Toros Tarım Mekanik Bakım Şefi Abdullah Çilingir, bakım süreçlerinin ekipmanın tasarım aşamasından itibaren başladığına dikkat çekerek, klasik yöntemlerin dijital sistemlerle entegrasyonunu ve veriye dayalı karar alma süreçlerini paylaştı.
Sürekli çalışan tesislerde mekanik bakımın kurumsal yapı içindeki rolünü nasıl tanımlarsınız? Bakım, operasyonun neresinde başlar?
Sürekli çalışan tesislerde mekanik bakım, operasyonu destekleyen bir birim değil; operasyonun sürekliliğini ve güvenliğini doğrudan belirleyen stratejik bir fonksiyondur. Bakım faaliyetleri yalnızca arıza anında değil, ekipmanın tasarımından, devreye alma aşamasından ve işletme parametrelerinin belirlenmesinden itibaren başlar.
Bu nedenle mekanik bakım, üretimin “sonunda” değil, planlama, proses ve işletme disiplinleriyle entegre biçimde, operasyonun merkezinde konumlanır. Bizler bu süreci bakım–operasyon–mühendislik üçgeni içinde sorumlu olarak koordine ederiz.
Titreşim, sıcaklık ve yağ analizleri gibi klasik yöntemler, günümüzde hala ne kadar belirleyici? Bu yöntemler nasıl daha etkin kullanılabilir?
Titreşim, sıcaklık ve yağ analizleri günümüzde hala kestirimci bakımın temel yapı taşlarıdır. Dijital sistemler gelişmiş olsa da bu klasik yöntemler, özellikle döner ekipmanlarda erken arıza sinyallerinin en güvenilir göstergelerini sağlar.
Bu yöntemlerin etkinliği; tek seferlik ölçümlerden ziyade trend takibi, sınır değerlerin ekipmana özel tanımlanması ve analiz sonuçlarının operasyon parametreleriyle birlikte değerlendirilmesi ile artar. Bizlerin yaklaşımı, bu analizleri sahadan kopuk raporlar olarak değil, karar destek verisi olarak kullanmaktır.
Mekanik bakımda önleyici bakım ile kestirimci bakım arasındaki denge sizce nasıl kurulmalı?
Önleyici ve kestirimci bakım birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Kritikliği yüksek, arıza modu net olan ekipmanlarda önleyici bakım kaçınılmazdır. Ancak koşula bağlı arızaların baskın olduğu ekipmanlarda kestirimci bakım öne çıkmalıdır.
Bu dengeyi kurarken bizler; ekipman kritiklik analizi, arıza geçmişi ve duruş maliyetlerini esas alıyoruz. Amaç, gereksiz bakım yapmadan, riskli arızaya da fırsat vermemektir.
Dijital izleme sistemleri, mekanik arızaların kök neden analizine nasıl katkı sağlıyor?
Dijital izleme sistemleri, arızaya yalnızca “ne oldu” sorusuyla değil, “neden ve ne zaman oldu” sorularıyla yaklaşmamızı sağlıyor. Sürekli veri akışı sayesinde ekipmanın yük, hız, sıcaklık ve titreşim davranışı birlikte izlenebiliyor.
Bu veriler, mekanik bir arızanın yalnızca sonuç değil, proses koşullarıyla ilişkili bir neden zinciri olduğunu ortaya koyuyor.




