Sanayide bakım uzun yıllar boyunca arıza olduğunda hatırlanan, üretimi yeniden ayağa kaldırmaya odaklanan bir refleks olarak görüldü. Oysa bugün, artan duruş maliyetleri, teslimat baskısı ve kalite beklentileri bakımın rolünü kökten değiştirmiş durumda. Artık bakım; üretimin gerisinde koşan değil, üretimi öngören ve güvence altına alan stratejik bir alan olarak konumlanıyor. Pelsan Tekstil Bakım Müdürü Arif Yücel, bakımın bu dönüşüm yolculuğunu sahadan gelen güçlü gözlemlerle değerlendirirken; sensörlerden yapay zekaya, kestirimci bakımdan Bakım 4.0 kültürüne uzanan bu röportajında; teknolojinin bakımcıyı nasıl güçlendirdiğini, verinin karar süreçlerini nasıl şekillendirdiğini ve “iyi bakım” kavramının bugün nasıl yeniden tanımlanması gerektiğini anlatıyor.

Sanayinin ilk yıllarında bakım daha çok arıza olduğunda müdahale anlayışıyla yürütülürken, sizce bu refleksif bakım yaklaşımından planlı ve öngörülü bakıma geçişte en kırılgan eşik ne oldu?
Uzun yıllar boyunca bakım, üretimi yeniden ayağa kaldırmaya odaklanan bir refleks olarak ele alındı. Ancak özellikle son 10–15 yılda duruş maliyetlerinin net şekilde ölçülmeye başlanması bu bakış açısını kırdı. Biz sahada şunu gördük: Aynı arıza tekrar ediyorsa sorun ekipmanda değil, yaklaşımdaydı. Arızanın kaliteye, teslimata ve müşteri memnuniyetine etkisi netleştikçe bakım, yangın söndürmekten çıkıp risk yönetimi haline geldi.

2026 ve Sonrasında Yapay Zeka Destekli Kestirimci Bakım Vizyonu
2026 ve Sonrasında Yapay Zeka Destekli Kestirimci Bakım Vizyonu
İçeriği Görüntüle

1-33

Sensörler, IoT, büyük veri ve yapay zeka, bakım ekiplerinin günlük iş yapma biçimini nasıl değiştirdi?
Eskiden bakımcı makine sesini dinler, titreşimi hissederdi. Bugün aynı sezgiyi veriyle destekliyoruz. Sensörler bize makinenin ne söylediğini erken aşamada gösteriyor. Bu da bakım ekibinin zamanını daha verimli kullanmasını sağlıyor. Günlük işlerin önemli bir kısmı artık ölçüm, trend takibi ve neden–sonuç analizi üzerine kurulu.

Periyodik bakım, kestirimci bakım ve bugün konuştuğumuz Bakım 4.0 kavramlarını sektörel ve kültürel açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz?
Periyodik bakım sektöre disiplin getirdi, kestirimci bakım bu disiplini akıllı hale getirdi. Bakım 4.0 ise bunların ötesinde bir kültür değişimi. Veriye güvenen, bakım ile üretimi aynı hedefte buluşturan ve öğrenen organizasyon yapısını temsil ediyor. Bu dönüşüm yalnızca teknoloji yatırımıyla değil, insan ve kültür yatırımıyla mümkün.

Teknolojinin gelişmesi bakımcıyı sahadan koparan bir unsur mu, yoksa onu daha güçlü ve stratejik bir aktöre mi dönüştürüyor?
Teknoloji doğru kullanıldığında bakımcıyı sahadan koparmaz, aksine sahadaki etkisini artırır. Bugün bakımcı yalnızca arızayı gideren değil, süreci okuyan ve yönlendiren bir aktör haline geliyor. Dijital araçlar, sahadaki tecrübeyi görünür ve paylaşılabilir kılıyor.

Dijitalleşen bakım dünyasında, bakım ekiplerinden beklenen yetkinlikler nasıl değişti?
Artık bakım ekiplerinden yalnızca teknik müdahale değil, analiz ve iletişim becerileri de bekleniyor. Veriyi okuyabilen, neden–sonuç ilişkisi kurabilen ve üretimle aynı dili konuşabilen bakımcılar öne çıkıyor. Sahada çözüm üretmek kadar, bu çözümü anlatabilmek de kritik hale geldi.

Makinelerin konuştuğu, verilerin uyardığı günümüzde, bakım kararlarında insanın rolü nasıl evriliyor?
Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini söylüyor. Ancak önceliklendirme, risk değerlendirmesi ve nihai karar hala insana ait. Sahada kazanılmış deneyim, verinin rehberliğinde daha doğru kararlar alınmasını sağlıyor.

2026 yılına geldiğimizde bakım teknolojilerinde hangi gelişmelerin öne çıkmasını bekliyorsunuz?
Önümüzdeki dönemde arıza tahmin doğruluğu yüksek sistemlerin yaygınlaşacağını düşünüyorum. Tam otonom yapılardan ziyade, bakımcıyı destekleyen yarı otonom sistemler daha gerçekçi. İnsan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı modeller öne çıkacak.

Sizce “iyi bakım” kavramı artık nasıl tanımlanmalı?
İyi bakım, arızanın hiç yaşanmaması değil; risklerin öngörülmesi ve üretimin sürdürülebilir şekilde devam etmesidir. Planlı, ölçülebilir ve sürekli öğrenen bir yapı iyi bakımın temelidir.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?
Bakım 4.0 bir teknoloji projesi değil, bir kültür ve liderlik projesidir. Başarıyı belirleyen en önemli unsur, insan kaynağına yapılan yatırımdır.