Röportaj: Göksal SERDAR

Türkiye’nin en büyük gayrimenkul geliştiricilerinden biri olan Ege Yapı'nın Yönetim Kurulu Üyesi Didem Güneş, dünyanın çok önemli bir küresel ısınma ve iklim değişikliği sürecine girdiğini belirterek, "Sadece ülkemizde değil dünyanın her yerinde, seller, aşırı sıcaklar, yangınlar, kasırgalar, hortumlar ve deprem gibi afetlerle karşı karşıyayız. Yaşadığımız bu doğa olayları da insanlarda çevre bilincini her geçen gün artırıyor. Bu bilinç arttıkça sürdürülebilir yaşam en önemli önceliğimiz haline geliyor. Bununla birlikte sürdürülebilirliği ve enerji verimliliğini ön planda tutan yenilikçi projeleri daha sık görmeye başlıyoruz. Bu süreçte biz üreticilere, kamuya, belediyelere ve bireysel olarak tüketim yapan herkese çok ciddi sorumluluklar düşüyor. Sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği ön planda olmakla birlikte aslında bu işin ana başlangıç noktası tasarımla başlıyor. Bu süreçte de biz gayrimenkul geliştiricilerinin önemi ortaya çıkıyor. Ege Yapı olarak tüm projelerimizi ilkim değişikliğine ve sürdürülebilir tasarım özelliklerine göre dizayn ediyoruz" dedi.

DOĞAYI VE İNSANI ODAĞINA ALAN YAKLAŞIM

Ege Yapı olarak önceliklerinin her zaman 'önce insan' olduğuna dikkat çeken Güneş, şunları söyledi:  "İnsan odaklı yaklaşım çerçevesinde ürettiğimiz her ürünün içerisinde kaynakların en verimli şekilde kullanabilmesini öncelemek ve doğamızı bizden sonraki kuşaklara en iyi şekilde teslim edebilmek için; gayrimenkul geliştirmeye mimari tasarımla başlayıp bunu sürdürülebilir kılmak için doğru adımları atmak en büyük hedefimiz. Doğayı ve insanı odağına alan bu yaklaşım pazarda daha etkin bir şekilde yer alırken, herkes için daha sürdürülebilir bir geleceğe de katkıda bulunuyor. 
Az katlı mimari yapılar, enerji tüketen asansörlere ve havalandırma sistemlerine olan ihtiyacı azalttığı için enerji verimliliğini en üst düzeye çıkarmanın en iyi yolu olarak görülüyor. Kullandığımız malzemelere bakacak olursak; yüksek performanslı yalıtım, verimli aydınlatma ve düşük akışlı su armatürleri gibi enerji açısından verimli malzemeler kullanmak, uzun vadede enerji kullanımını ve maliyetleri azaltmaya yardımcı oluyor. Yeşil alanların oluşturulması daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir bir yaşam ortamına büyük ölçüde katkıda bulunuyor. Yeşil çatılar ve ortak bahçelerle parklar, kentsel ısı adası etkisini hafifletmeye, yağmur suyunun akışını azaltmaya ve sakinlerinin fazlasıyla ihtiyaç duyduğu dinlenme alanlarını sağlıyor. Bu özellikler aynı zamanda konut sakinleri için zihinsel ve fiziksel sağlığı desteklediğinden projeyi potansiyel alıcılar için daha çekici hale getiriyor. Yaptığımız çalışmalarda gördük ki; az katlı mimariye odaklanarak ve enerji tasarruflu malzemeler seçerek, çevreye duyarlı tasarımla hem çekici hem de kârlı projeler geliştirebiliriz. Ege Yapı 17 yıllık sektör deneyimi ile; enerji verimliliğine verdiği önemin yanı sıra tarihi yapıların korunmasına ve site sakinlerinin keyifle kullanacağı yeşil alanların oluşturulmasında da sektörde önemli örnekleri ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik kapsamında yatığımız çalışmalar ile konutların mimari güzelliklerine katkıda bulunduğumuz gibi insanların sağlıklı ortamlarda yaşamasına ve en önemlisi sürdürülebilirlik bilincini kazanmalarına katkı sunuyoruz. Unutmayalım ki; kaynaklarımız sonsuz değildir.  
Ege Yapı olarak 'Sürdürülebilirlik' alanındaki ilk çalışmamızı 2011 yılında Batışehir projemizde hayata geçirdik. Bu projede '5 dakikalık şehir' konsepti ile sürdürülebilir yeşil proje hedefini belli ölçüde uygulamayı başardık. Batışehir projesini 240 dönümlük bir arazide, bir ailenin tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek çözümlerle dizayn ettik. Projede konut, ofis, alışveriş alanları, okul, kreş, otel, cami ve spor tesislerini tasarladık. Ege Yapı olarak biz Türkiye’deki en büyük fotovoltaik panel tarlasını kurduk. Bu çalışma ile burada büyük mega karma projemizin ortak alanlarının ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Günün sonunda baktığımızda, bu süreç konulan materyalden ziyade, tasarımla başlayıp, üretim, dizayn ve işletmeyle devam eden bir iş oldu. Peyzajda seçtiğimiz az su isteyen bitki seçiminden, yağmur sularının toplanma ünitelerinden, cam duvar oranının hesaplanmasından, fotoselli lambalara kadar uzanan önemli bir süreç. 

