“Güneş Enerjisine 20 MW’lık Yatırım Gerçekleştirdik”

Elektronik alanda büyümesini hızla sürdüren ve e-ticaret alanına yaptığı yatırımla tüm dünyaya ürün gönderen Özdisan, şimdi de yenilenebilir enerji kaynakları alanında çalışmalarına devam ediyor.

“Güneş Enerjisine 20 MW’lık Yatırım Gerçekleştirdik”
Enerji Zirvesi

E-ticaret alanına yaptığı yatırımla Türkiye’de hiçbir web sitesinde olmayan bir teknolojik altyapı ve ürün çeşitliliği ile hizmet veriyor. Platform üzerinden satışa sundukları tüm ürünleri başta Çin olmak üzere Amerika, Avrupa ve Afrika ülkelerine gönderiyor. 2018 yılı yatırım gündemini görüşmek üzere bir araya geldiğimiz Özdisan Elektronik A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Yurttaş, güneş enerjisine 20 MW’lık yatırım gerçekleştirdiklerini ve solar enerji sistemleriyle ilgili inverter üretimi yaptıklarını söylüyor. 

2018 gündeminizden bahsedip, ürün bazında detaylandırır mısınız?

Özdisan’da pazarlamakta olduğumuz komponentlerin pek çoğu 2018 yılında pazarda bulunamama gibi bir riskle karşı karşıya. Üretimler yetmeyebiliyor. Tanınmış birçok marka bir yıl gibi çok uzun teslim süreleri veriyor. Bunun sebebini araştırdığımızda karşımıza Android telefon uygulamalarının her geçen gün çığ gibi büyümesi çıkıyor. Bunun dışında, otomotiv sanayinde de yeni bir transformasyon yaşanıyor. Elektrikte hibrit araba denemeleri artık sonuçlandı ve firmalar üretim kapasitelerini öncelikli olarak elektrikli araçlara çeviriyor. Bu elektrikli araçlar da çok daha fazla elektronik bileşenlerden oluşuyor. Bu elektrik uygulamaları elektronik komponent sektöründe artık pek çok ürünün teslim sürelerini uzatıyor. Sadece bu alanda değil, her alanda elektronik yayılıyor. Tıp alanında çok gelişiyor. Özellikle yine GSM tabanlı ve pek çok ürünün insan elinde daha kullanışlı bir hale geldiğini, daha fazla kullanıldığını, ev otomasyonunda IoT dediğimiz teknolojilerle uygulamalar yapıldığını görüyoruz. Fabrikalarda da bunu görüyoruz, keza makinelerin, cihazların birbiriyle haberleşmesi gibi gelişmeler yaşanıyor.  Bu tür teknolojiler de elektronik sanayini sürekli yıldız hale getiriyor. Dolayısıyla biz de ona göre gardımızı alıyoruz. Bu alanda gidilecek daha fazla mesafe olduğunu görüyoruz. Biz de Özdisan’ı müşteriye bu ürünleri doğru, zamanında ve nasıl tedarik edebiliriz diye konumlandırıyoruz. Bu konumlandırmayı da doğru yaptığımız kanaatindeyim çünkü tüm dünyadan talep geliyor bizlere. Bu talebin en büyük sebebi, bizim 3 yıl evvel devreye soktuğumuz internet portalımızın daha da yaygınlaşması. Gerçekten çok sürpriz talepler geliyor, geçtiğimiz 5 ay içerisinde Çin’e 1 milyon dolara yakın elektronik komponent ihracatımız oldu. Ve bu ihracatlar artarak devam ediyor. Buradan da şunu anlıyoruz ki, elinizde doğru yazılımlı, kullanışlı ne varsa para ediyor. Biz şu anda dünyada benzer uygulamalara sahip birkaç şirketten biriyiz. Bunun da bize ayrıcalık kattığını düşünüyorum. Doğal olarak gerek Türkiye’de gerek ise dünyada Özdisan’a olan talep artıyor. Çünkü Özdisan ürünü sadece satarak değil, önceden hizmetini vererek de gerekli bilgiyi doğru zamanda sağlıyor. Bu bakımdan her geçen gün daha çok tercih ediliyoruz ve bugün günlük ürün tıklanma sayısı 25 binlere ulaşmış vaziyette. Yani 25 bin tane komponentimiz her gün bilfiil Türkiye’den veya dünyadan tıklanmakta. 90 – 100 bin çeşit ürünümüz olduğunu düşündüğümüz zaman her 3 – 4 günde bir, bir tanesi o gün doğrudan doğruya muhtemel kullanıcılar tarafından, bazen sadece bilgi almak, bazen ise ürünün doğru olup olmadığına bakmak için çeşitli amaçlarla sorgulanıyor. Biz e-ticaret ortamında müşterilere bu bilgiyi sunduğumuz için onlar zaman zaman alımlarını e-ticaret üzerinden de yapabiliyorlar. Daha sonra projelerini toparlayıp bize yeni bir fiyat talebiyle veya ürünün bulunabilirliğiyle ya da üretimin geçerliliği gibi pek çok soruyla geri dönebiliyorlar. Bunun için müşterilerle interaktif bir iletişim içerisindeyiz. Artık personelimiz sahada ziyaretlerini gerçekleştiriyor. Çünkü ben seni aradım, bulamadım diyen müşteri 7/24 internet ortamından bize ulaşabiliyor. Bu bakımdan bizim müşteriye hizmetimiz üst düzeyde.
Önceden zaten lojistik ve depolama ayağıyla ilgili görüşmüştük. Dolayısıyla böyle büyük bir işin altyapısının da çok iyi hazırlanması gerekiyor. Siz lojistik ayağında hangi ülkelere ağırlık veriyorsunuz?
Şu anda dünyanın sayılı lojistik firmalarıyla birlikte çalışıyoruz. DHL, UPS, TNT… gibi firmalarla en minimal fiyatlarla tüm dünyaya mal sevk edebilir duruma geldik. En düşük fiyatlarla ulaştırdığımız bir ürün, doğal olarak malın nakliye bedeli makul seviyelerde olduğu zaman sizin ürününüzü satabilme olasılığınız da fazlasıyla artıyor. Bunu aşmış durumdayız. Türkiye’de zaten bunu aştık. Müşteriler belirli bir rakamı geçtikten sonra nakliye bedeli almamak gibi belirli cazibeler yaratarak bunu aşmıştık. Bugün internet üzerinden yapılan satın almalarda, bizim kestiğimiz ortalama fatura sayısı 100’ün üzerinde. O faturalarda Bazen bir faturada 100’den fazla komponent olabiliyor. İnanılmaz bir trafik var ve bu trafik giderek de artıyor. Biz de buna göre önlemimizi alıyoruz. İnternet üzerinden alım yapan firmalara 7/24 hizmet veriliyor ve 24 saat içerisinde de ürün teslimi garantisi sağlanıyor. Müşteriler de bu hızlı hizmeti gördükleri zaman inanılmaz mutlu oluyorlar. Örneğin, biz bugün öğlene kadar dünya üzerinde herhangi bir yerden almış olduğumuz siparişi akşama kadar gönderebiliyoruz. Tabii biz yıllardır bu altyapı olayına çok önem veriyoruz. Zaten lojistik anlamda Türkiye standartlarının çok üzerinde olduğumuzun farkındaydık. Şimdi bir de dünya çapındaki müşterilerimizden bu kadar güzel geri dönüşler aldığımız zaman biz de mutlu oluyoruz. 

