Enerji Tüketimde Yüzde 26,4 Azalış
Enerji Tüketimde Yüzde 26,4 Azalış
İçeriği Görüntüle

ST Endüstri Radyo’da, ProManage Yönetim Kurulu Üyesi Aylin T. Özden’in hazırlayıp sunduğu “Geleceğin Fabrika Ayarları” programının bu bölümünde; Türkiye'deki sanayicilerin sınırda karbon düzenlemesi, karbon ayak izi hesaplama ve karbon vergilerine nasıl hazırlanmaları gerektiği konusu ele alındı.

Program konuğu olan Horizon Danışmanlık Kurucu Ortağı Eser Erginoğlu, Türkiye'deki sanayicilerin Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM) ve Türkiye'nin yeni İklim Kanunu çerçevesinde karşılaşacakları karbon vergileri, bu duruma hazırlık süreçleri, maliyetlerden kaçınma stratejileri ve toplanacak vergilerin kullanım alanları üzerine değerlendirmelerini aktardı.

SANAYİCİLERDEKİ YANLIŞ ALGI VE YENİ DÜZENLEMELER

Sanayiciler arasında başlangıçta, yalnızca Avrupa'ya ihracat yapan firmaların, ihraç ettikleri ürün miktarıyla sınırlı olarak karbon ayak izi hesaplaması gerektiği yönünde bir algı olduğunu söyleyen Erginoğlu, “AB'ye ihracat yapmayan firmalar bu konuya ilgi göstermiyordu. Ancak Türkiye'de yeni açıklanan İklim Kanunu bu durumu değiştirdi. Cam, seramik gibi SKDM kapsamına girmeyen sektörler de dahil olmak üzere tüm sanayi tesisleri bu süreçten etkilenecek.” dedi.

EMİSYON BEYANI VE KARBON VERGİLERİ

Artık 25 bin ton ve üzeri karbon salımı yapan tesisler beyan yapmak zorunda kalacak.

Daha önce vergiyi AB'deki ithalatçının ödediğini düşünen ihracatçılar, artık kendi üretimlerinin tamamından kaynaklanan emisyonlar için vergi sorumlusu olacaklar. Bu, bilançolar üzerinde önemli bir maliyet yükü oluşturacak.

Vergilendirme Eşikleri ve Zaman Çizelgesi:

    • 25.000 ton üzeri salım yapanlar beyan, 50.000 ton ve üzeri salım yapanlar ise başlangıçta vergiye tabi olacak.
    • "Ücretsiz tahsisatlar" (bedelsiz karbon izni) zamanla azalacak ve AB ile paralel olarak 2035 yılına kadar sıfırlanacak.
    • Türkiye'deki firmaların 2028'den itibaren karbon vergisi ödemeye başlaması öngörülüyor.
    • AB Emisyon Ticaret Sistemi'nde güncel 1 ton karbon fiyatının 60-80 Euro arasında olması, hammadde ve emtia fiyatlarını artırarak enflasyona yol açabilir.

MALİYETLERDEN KAÇINMA YOLLARI VE TEŞVİKLER

    • Vergi ödememek için firmaların verimlilik, dijitalleşme ve yeşil enerji yatırımlarına yönelmesi gerekiyor.

    • Etkin veri yönetimi, verimlilik projeleri ve yenilenebilir enerjiye geçiş olmazsa olmazlardan.
    • Devletin de nükleer santral yatırımları ve şebekeden gelen elektriğin emisyonunu düşürme gibi projelerle teşvik mekanizmaları sağlaması gerekiyor.
    • Firmaların %100 karbon sıfırlaması mümkün olmasa da, önemli ölçüde azaltım yapmaları bekleniyor.

TOPLANAN VERGİLERİN KULLANIM ALANLARI

Toplanan karbon vergileri, AB'deki uygulamalara benzer şekilde, yenilenebilir enerji projeleri, nükleer santraller ve hidrojen vadileri gibi yeşil dönüşüm yatırımlarının finansmanında kullanılacak.

Erginoğlu, “Çanakkale'de kurulan hidrojen vadisi gibi projeler, organize sanayi bölgeleri ve çevre yerleşim yerlerinin enerji ihtiyacını hidrojenden sağlamayı amaçlamaktadır. Yeşil hidrojene yönelmek nihai hedef olsa da, başlangıçta mavi hidrojen projeleri de desteklenecektir. Bu yatırımlar sayesinde Türkiye'nin, enerji emisyonlarından kaynaklanan vergi avantajı ile uluslararası rekabette tercih edilen bir ülke olması hedeflenmektedir.” diyor.

ETKİLENECEK BAŞLICA SEKTÖRLER VE FİRMALAR

    • Ağır sanayi (metal eriten fırınları olan tüm firmalar): alüminyum, demir, çelik, bakır sanayileri.

    • Plastik granülü eriten sanayiler.

    • Topraktan ürün üreten sanayiler: cam, seramik, çimento.

    • Sektörden bağımsız olarak, 50.000 ton karbon emisyon eşiğini aşan büyük ölçekli tesislerin, ciro veya ton başına emisyon yoğunluğu hesaplamaları da dikkate alınacak.

TÜRKİYE'DEKİ EMİSYON TİCARET SİSTEMİ (EPİAŞ)

    • Türkiye'de Emisyon Ticaret Sistemi EPİAŞ tarafından kurulacak ve tahsisatlar buradan yönetilecek.

    • Yenilenebilir enerji ve verimlilik yatırımları yaparak tahsisatlarından daha az emisyon salan firmalar, kalan karbon tahsisatlarını borsada satarak gelir elde edebilecekler. Bu gelirler, firmaların dijitalleşme ve yeşil dönüşüm yatırımlarında kullanılabilecek.

Erginoğlu, son olarak bu düzenlemelerin şirketler için yeni bir dönem başlattığını ve uyum sağlamanın önemini vurguladı.