savcı: “Binalarımızı yaparken en son ki deprem yönetmeliğine göre yapmalıyız. Yani deprem yönetmeliğine göre yapılan hesaplarda, içindeki donatı neyi öngörüyorsa ona göre yapılmalı. Beton sınıfı ne diyorsa ona göre yapılmalı. Son olarak da tabii herkesin belki de çok fazla bilmediği konu bu; binalarımızı mutlaka yalıtımlı yapmak zorundayız.” diye konuştu.

SU YALITIMININ BULUNMADIĞI BİR BİNA RİSK TAŞIYOR


Ülkemizdeki yapıların birçoğu betonarme karkastan oluşuyor ve yapıların türleri, planlarındaki imal unsurlarına göre belirleniyor. Yalıtım çözümleri, yapıların inşa aşamasında oldukça önem taşıyor. Yapıların; dış etkenlerden korunması, konforlu bir yaşam alanının oluşması, beton ve demir gibi detayların oluşturduğu olumsuz etkilerden korunması için yapılan su yalıtımı, düzgün yapılmadığında ilk günkü performansını göstermiyor ve yalıtımın gücünü etkiliyor. Dolayısıyla, temel yalıtımın düzgün yapılmadığı bir bina deprem anında daha fazla yıkılma riski taşıyor ve bu durumun telafisi olmuyor.


Su yalıtımı ve binaların depreme dayanıklılığı arasındaki ilişkiyi açıklayan İZODER Isı, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Başkanlar Kurulu Üyesi Levent Pelesen: “Doğruyu söylemek gerekirse binalarda sağlıklı ve doğru su yalıtımı yapılması depremle direkt doğrudan ilişkili.” dedi.


 

Editör: Merve Kaya