Peki ağırlıklı olarak hangi ülkelerden sipariş geliyor? Bu konuda yaptığınız istatistiki çalışmalar var mı?

Çin’den çok fazla sipariş alıyoruz bu sebeple ilk sırada yer alıyor. Ardından Tayvan geliyor. Ayrıca Amerika’dan ve Avrupa’nın bütün ülkelerinden sipariş alıyoruz. Mısır başta olmak üzere Afrika ülkelerinden siparişler geliyor. Afrika’da ülkeler ağırlıklı olarak yedek parça siparişi veriyorlar. Onun dışında Orta Doğu ülkeleriyle çalışıyoruz. Singapur ve Yeni Zelanda’ya bile mal gönderimi yapabiliyoruz.

Mısır’da bir yapılanmanız olacağına dair söylemlerinizden bahsetmiştiniz, biraz detaylandırır mısınız?

Mısır’ı biraz gözlemliyoruz şu anda. Çünkü Mısır’da bizim 1970’li yıllardaki bürokratik yapı var. Bu bürokratik yapıda bir iyileşme olursa Mısır’da bir şirket kurmayı planlıyoruz. Şu anda biz Mısır’a mal sattığımızda oradaki firmalar çok büyük sıkıntılarla o malı gümrüklerinden çekiyorlar. 

Çok büyük firmalarla çalışıyoruz. Mesela, sayaç üreticilerine çok büyük miktarlarda mal satıyoruz Mısır’da. Tabii bunlar düzenlerini kurmuş firmalar. Biz oraya gittiğimiz zaman bu sıkıntıları maalesef ki yaşayacağımızı bildiğimiz için çekiniyoruz. Mısır şu anda mercek altında bizim için. İlişkilerimizi geliştirmeye devam ediyoruz.

Mısır’da fuara katıldık. Fuardan sonra çok büyük geri dönüşler oldu bize. “Buraya gelin, burada bize teslimat yapın, sizin gibi bir firmaya ihtiyacımız var” gibi.  Dediğim gibi çok güzel geri dönüşler alıyoruz ve şu anda birtakım satışlar yapsak da o firmaların yaşadıkları zorlukları gördüğümüz için biraz korkuyoruz açıkçası. Yine de her an her şey olabilir.
İlerde güzel bir yapılanma olabilir.

