Makinelerin yeni olmasının çoğu zaman bir güven duygusu yarattığını ifade eden Bakım Onarım Şefi Hüseyin Par, “Oysa bu güven geçicidir. En yeni makine bile bir yıl içinde ‘eski’ kategorisine girer. Asıl önemli olan, makinenin yaşından çok, bakımlı mı yoksa bakımsız mı olduğudur. Bir makineyi ‘eski’ olmadan önce ‘bakımlı’ kategorisinde tutmak, işletmenin geleceğini korumak anlamına gelir. Bu yüzden bakım onarım bölümüne hak ettiği değer verilmelidir.” diyerek açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
ÜRETİMİ DURDURMAK MI, GELECEĞİ KORUMAK MI?
“Bakım onarımın talep ettiği bir duruş çoğu zaman üretim tarafından hoş karşılanmaz. ‘Şimdi duramayız, sipariş yetişecek, biraz daha idare etsin’ gibi cümleler sahada çok tanıdıktır. Oysa bakımın istediği duruş, çoğu zaman geri alınamaz sonuçların önüne geçmek içindir.
Bir saatlik işi olan bir bakım personelini ‘şimdi olmaz’ diye durdurup üretime devam ederseniz, ertesi gün belki tüm gün üretim yapamayacak bir arızayla karşılaşırsınız. Bu noktada kaybedilen sadece zaman değil; para, motivasyon ve güven de kaybolur.”

ARIZA ÇIKINCA ARANAN BAKIM, EKSİK BİR SİSTEMİN GÖSTERGESİDİR
“Bakım onarım sadece arıza çıktığında aranıyorsa, burada sistemsel bir eksiklik vardır. Üretim personeli çoğu zaman günü kurtarmaya, vardiyayı bitirmeye ya da siparişi tamamlamaya odaklanır. Bu anlaşılır bir durumdur. Ancak unutulmaması gereken şudur: Makine, üretim personelinin iş arkadaşıdır.
Makinedeki küçük bir değişiklik, alışılmadık bir ses, titreşim ya da performans düşüşü bakım bölümüne zamanında bildirilmelidir. Çünkü erken fark edilen bir problem, büyük bir arızaya dönüşmeden çözülebilir. Bakım kültürü, sadece bakım departmanının değil, tüm işletmenin ortak sorumluluğudur.”
EN BÜYÜK HATA EN BAŞTA YAPILIR
“Yeni bir makine ya da yeni bir sistem kurulacağı zaman çoğu işletmede bakım onarım sürece dahil edilmez. Satıcıyla doğrudan iletişime geçilir. Satıcı, doğal olarak ürününü satmak ister ve her şey mükemmel anlatılır. Ancak sistem devreye girdikten sonra arızalar başladığında, sorun çoğu zaman bakım bölümünde aranır. ‘O makineyi düzgün bakamıyorlar’ denir. Oysa yanlış, en başta yapılmıştır. Uygun olmayan makine ya da sistem seçilmiştir. Bu da zaman kaybı, para kaybı ve ciddi bir emek israfı demektir. Bakım onarım, karar süreçlerine sonradan dahil edilen değil, en baştan masada olması gereken bir bölümdür.”

SATIN ALMA SÜREÇLERİ VE GÖRÜNMEYEN YÜK
“Satın alma tarafında ise başka bir gerçek vardır: Her parçanın yedeğini stokta tutmak yüksek maliyettir ve firmalar bundan kaçınır. Bu da anlaşılır bir yaklaşımdır. Ancak ani gelişen bir arıza durumunda, parçanın tedarik süresi ve satın alma prosedürleri işin onarım süresini uzatır. Bu uzayan süre; üretim kaybı, teslimat gecikmesi ve maddi zarar anlamına gelir. Bu sürecin stresini ise çoğu zaman satın alma değil, bakım onarım bölümü taşır.”




