Kuruluşu 1920 yılına dayanan ve Avrupa'nın en büyük forklift ve depo ekipmanı üreticisi KION Grubunun bir parçası olan STILL ARSER, beş farklı forklift markasına ve Avrupa'nın en büyük otomatik depo üreticisi Dematic'e sahip bir kuruluş olarak büyümesini sürdürüyor. Yıllık satış hacmi 11 milyar Euro’yu geçmiş durumda olan grup şirketinin önemli bir parçası olan STILL ARSER, sürdürülebilirlik ve yeşil teknoloji alanlarında büyük bir kararlılıkla ilerliyor.

“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİZİM İÇİN SADECE BİR TREND DEĞİL”

Sürdürülebilirlik vizyonlarının temelinde çevreye ve topluma duyarlı bir iş yapma anlayışı yatttığını söyleyen STILL ARSER Otomasyon Satış Geliştirme Müdürü Ahmet Kutsay, "Sürdürülebilirlik bizim için sadece bir trend değil, bir zihniyet ve bu yönde önemli adımlar atıyoruz. KION'un 2027 sürdürülebilirlik stratejisini; elektrikli forkliftler, Lityum iyon, hidrojen fuel cell teknolojisi, güneş enerjisi, EcoVadis, Blue Competence, Çerkezköy revizyon merkezi gibi çeşitli başlıklarda ele alabiliriz." diyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE İLK DURAK: ELEKTRİKLİ FORKLİFTLER

KION 2027 stratejisi kapsamında, enerji ve enerji verimliliğine odaklandıklarını söyleyen Kutsay, grubun küresel araştırma ve geliştirme faaliyetleri ve geleceğin sürücü teknolojilerine yönelik çalışmalar sunduğunu dile getirerek, "KION'un ürün portföyü şimdiden içten yanmalı motorlardan kurşun-asit ve lityum-iyon pillere ve hatta yakıt hücrelerine kadar her türlü tahrik teknolojisini içeriyor. KION Group'un elektrikle çalışan forklift ve depo araçlarında lider bir tedarikçi olduğu göz önüne alındığında, elektrikli tahrik sistemleri özel bir öneme sahip. KION Group, çeşitli marka şirketlerinde son on yılda bir milyondan fazla elektrikli araç sattı. 2021 mali yılında, elektrikle çalışan araçlar için gelen siparişler, forklift segmentindeki toplam hacmin yüzde 87'si ile yeni bir rekor kırdı. Biz de elektrikli araçlarımızın sayısını sürekli olarak artırarak, müşterilerimize daha temiz ve sürdürülebilir iş çözümleri sunuyoruz." açıklamasında bulundu.

LOJİSTİK ŞİRKETLERİ SİBER SALDIRIDA KRİTİK EŞİKTE LOJİSTİK ŞİRKETLERİ SİBER SALDIRIDA KRİTİK EŞİKTE

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE İKİNCİ DURAK: Lİ-ION PİLLER

Sürdürülebilirlik ekseninde yoğunlaştıkları bir diğer konunun Lityum iyon piller olduğunu söyleyen Kutsay, "2019 yılından bu yana Lityum iyon pil üretimi yapılan 4 bin m2’lik fabrikamızda kapasiteyi 30 bin adede çıkarttık. Lityum-iyon piller, kurşun-asit pillere kıyasla çok daha fazla güç yoğunluğuna ve verimlilik düzeyine sahipler. Piller daha küçük olmakla birlikte, aynı performansı sunuyor ve enerji maliyetlerini de yüzde 30'a kadar düşürüyor. Bir pilin genel ömrünü ne kadar uzatabilirsek, toplam karbon ayak izini o kadar azaltabiliriz. Bu sayede tüm teknoloji de o kadar sürdürülebilir hale gelir." dedi.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ÜÇÜNCÜ DURAK: HİDROJEN FUEL CELL YAKIT HÜCRESİ

Hidrojen fuel cell yakıt hücresi teknolojisine de değinen ve şirketin bu konudaki çalışmalarını aktaran Kutsay, "Dünyanın ilk yakıt hücreli forkliftini 2003 yılında piyasaya sunduk. Yakıt hücresi ile donatılmış ilk araç, bir R 60 elektrikli forklifte dayanıyor. Dolu bir hidrojen deposu, sekiz saatlik bir vardiya için yeterli gücü sağlıyor. Yakıt hücresi yalnızca emisyonsuz değil, aynı zamanda yüzde 60 verimliliğe sahip son derece etkili. Hidrojen yakıt hücre teknolojisi konusundaki öncülüğümüzle 2016 yılında Fransız bir süpermarket zincirinin 100’den fazla hidrojenle çalışan forkliftlik bir filoyu kullanıma sunduk. Ayrıca STILL olarak yıl sonunda kendi yakıt hücremizin üretimini yapmaya başlayacağız ve Avrupa pazarında ilk orijinal ekipman üreticisi olacağız. Gelecekte müşteriler, STILL'den yalnızca endüstriyel aracı değil, aynı zamanda yakıt hücresini ve ilgili hizmeti de tek bir kaynaktan alacaklar." diyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İNİSİYATİFLERİNE KATILIYOR

EcoVadis ve Blue Competence gibi sürdürülebilirlik inisiyatiflerine aktif olarak katılarak, çevresel ve sosyal sorumluluklarını taahhüt ettiklerini söyleyen Kutsay, son olarak sürdürülebilik eksenindeki çalışmalarını şöyle özetliyor: "Üretim tesislerimizde güneş enerjisi kullanarak enerji tüketimini optimize ediyor ve çevresel etkimizi azaltıyoruz. Bir derecelendirme kuruluşu olan EcoVadis’in amacı şirketlerin çevresel ve sosyal uygulamalarını desteklemektir. Şirketin kurulduğu 2007 yılından bu yana 75 binden fazla şirket, EcoVadis'in riski azaltma, yeniliği teşvik etme ve iş ortakları arasında güven ve şeffaflık oluşturma konusundaki uzmanlığına güvenmiştir. Kuruluş şimdi 160 ülkeden tedarikçileri 200'den fazla harcama kategorisine göre değerlendiriyor. Biz de 2012’den beri değerlendirmeye tabi tutuluyoruz ve her sene daha da iyiye gidiyoruz. STILL olarak Çevre Korumada ilk yüzde 1’lik dilimdeyiz. Blue Competence ise makine ve tesis mühendisliği endüstrisinde sürdürülebilirliği teşvik etmeyi amaçlayan ve aynı zamanda geliştirilen sürdürülebilir çözümleri sergileyen VDMA'nın (Alman Makine Mühendisliği Endüstrisi Birliği) bir girişimi. Ayrıca, 4 bin m2 kapalı alanda kurulan Çerkezköy revizyon merkezimiz sayesinde atık miktarını azaltıp akülerin tekrar kullanılabilir hale getirilmesine olanak tanıyarak, sürdürülebilirliği pratiğe döküyoruz. Gelecekte de sürdürülebilirlik ve yeşil teknoloji alanlarındaki liderliğimizi sürdürmeye ve çevreye duyarlı otomasyon çözümleri sunmaya devam edeceğiz."