Endüstriyel üretimde sürdürülebilirliğin ve operasyonel mükemmelliğin temel taşı haline gelen makine emniyeti, artık sadece teknik bir gereklilik değil, kurumsal bir değer olarak ele alınıyor. Assan Alüminyum bünyesinde gerçekleştirilen çalışmalar, makine emniyetinin satın alma aşamasından güvenlik kültürüne kadar nasıl uçtan uca bir stratejiye dönüştüğünü ortaya koyuyor. Assan Alüminyum’un İSG&Çevre Uyum ve Kontrol Yöneticisi Cengiz Kayışkan ile Bakım Proje ve Mühendislik Müdürü Kamil Çınar, şirketin bu alandaki vizyoner yaklaşımını ve hayata geçirilen çalışmaların sektörel etkilerini ST Endüstri Radyo’da yayınlanan Makine Emniyeti ve Güvenliği programında paylaştı.

AKADEMİDEN SAHAYA MAKİNE EMNİYETİNDE BİR İLK

Assan Alüminyum, makine emniyeti ve güvenlik kültürünü sadece fabrika sınırları içerisinde değil, akademik düzeyde de destekleyerek uluslararası bir projeye imza attı. Üsküdar Üniversitesi ile iş birliği içinde gerçekleştirilen ve Portekiz, Sırbistan ile Polonya’dan gelen Erasmus öğrencilerini ağırlayan proje, Türkiye’de bu alandaki ilklerden biri olma özelliğini taşıyor. İSG ve mühendislik öğrencilerinin sahadaki uygulamaları yerinde görmesinin kritik önemine değinen Cengiz Kayışkan, dökümanlarda veya derslerde görülen teorik bilgilerin sahadaki karşılığını görmenin, geleceğin mühendisleri için paha biçilemez bir deneyim olduğunu vurguladı. Üretim, bakım ve İSG perspektiflerinin harmanlandığı bu ziyaretler, akademik birikimin sanayi pratiğine indirilmesi noktasında stratejik bir köprü görevi görüyor.

TASARIM RİSK DEĞERLENDİRMESİ VE ŞARTNAME DİSİPLİNİ

Makine emniyetinin başlangıç noktası, ekipman henüz fabrikaya girmeden önceki satın alma ve tasarım süreçleridir. Kamil Çınar, bu süreci tasarlanmış kompakt makineler ve ihtiyaca özel kurum içi tasarımlar olarak ikiye ayırıyor. İyi bir tasarımın işin büyük kısmını bitirdiğini ifade eden Çınar, kullanıcı grubunun (üretim) ve sürdürülebilirliği sağlayacak grubun (bakım) daha tasarım aşamasında masada olmasının kritik olduğunu belirtiyor.

Satın alma süreçlerinde şartname yazımının işi uzatacağı yönündeki yaygın kanının aksine Çınar, detaylandırılmış bir şartnamenin aslında toplam süreci kısalttığını ve hata payını minimize ettiğini savunuyor. AT Uygunluk Belgesi, teknik dosyalar, bakım prosedürleri ve şemaların eksiksiz talep edildiği bu disiplinli süreç, kabul testlerinde (Acceptance Test) belirsizlikleri ortadan kaldırıyor. Bu noktada CE işaretlemesinin sadece görsel bir simge olmadığı, arka plandaki standart uyumunun (A, B ve C tipi standartlar) titizlikle incelenmesi gerektiği üzerinde duruluyor.

MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ VE "SUYUN ALTINDA İNŞAAT" METAFORU

Güvenlik kültürünün oluşturulmasını, çalışan bir fabrikada yürütülen inşaat faaliyetlerine benzeten Cengiz Kayışkan, bu süreci "suyun altında bir yapı inşa etmeye" benzetiyor. Mevcut üretimi aksatmadan, hem makineleri hem de çalışan davranışlarını emniyetli bir yapıya evirmenin zorluğuna dikkat çeken Kayışkan, 2 Nisan 2026 tarihinde yayınlanan yeni yönetmeliğe atıfta bulunuyor.

Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine dair usul ve esasları düzenleyen bu yeni mevzuat, risklerin sadece uzaktan eğitimlerle değil, çalışanların bulunduğu sahada ve makine başında uygulamalı olarak gösterilmesini zorunlu kılıyor. 2027 yılında devreye girecek yeni regülasyonlarla birlikte makine emniyetinin bambaşka bir yapıya bürüneceğini belirten Kayışkan, İSG’nin bir "öncelik" değil, değişmez bir "değer" olarak benimsenmesi gerektiğini ifade ediyor. İnsan değerlerinin konjonktüre göre değişmeyeceği gerçeği, makine emniyetini insana katkı sağlayan ve zarar vermeyen bir kullanıcı dostu yapıya dönüştürmenin temel motivasyonunu oluşturuyor.

Makine Emniyetinde Bütünsel Dönüşüm
Makine Emniyetinde Bütünsel Dönüşüm
İçeriği Görüntüle

REVİZYON SÜREÇLERİNDE LİDERLİK VE İKNA KABİLİYETİ

Eski makinelerin revizyonu, yeni bir makine kurmaktan çok daha karmaşık ve derinlemesine bir analiz süreci gerektiriyor. Kamil Çınar, "yapılamaz" veya "bu bütçe çıkmaz" denilen pek çok revizyonun, doğru raporlama ve kararlı bir motivasyonla hayata geçirilebileceğini belirtiyor. Sahada operatörle yapılan, ergonomiyi ve kullanıcı alışkanlıklarını gözeten risk analizlerinin önemine değinen Çınar, makine emniyeti konusunda vizyon sahibi liderlerle çalışmanın avantajlarını vurguluyor. Karar vericilere sürecin şeffaf ve teknik dayanaklarla anlatılması durumunda, imkansız görünen revizyon bütçelerinin bile onaylanabileceğini belirten Çınar, makine emniyet komitesinin bu süreçteki koordinasyon gücüne güveniyor.

Assan Alüminyum’un yürüttüğü bu uçtan uca makine emniyeti yolculuğu; teknik şartnamelerin ciddiyeti, akademik iş birliklerinin derinliği ve yönetimsel kararlılığın birleşimiyle, endüstride güvenlik kültürünün nasıl inşa edileceğine dair kapsamlı bir model sunuyor.