"OFFSIDE ÜRETİM MODELİ İLE ÜRETİMİN YÜZDE 70’İ FABRİKADA YAPILIYOR"

Türkiye’nin en büyük gayrimenkul geliştiricilerinden biri olarak, gelecekte teknolojik çözümlerin her sektör için çok önemli bir kilometre taşı olduğunu görüyoruz. Biz Ege Yapı olarak konut üretimindeki üretim aşamalarının teknolojik gelişimini ve tüketici tarafında gayrimenkulün yatırım modelinin geliştirilmesi noktasında teknolojik girişimlere öncülük ediyoruz. 
Üretim tarafından baktığımızda konut üretimleri yıllardır yerinde üretim şekli ile yapılıyor. Fakat dünyada gelişen bir teknoloji var ‘Offside’ üretim modeli. Bizde bu modeli yakından takip ediyoruz. Bu modelde; konutun yaklaşık yüzde 65-70’i fabrikada üretilip kalan kısmı montajda yapılıyor. Saha dışı üretim olarak adlandırılan offside üretim dünyada yaklaşık yüzde 50-55 civarında uygulanan bir model. Offside modeli bize karbon salınımını düşürmemizde fayda sağlayacağı gibi, ürettiğimiz konutların daha kısa sürede üretilmesini ve kaliteli olmasını da sağlayacak. Amacımız bu üretim hattını sürdürülebilirlik alanına entegre ederek ürettiğimiz konutlarda karbon emisyonunu düşürebilmek ve sürdürülebilir bir yaşamı mümkün hale getirebilmek. Bu şekilde insanların daha sağlam yapılarda yaşamasını sağlarken diğer taraftan piyasada arz-talep dengesine de katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bir start-up’a bu konuda yatırım yapmak gibi bir planımız var. Bu şekilde sadece projelerimizi sürdürülebilir yapmakla kalmıyoruz ekosistemimizi de daha sürdürülebilir olmaya yönlendiriyoruz. 

