İlk bulgu endüstride çalışan mühendislerin yarısının 10 yıl içinde kendilerini yönetici konumunda buldukları. Mühendislerin diğer meslek dallarında olduğu gibi girdikleri işlerde yükselmeleri kuşkusuz normal bir sonuç, ancak araştırmanın çarpıcı bulgusu mühendislikten yönetici konumuna yükselenlerin kariyerlerinin herhangi bir dönemlerinde formel bir yöneticilik eğitimi almamış oldukları.
(Ülkemiz söz konusu olsa bu da normal kabul edilebilir, fakat ABD gibi zihinlerde çok yücelttiğimiz bir ülkede böylesi bir zaaf olması, benim gibi pek çok kişiye eminim beklenmedik gelecektir.)
Araştırmayı yapanlar durumdan haberdar olduklarını ancak bunu kanıtlamak ve rakamlarla hassas bir biçimde duyurmak için araştırmayı başlattıklarını da tanıtım toplantısında açık yüreklilikle belirtmişler. Amaçlarının da terfi sistemi bu şekilde giderse ulusal boyutta yakalanacakları kötü yönetim sendromunun önüne geçmek olduğunu açıklamışlar.
Buraya kadar yazdıklarım araştırmanın birinci bölümünün sonuçları idi. İkinci fazda mühendislik eğitimlerinin üstüne mühendislik yönetimi (engineering management) eğitimi aldıktan sonra yöneticilik pozisyonuna yükselenlerin ne kadar başarılı olduklarını saptamayı hedeflemiş.
Bu aşamada öncelikle yönetici konumuna gelen mühendislerin hangi alanlarda çalışmakta olduklarını ortaya çıkartmışlar. Mühendislik firmalarında çalışan yöneticilerin pek çoğu teknik uzmanlardan kurulu ekiplere ürün geliştirme, malzeme yönetimi, üretim süreçlerinin iyileştirilmesi, özel projelerin gerçekleştirilmesi konularında liderlik ettikleri saptanmış.
Mühendislik yönetimi eğitimi alan mühendislerin; planlama, organize etme, proje yönetme, yönlendirme gibi birikimleri ve edinmiş oldukları iletişim yetenekleri sayesinde 360 derecelik değerlendirmelerde (astlardan, üstlerden, ekip arkadaşlarından ve müşterilerden toplanan verilerle yapılan objektif değerlendirme yöntemi) çok başarılı oldukları bulunmuş.
Araştırmanın bir de üçüncü fazı var. Bu fazda da MBA yapmış mühendislerin mühendislik firmalarındaki performansları yine 360 derece yaklaşımı ile değerlendirmeye çalışılmış. Sonuçlar tatminkar bulunmamış.
Rapordan çıkan sonuç; mühendislik şirketlerinde yönetici konumuna gelecek kişilerin mühendislik yönetimi almış mühendisler olması gerektiği.
Artık bir endüstri toplumu değil, bilgi toplumu olan ABD’nin endüstrisine gösterdiği ilginin yanında bizim gösterdiğimiz ilgi acaba bizim henüz endüstri toplumuna dahi geçemediğimizin göstergesi olabilir mi, ne dersiniz?