Günümüz dünyasının en önemli başlıklarından biri oldu yenilenebilir enerji. Artık konu sadece yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek değil bu alanda aynı zamanda enerji de verimlilik sağlamak, enerjiyi depolamak, enerjinin dijitalleşmesi gibi farklı birçok başlık karşımıza çıkıyor. Yenilenebilir enerjide verimlilik en temel konulardan birini oluşturmakta.

Yenilenebilir enerjide verimlilik sağlama konusunda neler söyleyebilirsiniz.

Türkiye’nin yenilenebilir enerjide yapmış olduğu önemli hamleler var.  Türkiye şu an kurulu gücünün %50 ‘ye oranına dayalı bir kısmını güneş-rüzgâr gibi kesikli kaynaklardan sağlıyor. Türkiye’nin sürdürülebilir enerjide kalkınması için enerji öncelikli alandır ki enerji Türkiye’nin rekabetçiliğiyle doğrudan ilişkilidir.  Ülkenin cari açığı enerji ithalatı kadardır. Bu nedenle cari açık hep enerjiyle ilişkilendirilerek anlatılır. Enerjinin verimli kullanımı ise kritik önemdedir. Günümüz de Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı çerçevesinde artık enerji verimliliği bir fabrikatörün, bir kobinin veya sanayideki bir işletme müdürünün inisiyatifindedir.   Kendi maliyetlerini azaltmak için yaptığı ürünün sunduğu değerin aslında bir parçası olarak günümüzde çıkmış durumda. Yenilenebilir enerji bir tamamlayıcı değil aslında ürünün kendi içerisinde karbon ayak iziyle, su iziyle verimliliğiyle bir parçasıdır. Kişi başı enerji tüketimimiz düşük olmakla birlikte enerji yoğunluğu yeni birim üretim başına kullandığımız enerji hâlâ Türkiye’de yüksek, tabi bu konuya göreceli olarak bakarsak; kimlere göre yüksek, gelişmiş ülke dediğimiz Japonya, Almanya ve benzeri ülkelere göre hâlâ önemli bir enerji bir enerji verimliliğinin veya tasarrufun üzerindeyiz. Dolayısıyla Türkiye önemli bir miktarda enerji yoğunluğu azaltabilecek bir konumda. Toplumda da enerji verimliliği 1980’lerde gelişen bir kavram, 2007 yılında enerji verimliliği kanunu çıktı.  Ama göreceli olarak baktığımızda enerji verimliliği yeni bir kavram ne kadar konuşulsa da ne kadar üzerinde durulsa o kadar önemli. Enerji verimliliğini konuştuğumuzda şunları söyleyebiliriz; enerji maliyetlerinin azaltılması, enerji arz güvenliğinin sağlanması, dışa bağımlılıktan kaynaklanan risklerin asgariye indirilmesi, düşük karbonlu ekonomiye geçiş, çevrenin korunması, sürdürülebilirliğin sağlanması gibi ulusal stratejik hedefleri tamamlayan ve bunları yatay kesen disiplinler arası stratejik bir faaliyetler bütünüdür.

YENİLENEBİLİR ENERJİDE KOBİLER NELERE DİKKAT ETMELİ

Kobilerin yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğin de dikkat etmesi gerek konular nelerdir?

Bu konuda şunları söyleyebilirim; enerji verimliliğini tanımlarken şunu belirtmiştik, enerji verimliliği ürünümüzün hizmetimizin paydaşlarına, müşterilerine sunduğu değer önermesinin tamamlayıcı bir kısmı değil tamamen ürünün içerisine gömülü bir kalite kapsamındadır. Dolayısıyla artık sürdürülebilirlik, karbon ayak izi, enerji- su ayak izi ve burada kullanılan kaynakların verimliliği hangi kaynakların kullanıldığı enerji ve çevre etiketleri kapsamında satın alan tüketicilerin veya bitubi kapsamındaki dağıtıcıların dikkat ettiği hedef marketlere göre değişen sıklıkta olan bir kapsam bu anlamda sadece büyük sanayi kuruluşları veya uluslararası şirketleri değil artık her segmentten kobilerimiz başta olmak üzere etkileyen bir değişim dönüşüm içerisindeyiz. Bu anlamda da kobilerimizin enerji verimliliğinde ilk yapmaları gereken bir ölçümlemeyle başlamak hep bunu söylüyoruz ölçemediğinizi yönetemezsiniz dolayısıyla bu anlamda enerji verimliliğinden kazanılan ilerlemeyi görebilmek içinde mevcut bir durum analizi yaparak nerelere odaklanmak gerektiğini ortaya çıkarmak gerekiyor.