EGE YAPI İLK STARTUP YATIRIMINI MİSSAFİR’E YAPTI

Türkiye’nin en büyük gayrimenkul geliştiricilerinden biri olarak, gelecekte teknolojik çözümlerin her sektör için çok önemli bir kilometre taşı olduğunu görüyoruz. Sermayenin artık geleneksel yatırım modellerini geride bırakarak teknolojiye ve yenilikçi çözümlere yatırım yapması gerekiyor. Biz bu vizyonla yaklaşık 1 yıl önce, Ege Yapı Teknolojik Girişim AŞ’yi kurduk. İlk start-up yatırımımızı da Missafir’e yaptık. Ege Yapı olarak PropTech alanında yaptığımız yatırım hem ülkemiz hem de sektörümüz için güzel bir gelişme oldu. Biz bu yatırımları gayrimenkul ve inşaat teknoloji alanlarında yapmaya çalışıyoruz. Çünkü öncelikli hedefimiz kendi ekosistemimizi beslemek. Gelişen şirket olmaya devam etmenin yolu, yaptığınız işi teknoloji ile entegre ederek global pazarda yer alabilmekten geçiyor. Biz bu yıl sonu itibarıyla The Superior Living adı altında yaklaşık 540 adet markalı konutu üretip işleteceğiz. Bunlar rezidans kimliği altında tüm otel hizmetlerinin sunulduğu yapılar olacak. Otelden farklı olarak buralarda 6 ay, 1 yıl, 2 yıl gibi uzun vadeli kalabilmek de mümkün. Şu an Batı Şehir’deki 174 üniteli bir bloğumuz bu şekilde hizmet veriyor. Yıl sonuna doğru Kağıthane’de iki lokasyonda daha yeni üniteleri hizmete sunacağız. Sonrasında İzmir’de dördüncü bir lokasyonumuz olacak. Bu modeli önce Türkiye’de büyütüp, sonra da yurt dışına açma hedefimiz var. 
Bu rezidans hizmetini expatlar, nomadlar ve uzun süreli konaklama hizmeti isteyen turistler tercih ediyor. Türkiye’de yaşayan vatandaşlar da kalabiliyor. Biz rezidans hizmetlerinde 24 saat resepsiyon, güvenlik, concierge, temizlik hizmeti, fitness, sauna, ortak çalışma alanları, cafe ve restoran gibi birçok fonksiyonu içinde barındıran hizmetleri misafirlerimize sunuyoruz. Bunları satın alabilirsiniz ya da orta ve uzun vadeli olarak kiralayabilirsiniz. Kurumsal firmalar da şehir dışından gelen misafirleri için bu modeli tercih ediyor, 1 yıllık olarak kiralayabiliyor ve otel hizmeti alabiliyorlar. Missafir’in Montenegro, Hırvatistan, Kıbrıs gibi ülkelerde de açılımları olacak. 
Hepimiz bir yerlere gittiğimizde o şehrin mimari ve sosyolojik etkilerini, lezzetlerini ve hissiyatını yakından deneyimleyebileceğimiz lokal tecrübe de istiyoruz. Bu sebeple bu tür evlere ihtiyaç artmaya başladı. Oteller farklı bir segmente hitap ediyor, farklı görevleri var ancak bu tür mobilyalı apartmanlar; dijital göçebeleri ciddi anlamda çekmeye başladı. İnsanlar otel dışında kendi yaşam alanlarını, kendi mutfaklarını ve daha geniş yaşam alanlarını aramaya başladılar. Bu da seyahat ve turizm sektörünün bir sonraki aşaması diyebiliriz. Biz kendi geliştirdiğimiz gayrimenkul projelerimizde de bunları görüyoruz. Dolayısıyla biz de Ege Yapı’yı son 2 yıldır gayrimenkul sektöründe 360 derece hizmet veren bir şirkete dönüştürmeye çalışıyoruz. Missafir yatırımımız da bu hamlelerden biri oldu. 

