Günümüzde dijitalleşme, otomasyon ve veri temelli karar mekanizmalarıyla birlikte bakım, üretimin merkezine yerleşirken; Akzo Nobel Bakım Şefi Berkay Altuntaş ile bakımcılığın bir kariyer yolu olarak nasıl şekillendiğini, sahada teknolojinin rolünü ve geleceğin bakım dünyasında bizi nelerin beklediğini konuştuk.

Bakımcılığı bir kariyer yolu olarak seçmenizde sizi en çok etkileyen ne oldu? Bu mesleğe adım attığınızda karşılaştığınız teknolojik altyapı beklentilerinizi karşıladı mı?

Bir makine mühendisi adayının fabrikaya ilk adımı genellikle atölye stajı ile olur. Ben de atölye stajımı bakım departmanında, büyük bir bakım ekibiyle birlikte yaptım. Stajımın ilk gününde saha turu yaparken, bu kariyer yolunu seçmem gerektiğini fark ettim. Çünkü iyi bir bakımcı hem teorik hem de pratik olarak donanımlı olmalıdır. Bu mesleğin en güzel yanı ise öğrenme sürecinin hiç bitmemesi; bu da sürekli gelişen ve insanı motive eden bir yolculuk sunuyor.

Teknolojik altyapı beklentilerimin ise hem karşılandığını hem de karşılanmadığını söyleyebilirim. Ülkemizde fabrikaların teknolojik altyapıları hala gelişim sürecinde. İyi bir teknoloji, doğru yatırımlarla mümkündür; bunun için hem insan kaynağına hem de ekipmanlara birlikte yatırım yapılması gerekir. Bu iki unsur bir arada olmadığında teknolojik altyapıdan beklenen fayda sağlanamıyor. Fabrikaların teknolojik gelişmelere uyum sağlaması ve sürdürülebilir çözümler üretebilmesinin, güçlü bakım ekipleri olmadan mümkün olduğunu düşünmüyorum.

Bugünün sanayi ortamında bakımcı olmayı nasıl tanımlarsınız? Bakım, günümüzde üretimin neresinde duruyor?

Günümüzde bakımcı olmanın her şeyden önce zor bir iş olduğunu kabul etmek gerekir. Benim görüşüme göre bakımcı olmak, arızaların kök nedenlerini ortadan kaldırmak ve sonrasında kendini yöneten ekipler oluşturmaktır. Sürekli yangın söndürmek, aslında hiçbir sistem kurmamak anlamına gelir. Doğru bir bakım sistemi ise özetle iki temel performans göstergesine dayanır: az arıza ve çok proje. Birbirine inanan ve doğru kurgulanmış bir ekiple bunu başarmak mümkündür.

Bakım ve üretimin mutlaka birlikte ve dayanışma içinde ilerlemesi gerekir. Operatörlerin temel bakım prensiplerine hakim olması, bakım ekiplerinin de üretimin ihtiyaçlarını iyi anlaması şarttır. Günümüzde çoğu kişinin, pratikte bu işleyişin böyle olmadığını düşündüğünü tahmin ediyorum. Bakımcıdan beklenenin yalnızca üretimdeki arızaya koşması ve ekipmanı bir şekilde devreye alması olduğu bir anlayış hakim. Bu yaklaşım hem doğru bir vizyon değildir hem de günümüz sanayisi için artık çağ dışıdır.

Sensörler, otomasyon sistemleri ve dijital bakım yazılımları sizin için sahadaki işi nasıl kolaylaştırıyor?

Sensörler ve otomasyon sistemleri, sahadaki işi yalnızca kolaylaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda daha güvenli ve kaliteli bir üretim ortamı sağlıyor.

Ülkemizde proses güvenliği konusunda ciddi eksiklikler bulunuyor ve bunun sonuçları maalesef ölümlü iş kazalarına kadar uzanabiliyor. Riskleri kabul edilebilir seviyelere düşürmenin yolu otomasyon sistemlerini doğru kullanmaktan geçiyor. Proseslerimizi saha enstrümantasyonu ile sürekli izlemeli, her aksiyonun ne tür etkiler yaratacağını bilerek otomasyon sistemlerine doğru şekilde tanımlamalıyız. Riskleri minimize ettikten sonra ise verimlilik odaklı düşünmenin gerekli olduğuna inanıyorum. Bu noktada şanslıyız; teknoloji sürekli gelişiyor ve her gün tesislerimizi daha verimli hale getirecek yeni projeler geliştirebiliyoruz.

