Bulgular konut alınırken dikkate alınan özelliklerin aşağıdaki önem derecelerinde olduğu yönünde:
- % 47 markalı proje ya da markalı müteahhit,
- % 31 depreme dayanıklılık,
- % 21 büyüklük,
- % 16 merkezi konum,
- % 14 ulaşım rahatlığı
- % 13 çevre,
- % 11 ısıtma sistemi,
- % 6 semt
- %6 fiyat ve ödeme seçenekleri,
- % 5 oda sayısı,
- % 5 güneş görme,
- % 4 site içinde olması,
- %3 yatırım olanakları.
Araştırmada 25 yaş üstü AB, C1 ve C2 sosyoekonomik gruba mensup İstanbul, Ankara ve İzmir’den 835 kişi ile görüşülmüş.
Hemen fark edileceği gibi incelenen gruplar kapsamında akıllı binalara yönelik herhangi bir özellik satın alma davranışını belirleme gücüne, erişememiş ne yazık ki! Konut alacaklar binaları akıllı, dolayısıyla konforlu, emniyetli, enerji verimli, çevreci, iletişim becerili, ekonomik, meskunları ile dost kılacak niteliklerin öneminden, kendilerine getireceklerinin değerinden pek haberdar değiller.
Etrafımda konuştuğum bazı kişiler akıllı bina özelliklerinin markalı proje ve markalı proje içinde saklı olma olasılığını dile getirdiler. Bu bir ölçüde gerçek olma olasılığı taşısa da akıllı bina konseptinin başka kavramların arkasına saklanması da hafifletici bir gerekçe sayılamaz.
Bu noktada daha fazla çalışma yapmamız, herkesin akıllı bir binada yaşamayı hak ettiğini anlatmayı başarmamız gerekiyor. Kötümser bir arkadaşım bunu medya ile yapmanın olanaklı olmadığını, insanların akıllı binalarda zaman geçirmeleri ile durumun kavranıp talebe dönüşebileceğini iddia etti.
Ben aynı fikirde değilim, içinde yaşamadan da akıllı binalar arzulanabilir. Arkadaşıma şöyle dedim; “Hayalinde eline bir limon al, kesip yalamayı düşün. Ağzın sulanıyorsa, biz de medya yolu ile akıllı bina bilincini ve istekliliği yaratabiliriz!”
Sizlere de diyorum; gelin daha çok yazı, daha çok görsel, daha çok ortak çalışma ile akıllı bina konseptinin toplumumuzun daha geniş katmanlarına yayılmasını hızlandıralım.