"TALAŞLI İMALATTA ROBOT YATIRIMI YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ"

Demisaş Döküm Genel Müdürü Emre Giray, "Yapacağımız işleme merkezi yatırımlarımızı yoğunlukla robot entegrasyonuyla birlikte yürütmeyi düşünüyoruz." dedi.

"TALAŞLI İMALATTA ROBOT YATIRIMI YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ"
Medya

Demisaş Döküm Genel Müdürü Emre Giray, "Bizim için talaşlı imalat ya da çapak alma gibi mekanik işlemler robotların en rahat entegre edilebildiği ve yatırımın en çabuk geri dönebildiği alanlar. Ağırlıklı olarak bu alanlarda robot yatırımlarımız devam edecek. Özellikle talaşlı imalat tarafında büyüme perspektifimiz de düşünüldüğünde, yapacağımız işleme merkezi yatırımlarımızı yoğunlukla robot entegrasyonuyla birlikte yürütmeyi düşünüyoruz." dedi.

Giray ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızı sunuyoruz. 

Öncelikle okuyucularımız için kısaca şirketinizin yapılanmasını ve yakın dönem iş gündemini anlatmanızı rica ediyoruz. 

Demisaş Döküm, 1974 yılında kurulmuş, Bilecik’teki tesislerinde döküm ve talaşlı imalat yapan bir şirket. Sarkuysan Grubu’nun bir parçası ve 1997’den beri halka açık. 650 çalışanı ve yıllık yaklaşık 80 bin tonluk kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük pik, sfero ve vermiküler parça döküm tesislerinden biri konumunda. Ağırlıklı olarak otomotiv olmak üzere, genel makina, soğutma sistemleri, inşaat, iş makinaları gibi çok sayıda sektörde yurt içi ve yurt dışında pek çok müşteriye hizmet veriyor. 

İlk kez robot yatırımı yapma ihtiyacı nasıl doğdu? Ne zaman robotlu üretime geçtiniz?

Demisaş olarak ilk robot yatırımımızı, 2007 yılında gerçekleştirdik. En önemli ürünlerimizden biri olan fren disklerinin üretiminde kullanılan maça adını verdiğimiz, yardımcı malzemenin yüzey temizliğinin yapımında ve boyanmasında kullanılıyor. 

Fabrikanızdaki robot uygulamaları hakkında bilgi verir misiniz? Üretimin hangi hattında robot/robotlardan yararlanıyorsunuz? 

Robot uygulamalarımız, üretimimizin çok çeşitli kısımlarında kullanılıyor. Bahsettiğim üzere, maça üretiminden başka parçalarımızın çapak alma işlemlerinde ve talaşlı imalat fabrikamızda robotlardan faydalanıyoruz. Çok çeşitli markalarda robotlarımız var ve Türkiye’nin önde gelen uygulayıcı/entegratör firmalarıyla çalıştık. Hem değişik marka robotları farklı alanlarda kullanarak hem de değişik entegratör firmalarla çalışarak onların farklı yetkinliklerini görmek istiyoruz.

Yatırım öncesi entegratörünüzden/robot firmanızdan ne şekilde bir fizibilite çalışması aldınız? Bu kapsamda doğru entegratörle çalışmak ne kadar önemli?

Entegratör seçimi, robotun etkinliği ve fizibilitenizin gerçekleşmesi açısından çok kritik. Sizi, ihtiyaçlarınızı, prosesinizi ve hatta müşterinizin beklentilerini iyi anlayan bir entegratör, projenizin başarısı için çok önemli. Tam tersine bu konuda yetersiz kalan entegratör de proje zamanlaması ve sonuçlar açısından çok olumsuz durumlara yol açabiliyor ki maalesef böyle tecrübelerimiz de oldu. Doğru entegratör projenin başarısındaki faktörlerin başında geliyor.

Üretimin sonuçları ve avantajları neler oldu? Robot yatırımı size ne gibi katkılar sağladı?

Robot yatırımına karar verirken, öncelikle işçilik maliyetinde yaratacağı avantaja odaklanılıyor. Ancak otomotiv sektörü gibi sıfır hata beklentisi olan bir dünyada var olabilmek için prosesin standartlaşması ve insan hatasının elimine edilmesi şart diyebiliriz. Robotlar operasyonlarınızda ve üretim miktarınızda bir standartlaşmayı sağlıyor, bu da size müşteri memnuniyeti ve prestij olarak geri dönüyor. 

İşçi maliyetlerini düşürme anlamında bir düşüş yaşandı mı, o süreç nasıldı? 

Muhakkak ki birim zamanda yapılan üretim miktarının artması sayesinde işçilik maliyetinde bir düşüş yaşanıyor. Ancak sadece bu açıdan baktığımızda, bence robotların getirdiği avantajı iyi değerlendirememiş oluruz. Bahsettiğim gibi operasyonun standartlaşması, yani birim zamanda ne kadar üretim yapılacağı hesabından bir sapma olmaması ve operatör kaynaklı hata ve firenin önlenmesi robotların getirdiği en büyük avantajlar. Ayrıca esprili bir dille söylemek gerekirse, 2020 yılında robotların sağlık sorunları yaşamamasının getirdiği avantajları da daha iyi gördük. Şaka bir yana işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından da robotlaşmanın faydası büyük. 

Gelecek dönemde hangi alanlarda robot yatırımı yapmayı planlıyorsunuz?

Bizim için talaşlı imalat ya da çapak alma gibi mekanik işlemler robotların en rahat entegre edilebildiği ve yatırımın en çabuk geri dönebildiği alanlar. Ağırlıklı olarak bu alanlarda robot yatırımlarımız devam edecek. Özellikle talaşlı imalat tarafında büyüme perspektifimiz de düşünüldüğünde, yapacağımız işleme merkezi yatırımlarımızı yoğunlukla robot entegrasyonuyla birlikte yürütmeyi düşünüyoruz. 

Sizi tanıyabilir miyiz? Akademik kariyerinizden ve profesyonel iş geçmişinizden bahsedebilir misiniz? 

1977, İzmit doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Kocaeli’nde tamamladıktan sonra ODTÜ’de İşletme okudum. Mezuniyetim sonrasında Demisaş’ta çalışmaya başladım ve sektörümüzdeki bir başka önemli firmada geçirdiğim 2 yıl haricinde sürekli Demisaş’ta çalıştım. Aynı zamanda Türkiye Döküm Sanayiciler Derneği (TÜDOKSAD)’nde Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev alıyorum. Evliyim ve 11 yaşında bir oğlum var. İşletme okudum ama gerçek dünyaya gözlerimi döküm sektöründe açtım diyebilirim. Bir anlamda alaylı dökümcüyüm. Döküm, dünyanın en eski üretim metotlarından biri olmasına rağmen hala çok fazla yenilik sunuyor. Türkiye, dünya döküm sektörünün çok dinamik ve hızla yükselen bir üyesi. Örneğin, bugün “Dünya Dökümcüler Birliği”nin başkanı aynı zamanda TÜDOKSAD’ın da başkanı olan Sn. Umur Denizci. Ben de böyle bir sektörde bulunmaktan ve bu dinamizmin bir parçası olmaktan büyük heyecan duyuyorum. 
 

Güncelleme Tarihi: 25 Aralık 2020, 08:48
YORUM EKLE

Omron 3

Schunk

Dergiler
Partnerler