Bakım yazılımları ve ERP sistemleri ise çok detaylı ele alınması gereken konular. Ancak kısaca söylemem gerekirse, benim için olmazsa olmazdır. Dijital bakım yazılımları, bakımın temel mihenk taşlarından biridir. Doğru bir bakım kurgusu, doğru bir bakım yazılımı ile mümkündür.

Sahada genç bir bakımcı olmanın avantajları nelerdir? Teknolojiyle iç içe büyümüş bir bakımcı olarak, dijital sistemleri öğrenme sürecini nasıl deneyimliyorsunuz?

Ben son derece avantajlı olduğunu düşünüyorum. Günümüzde bakım artık teknolojiyle iç içe ilerliyor; hatta bakım demek teknoloji demek yanlış olmaz. Bu alanda sürekli değişime açık olmak ve yeni teknolojileri yakından takip etmek büyük bir avantaj sağlıyor.

Arıza Işığı Söndüren Bakımcıdan Değer Üreten Bakım Profesyonelliğine
Arıza Işığı Söndüren Bakımcıdan Değer Üreten Bakım Profesyonelliğine
İçeriği Görüntüle

Deneyimli ustalarla birlikte çalışırken sizce en değerli öğrenme alanı neresi?

Doğru soruları sormanın, doğru cevabı bilmekten çok daha önemli olduğuna inanıyorum. Bu yüzden herkesten öğrenmeliyiz. Deneyimli bakım ekipleriyle çalışmanın en büyük avantajı, doğru refleksler geliştiğinde ortaya çıkıyor. Sorulara daha hızlı cevap bulabilmek ve tesisle ilgili geçmiş tecrübeleri doğrudan sahada öğrenmek, benim için en değerli öğrenme alanı diyebilirim.

Bugünün bakımcısı için teknik bilginin yanında hangi beceriler öne çıkıyor?

Çalıştığım ekiplere sık sık hatırlattığım bir konu var: “bakım işi bir ekip işidir”. Bu nedenle teknik bilginin yanında öne çıkan en önemli beceri doğru iletişimdir. Hem iç hem dış paydaşlarımızla sürekli iletişim halinde olmalıyız.

İkinci önemli konu dokümantasyondur. Dokümante edilmemiş bilgi, aslında hiç yoktur. Bakım ekiplerinin süreçleri standartlaştırması ve bunu düzenli olarak dokümante etmesi büyük önem taşır. Son olarak ise değişime açık olmak ve sürekli gelişim felsefesini benimsemek gerekir. Günümüz bakım anlayışının sürdürülebilirliği ancak bu bakış açısıyla mümkündür.

Dijitalleşen bakım dünyasında kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

Global standartları yakından takip ediyorum ve ilgili yabancı yayınları mümkün olduğunca kaçırmamaya çalışıyorum. Ülkemizde düzenlenen fuar ve sempozyumları da değerli buluyor, imkanım oldukça katılım sağlamaya özen gösteriyorum.

Bununla birlikte sahada karşılaştığımız problemler ve şirketlerin beklentileri, bizi doğal olarak kendimizi geliştirmeye ve yeni çözümler üretmeye itiyor. En kalıcı öğrenmenin de bu şekilde, tecrübe ederek ve üzerine koyarak gerçekleştiğine inanıyorum.

Önümüzdeki birkaç yıl içinde bakım teknolojilerine dair öngörüleriniz nedir, sizi en çok heyecanlandıran gelişmeler neler olacak?

“Karanlık fabrika” hedefi doğrultusunda bakım teknolojilerinde köklü değişiklikler yaşanacağını düşünüyorum. Arıza odaklı bakım anlayışının ortadan kalkacağına inanıyorum. Veri odaklı ve yapay zeka destekli karar mekanizmaları, bakımın işlevselliğini artırarak tesislere ciddi verimlilik kazanımları sağlayacak.