Geleceğin enerji teknolojileri neleri getirecek hayatımıza?

Gelecek teknolojiyle birlikte hızlı bir şekilde hayatımıza geliyor. Ülke olarak özellikle 1980’lere kadar üretimde hız önemliydi, pazara erişim, üretim hızı gibi. 80’lerden sonra kalite kavramı önümüze geldi sonrasında toplam kalite kavramları oluştu. Yalın üretim, tam zamanlı üretim teknikleri daha farklı teknik yöntemlerle beraber bir teknolojik ve endüstriyel gelişim sağladı. Endüstri 1.0 sanayi devrimi, endüstri 2.0 elektriklenme, sanayi 3.0, otomasyonun kendi içinde yaygınlaştığı bir dönemde özellikle 2010-2014 yıllarından sonra sanayide dijitalleşmeyle endüstri 40. içerisindeyiz. Enerjide dijitalleşmeye bakarsak blok zinciri olarak akıllı sözleşmeler, talep tarafı yönetimi, kaynak fonlaması bunlar kendi içerisinde aslında kobidir. Kobilerinde bir araya gelerek farklı projeleri bir araya getirmesi paylaşması sonucu paylaşım ekonomisi oluşuyor. Yapay zekânın makineleri öğrenmesi enerjide dijitalleşmede aslında birçok farklılıkları beraberinde getiriyor.  Yani bir taraftan dijital ikizle beraber kendi üretiminizi yapacağınız, yatırımları simüle ederken çok daha etkin verimli üretim süreçleri ve tesisler tasarlayabileceksiniz. Kobilerin haricinde uzaktan izleme, kestirimci bakım, bunlar dijitalleşmenin ve bu yapay zekânın makineyi öğrenmesinin getirdiği konular. Aynı zamanda akıllı üretim teknikleri sadece sanayide değil ulaşımda, tarımda, binalarda ve tüketicilerin bilginin güvenirliliğini kontrol edebilmesinde ürünler arasında karşılaştırma yapma ve ürünlerin çevresel etkilerine  yönelik bir bütünsel değerlendirme yapmasında çoğu konuda kontrol edebilme üstünlüğü sağlıyor. Dijitalleşmenin hayatımıza kattığı noktalardır bunlar.

“Rüzgâr Enerjisi Sektörü Sermayeden Yiyor” “Rüzgâr Enerjisi Sektörü Sermayeden Yiyor”

Enerjinin Fütürizmi nedir, nasıl açıklarsınız?

Enerjinin fütürizmine baktığımızda aslında şunu görüyoruz bir dönem kaynaklara sahipseniz enerjide önemli bir ülkeydiniz (petrol-doğal gaz) ama sonrasında yenilenebilir enerjinin gelişmesiyle beraber sadece kaynaklara sahip olmak değil  teknolojiye sahip olmak da  önem kazandı. Bunun için önemli   bir örnek, Danimarka’dır, 1993’lerden sonra enerjisini verimli kullanması kaynaklarında, üretim de  teknoloji tarafında ayrıca uygulamada da bir başarı örneğidir. Türkiye’de bunu yapabilir, ülkemizde bu anlamda ciddi gelişmeler var. Dijitalleşmenin enerji dönüşümü ve enerjinin üzerinde olumlu katkıları var. Tabi dijitalleşmenin ters etkisini de konuşmak gerekiyor geri sekme dediğimiz etkiyi de oluşturabiliyor. Dijitalleşmeyle beraber tasarruf sağlanıyor, tasarrufla beraber daha yüksek kapasiteli tüketimi daha da artıracak opsiyonlara gidilebiliyor. Biz buna round effect diyoruz. Mesela görselleştirmek açısından televizyonlarda verimlilik artıyor ama biz daha büyük ekranlara geçiyoruz gibi burada geri sekmeyi görebiliyoruz. Dijitalleşmeyle beraber yapay zekâ, kripto para, blockchain uygulamaları, veri merkezleri ve bu yerlerin tükettiği elektrikte ciddi artış trendi var ve aslında veri merkezlerinde tüketilen elektrik günümüzde toplam küresel elektrik tüketiminin %3’ne ulaşmış durumda. Dijitalleşme verimliliği artırıyor bir taraftan da enerji tüketimindeki artışta round effect beraber devam ediyor biliriz.  

      

Editör: Semra Çakmak