EGE YAPI TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE OLAN İNANCI İLE YATIRIM YAPMAYA DEVAM EDİYOR

Ege Yapı 2006 yılından beri, müteahhitlik ve gayrimenkul geliştirme alanında yurt içinde ve yurt dışında konut, ofis, otel, alışveriş merkezi, eğitim kurumu gibi birçok projeyi hayata geçirdi. Kurulduğumuz günden bu yana geçen 17 yılda 25 projeyi ‘zamanında’ yatırımcılarımıza teslim ettik. Bugüne kadar bu projelerle birlikte toplam 2 milyon metrekareyi aşkın inşaatı tamamlamış olduk. Ege Yapı olarak konut üretimi dışında; anıtsal eserlerde restorasyon, renovasyon gibi mimari işleri de başarı bir şekilde yönetiyoruz. Şirketimiz bu alandaki önemli tecrübeleri doğrultusunda; kentsel dönüşüm ve yenileme kapsamında birçok metruk binayı restore ederek bugün bu yapıların hak ettiği değere kavuşmasını sağlamıştır. Ege Yapı, 300 kişiyi aşan teknik ekibi ve 3.500 kişilik şantiye çalışanı ile projelerini geliştirmeye ve dev bir istihdam yaratarak ülkemize katma değer sağlamaya devam etmektedir. 
Dünyada ve ülkemizde küresel ısınma, iklim değişiklikleri ve yaşanan afetlerle birlikte tüketicinin bir konuttan beklediği kriterler de artık değişmeye başladı. Biz bu noktada yatay mimari anlayışını odağımıza alarak, mühendislik alt yapısı sağlam projeler inşa ediyoruz. Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz tüm projelerimizde; depreme dayanıklı ‘Sağlam mühendislik’ vizyonu ve enerji verimliliği yüksek ‘A sınıfı enerji’ belgeli projeler üretmek her zaman önceliklendirdiğimiz konular oldu. 
Bu kapsamda 2023 yatırımlarımıza baktığımızda; Ege Yapı olarak bu yılın başında 7 projede 7 milyar lira yatırım değerine sahip proje üreteceğimizi açıkladık. Yakın zamanda da İzmir bölgesine yapacağımız toplam 6 milyar liralık yatırımın startını Kekliktepe projesi ile verdiğimizi duyurduk. Tüm projelerimizi ‘sağlam yapılar inşa etmek’ ve enerji verimliliğinin en üst düzeyde tutulduğu sürdürülebilir tasarımlar düsturuyla üretiyoruz. 
2023 yılı itibariyle başladığımız projelerimize değinirsek; İzmir Urla'da, Kekliktepe projemizde inşaat çalışmalarına ve ön satışlara başladık. Burada tek katta 1000 metrekare alan içerisinde kendine özel bahçeli ve havuzlu 73 villa inşa ediyoruz. Ön satış öncesi yaklaşık 22 bin ön talep formu aldık. Projemize İzmir, Ankara, İstanbul, çevre iller ve Anadolu’dan büyük bir talep oldu. Markamızı bilen tanıyan daha önce deneyimlemiş olan insanlar gittiğimiz bölgede önemli bir değer yaratıp o bölgenin gelişimine katkı sunduğumuzu ve değerlenen bir yatırım aracı aldıklarını çok iyi biliyor. Bu sebeple yoğun bir talep aldık. Diğer yandan İstanbul Ispartakule’de Modernyaka projemizde inşaat çalışmaları ve satış devam ediyor. Burada toplamda 525 konut üretiyoruz. Yine İstanbul'da Çekmeköy'deki Ormanyaka projemizde de inşaata başladık ve şu anda ön talep topluyoruz. 
Bu yıl plan ve ruhsat gibi resmi süreçlerinin tamamlanması ile başlayacağımız projelerimize değinirsek; İstanbul Esenyurt bölgesinde yaklaşık 2 bin konut olarak planladığımız yeni bir projemiz daha olacak. Hasköy’de otel ve konuttan oluşan, Şile’de otel ve villaların olacağı çok özel iki karma projeye daha başlamak için süratle çalışmalarımıza devam ediyoruz. 
İzmir bölgesindeki gelecek dönem projelerimiz ise; Yağcılar’da 435 villa, İzmir Alsancak’ta biri yaklaşık 130 konut diğeri yaklaşık 70 konutluk iki proje ve Dikili’de yapacağımız villa projelerinde şu anda planlama ve ruhsat işlemleri devam ediyor. 2024 yılında ilk çeyrekte Kağıthane Kentsel Dönüşüm projesine başlamak için hak sahipleriyle görüşmelerimiz devam ediyor. Yine yılın ikinci çeyreğinde devreye alacağımız Ataşehir’deki kentsel dönüşüm projemizi de başlatmak için planlamalarımızı yapıyoruz. Aynı dönemde Kasımpaşa’da bir restorasyon projesini de devreye alarak metruk bir alanı dönüştürmeyi ve toplumla buluşturmayı hedefliyoruz. Bu projeler tamamlandığında 25 milyar lirayı aşan bir yatırım değerine imza atmış olacağız.

İZMİR’E 6 MİLYAR LİRA YATIRIM YAPACAK OLAN EGE YAPI KEKLİKTEPE İLE STARTI VERDİ

Getiri performansı ile dikkat çeken İzmir’in Urla Bölgesi’ne gayrimenkul yatırımcılarının ilgisi devam ediyor. Endeksa verilerine göre; Ocak 2019’dan bu yana yatırımcısına yüzde 879 oranında kazandıran Urla bölgesini biz de bunun için radarımıza aldık. Eşsiz doğanın içinde şehre çok yakın bu lokasyonda artan yatırım değeriyle yükselen Urla’da konut satış fiyatlarının da özellikle bu bölgede yükselen trende sahip olduğunu görüyoruz.
Metropol yaşamından, trafik kaosundan uzaklaşmak isteyen İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Anadolu’dan birçok ilin tercihi olan Urla, Çeşme’ye ve denize olan yakınlığı, doğa ile uyumlu düşük yoğunlukta yerleşim dokusu, kent merkeziyle olan güçlü ulaşım bağlantısı, gastronomisi, tarihi, renkli sosyal hayatı, doğası, havası, plajları ile ayrıcalıklı bir yaşam alanı olarak öne çıkıyor. 
Bizim proje geliştirdiğimiz Urla bölgesi, asırlar boyunca sayısız uygarlığa ev sahipliği yapmış, arkeolojik kalıntıları ile turizmin, Bağbozumu ve Enginar Şenlikleri ile kültürel ve sosyal hayatın tam merkezinde yer alıyor. Anadolu’nun bereketli topraklarının Akdeniz’e açılan kapısı olarak bilinen Urla; Türkiye’nin en lezzetli enginarı, zeytinyağları, bamyası ve üzümü ile biliniyor. Bu bölgede binlerce yıldır aynı topraklarda yaşayan toplumların kültürel etkileşimi ile tarımsal üretim çeşitliliği büyümüş ve bugünün gastronomi zenginliğini yaratmış. 