Doğrudur. Fas’ta bir fuara katılacağız. Fas’ta önemli bir pazar olduğuna inanıyoruz, orada da tanıtmamız lazım kendimizi. Kuzey Afrika ülkelerinde ciddi bir pazar var ama onlar Avrupa ağırlıklı, Fransa, İspanya gibi ülkelerle çalışmaya alışmışlar. Türkiye biraz uzak kalıyor elektronikte. Biz de biraz yavaş yavaş o sahalarda kendimizi göstererek pazarı biraz kendi üzerimize çevirmeye çalışacağız.

Özellikle alüminyum soğutucu bazında 2018 yılında sunduğunuz ürünlerdeki yeniliklerinizden bahseder misiniz?

Alüminyum soğutucuya ciddi bir yatırım yaptık. Buna 2016’da başladık, 2017’de 4 tane daha CNC cihazı aldık. Bunlar baya hızlı çalışan CNC’ler. Bizim buradaki amacımız öncelikli olarak para kazanmak değil, müşteriye doğru ürün sunmak. Alüminyum soğutucular güç yarı iletkenleri için çok önemli bir parçadır. Onlar beraber kullanılan parçalardır. Güç yarı iletkenleri alüminyum soğutucularla birlikte kullanılmak zorundadır. Bu alüminyum soğutucular kalitesiz işlenmişse güç yarı iletkenleri arızalanabiliyor. Dolayısıyla bu arızayı yok etmek için çok kaliteli üretim alanları oluşturmamız gerekiyor. Biz de onu yaptık. Müşteriler son derece memnun. Ciddi olarak devamlı gelişen bir pazar bizim için. Gerçi pazardan ziyade orada verdiğimiz hizmeti önemsiyoruz. Müşterinin bir sorununu çözdüğümüzü düşünüyoruz.

Bir de bu sene biz DMY Grup olarak PCB gibi çok yüksek teknolojik ürünleri bir İtalyan şirketiyle birlikte Türkiye’de üretme kararı aldık. Bunun yaklaşık 20 – 25 milyon dolar gibi de bir yatırım bedeli var. Bu yatırımı en kısa zamanda hayata geçirmeyi planlıyoruz. Türkiye’de henüz bu düzeyde bir üretim hattı yok. Bu, özellikle askeri elektronik sanayinde ve teknolojik ürünler seviyesinde bu tür PCB’ler (printed circuit board) yani elektronik devre kartları üretmeyi hedefliyoruz. Çünkü bu elektronik devre kartları olmazsa olmaz ancak bu konuda dışarıya bağlıyız. Biz de bunu içeriye çekerek, özellikle de yarın öbür gün muhtemel bir ambargodan korumak istiyoruz Türkiye’yi. Bundan dolayı da bu yatırımı Türkiye’de yapmayı planlıyoruz. Firmayla da görüşmeler yapıldı, planlar hazır. Hatta ön anlaşma da imzalandı. Ve kısmetse en kısa zamanda böyle bir şey ile ses getireceğiz. Bu arada Savunma Sanayi Müsteşarlığı da doğrudan destekliyor bizi. 

Onun dışında SATOZ (Sat International Co.,LTD) adındaki yatırımımız Çin’de devam ediyor üretimine. Çin’de yaklaşık 30 milyon adet TFT (Thin Film Transistor) Ekran üretiyor. Bu pazar ağırlıklı Çin’de olan bir pazardır. Biz Özdisan olarak, b ortak olduğumuz SATOZ’un Avrupa’ya satışını yapıyoruz. Satış ve satış sonrası hizmetini veriyoruz. Bunların arasında İspanya, İtalya, Almanya, İngiltere, Yunanistan, Romanya, Litvanya ve Rusya gibi ülkeler var. Yani İsrail de dahil pek çok ülkeye satıyoruz bunu. Çin’den buralara hizmet vermek çok zor, biz de bir nevi onların ikinci ayağı olduk burada. Özdisan bu alanda teknik olarak da donanımlı bir şirket olduğu için durum oldukça iyi. Türkiye pazarında da pazarın yüzde 80’ine biz hakimiz. Yani ekranları Çin’de üretiyoruz ama Türkiye pazarının yüzde 80’i SATOZ tarafından domine edilmiş vaziyette, Özdisan üzerinden satışlar yapılıyor. Zaman zaman doğrudan satışlarına da müsaade ediyoruz.

Enerji alanında gerçekleştirdiğiniz yatırımlar hakkında da bilgi verebilir misiniz? 

Biz DMY Grup olarak 2017 ve 2018 yıllarında 20 MW’lık GES projelerine yatırım yaptık. Bu projelerin 11 MW’ı Elbistan’da, 4 MW’ı Ankara’da, 2 MW’ı Antalya’da ve 1 MW’ı Kaş’ta yer alıyor. Biz anahtar teslim EPC hizmeti veriyoruz. Ayrıca şirketlerimizden biri solar enerji sistemleriyle ilgili inverter üretimi yapıyor. Mavi Solar, TEDAŞ onaylı inverter üreten tek firmadır. 
 

Güncelleme Tarihi: 17 Aralık 2018, 15:01
Enerji Zirvesi
YORUM EKLE

Enerji Zirvesi

Tempa Pano

Dergiler
Partnerler