DEPREMİN DOĞASINI ANLAYAN SİSMİK TEKNOLOJİLERE İHTİYAÇ VAR DEPREMİN DOĞASINI ANLAYAN SİSMİK TEKNOLOJİLERE İHTİYAÇ VAR

EGE YAPI KEKLİKTEPE SATIŞA ÇIKTI

Ege Yapı her zaman güvenli yapıları, iyi tasarlanmış iç mekanları ve enerji verimliliği yüksek sürdürülebilir yaşamı önceleyen modern toplumun ihtiyaçlarını odağına aldı. Bu vizyonla proje ürettiği her bölgede bir değer yarattı. Bu tecrübelerini artık İzmir’e taşıma kararı alan markamız, Urla Kekliktepe’de 88 dönüm arazide 73 villa inşa ediyor.
2025 yazında teslimlerini yapmayı planladığımız projemizde; muhteşem bir doğayla bütünleşen özlenen ev yaşantısına örnek olacak, çok özel bir yaşam deneyimi sunuyoruz. Doğal güzellikleri, tarihi dokusu, spora ve sanata alan açan anlayışı ve prestijli eğitim kurumlarıyla dikkat çeken, bizim de sevdiğimiz ve kıymet verdiğimiz bir bölgede Ege Yapı imzasıyla bir değer yaratıyoruz.
Mavi bayraklı plajları, yemyeşil ormanları, tarihin ve doğanın bütünleştiği bu eşsiz doğada müstakil yaşam standartlarını zenginleştirerek, yatay mimari anlayışı ile yola çıktık. Her villayı 1000 metrekare alan içinde özel havuzu ve bahçesi ile tasarlayarak Ege Yapı yatırımcılarına sunuyoruz. Projede 370 metrekareden 500 metrekareye varan geniş ve konforlu müstakil villalarda; 5+1, 6+1 ve 7+1 konut tiplerinin tamamına yer veriyoruz. Dünyadaki müstakil ev yaşantısına yepyeni bir pencereden bakarak, yılın tamamında iç ve dış mekânlardan maksimum faydalanarak, iç bahçeleri, avluları ve kapanabilir terasları ile doğanın içinde konforlu ve modern bir yaşamı 4 mevsim boyunca sunuyoruz.
 ‘Ege’nin akciğeri’ olarak bilinen Urla’da hayata geçirilen Kekliktepe; oksijen zenginliği açısından Ülkemizde, Balıkesir Altınoluk hattından sonra en yüksek oksijenin olduğu Dünya’daki en değerli 25 hava koridorundan birinde yer alıyor. Özellikle İzmir’in farklı ilçelerinden ve Anadolu şehirlerinden de bu bölgeye düşük yoğunluğu, yatırım değerinin artması ve havası sebebiyle talep olduğunu biliyoruz. 
Kekliktepe projemizde sürdürülebilirlik kapsamında; gri su arıtımı, elektrikli şarj istasyonları, yağmur sularının toplanması ve peyzajda kullanılması, güneş enerjisi sistem paneli ile enerji verimliliğini ön planda tutan ‘A Sınıfı’ belgeli proje geliştiriyoruz. Tüm villalarda elektrikli panjur sistemleri, güneş enerjisi alt yapısı, elektrikli araç şarj istasyonları, bacalı şöminesi ve ısı pompası da hazır bir şekilde verilecek. Yatırımcılarımıza 365 derece hizmet vererek, insanların kültürel, sosyal, spor, eğitim gibi alanlar başta olmak üzere, ‘hayatlarına ne katabiliriz’ düşüncesiyle yola çıkıyoruz. Geliştirdiğimiz projelerde yaşamak isteyenlere sadece bir ev değil aynı zamanda tüm yönleri hayatın içine katılmış bir ‘yaşam tarzı’ sunuyoruz. 
Projemizde yaşayan insanların sevdikleri ile birlikte eğlenceli vakit geçireceği cafe ve restaurant planlamasının yanı sıra; açık-kapalı havuz, fitness, sanat atölyeleri, çocuk oyun alanları, SPA, tenis kortları ve özel etkinlik alanları gibi birçok sosyal donatıyı projemizde tasarlıyoruz. Ayrıca toprak tenis kortları da planlıyoruz. 
Güçlü ulaşım ağları ile dikkat çeken Urla bölgesi merkeze 5 dakika, Havalimanı, Çeşme ve Konak gibi önemli arterlere yarım saat mesafede yer alıyor. Projemizde bu sebeple lokasyon avantajı ile öne çıkıyor. Diğer taraftan eğitim konusu hayatımızda en önemli ihtiyaçlarımızdan biri olarak yerini koruyor. Ev alırken özellikle ebeveynlerin öncelik verdiği konu projenin yakınında nitelikli okulların nasıl konumlandığıdır. Bu kapsamda Urla’da eğitime müthiş yatırımlar yapıldığını görüyoruz. Urla’da nitelikli okulların eğitim ve öğretim vizyonuna baktığımızda; öğrencilere analitik düşünebilme yeteneği kazandırma, yabancı dil konuşabilme, olayları tarihsel ve bilimsel süzgeçten geçirebilme yetisi ile prestij kazanmış okullar olduğunu görüyoruz. Bölgede bu nitelikte birçok okul var. İzmir Alman Okulu, ODTÜ Geliştirme Vakfı Okulları, Türk Koleji, İzmir İtalyan Okulu, TED İzmir Koleji, Bahçeşehir Koleji, İzmir Urla Boğaziçi Koleji gibi Türkiye’nin en iyi eğitim veren seçkin ve köklü eğitim kurumlarına da çevre illerden talep olduğunu, yatırım ve yerleşim kararı alan aileler olduğunu biliyoruz. Ege Yapı Kekliktepe projemizde bu seçkin eğitim kurumlarına çok yakın mesafede yer alıyor. 

EGE YAPI KEKLİKTEPE PROJESİNDE NELER VAR

• 88 bin metrekare büyük bir alan üzerinde ‘yatay mimari’ anlayışı ile konumlanan, özel havuzu ve bahçesi ile 73 müstakil villa yer alıyor. 
• Sürdürülebilir mimari ve tasarım anlayışı ile müstakil ev yaşantısına farklı bir bakış açısı getirerek iç ve dış mekanlarda mekânsal yaratıcılığı ile bahçe ve teras kullanımlarını ‘yılın tamamında doğa ile iç içe yaşamınızı’ sağlıyor.
• Yeşilin mavinin bütünleştiği eşsiz doğada, temiz havasıyla Dünya’daki en değerli 25 hava koridorundan birinde yer alan projemiz “her nefeste sağlık” vadediyor.
• Sayısız uygarlığa ev sahipliği yapmış, arkeolojik kalıntıları ile turizmin, Bağbozumu ve Enginar Şenlikleri, uluslararası rüzgâr sörfü ve müzik festivalleri ile kültürel ve sosyal hayatın tam merkezinde; kuşaklar arası ‘tarihe ve kültürel yaşama yeni bir boyuttan bakmanızı’ sağlıyor.
• Urla merkeze 5 dakika, merkezi yerlere 30 dakikalık güçlü karayolu bağlantısı ile ‘hayatınızı kolaylaştırıyor’.
• Eğitim alanında müthiş yatırımlar yapılan Urla’da; doğanın en güzel yerinde çocuklarınıza en kaliteli eğitim imkanlarını sağlayan ‘prestijli okullar’ projemizin çok yakınında konumlanıyor. Kekliktepe’de yaşarken çocuğunuz için ‘güvenli ve başarı odaklı bir eğitim’ hayatı dizayn etmenizi sağlıyor.
• Kekliktepe; bu özellikleri ile Metropol yaşamından, trafik ve kalabalıktan uzaklaşmak isteyen gencine, yaşlısına ve öğrencisine kısacası ‘tüm kesime hitap ediyor."