Gedik Piliç, 7 robotuyla katma değerli üretime imkan sağladı

Sıfır derecede çalışan ön tasnif bölümünde 7 adet paletleme robotundan oluşan yatırım gerçekleştiren Gedik Piliç, robotlu otomasyona geçişte de sektörün öncüleri arasında yer aldı. Yatırımı, Gedik Piliç Yönetim Kurulu Üyesi Yağız Gedik ile konuştuk.

Gedik Piliç, 7 robotuyla katma değerli üretime imkan sağladı
Enerji

Tavukçuluk sektörünün öncü firmalarından Uşak merkezli Gedik Piliç, robotlu otomasyona geçişte de sektörün öncüleri arasında yer aldı ve sıfır derecede çalışan ön tasnif bölümünde 7 adet paletleme robotundan oluşan yatırım gerçekleştirdi.

Gedik Piliç Yönetim Kurulu Üyesi Yağız Gedik, robotlarla hassas ürünlerde süreç artışı yaşadıklarını, robotların katma değeri yüksek ürünlere geçişte fırsat yarattığını belirtiyor.  

Yağız Bey, öncelikle Gedik Piliç’in yapılanmasını ve yakın dönem iş gündeminizi anlatmanızı rica ediyoruz.

Gedik Piliç, Onursal Başkanımız Halil Gedik tarafından 1968 yılında kuruldu. Günde 25 tavuk ile başlanan yolculuğumuzda, bugün damızlıktan kuluçkaya, ileri işlemden iki adet kesimhaneye kadar tam entegre üretim tesisine gelmiş bulunuyoruz. Tesisimiz, halihazırda günde 400 bin adet kesim kapasitesine sahip. Eşme Kesimhanemiz, 1993 yılında kuruldu. Gelişim süreci ile yıllar içinde makina yatırımı yapıldı, saat kapasitesi artırıldı. Günlük 120 bin tavuk kesimi gerçekleştiriliyor. Toplam 150 bin metrekarelik Kolankaya Kesimhanemizde ise, günlük 220 bin tavuk kesimi yapılıyor. Bulunduğumuz fabrikanın toplam kapalı alanı 45 bin metrekare. Toplamda iki bin 500 kişiye istihdam sağlıyoruz. 2018 yılında Türkiye’nin En Büyük ilk 500 Şirketi arasında 224. sırada yer aldık. 2018 yılında 160 bin ton tavuk eti üretimi gerçekleştirdik. Türkiye’de pazar payımız yüzde 7. Tesisimiz, Türkiye’nin beyaz et entegre tesisleri arasında 7 km uzunluğunda en büyük hava soğutma kapasitesine sahip. Afrika, Uzakdoğu ve Orta Doğu’nun aralarında bulunduğu pazarlarda 16’dan fazla ülkeye ihracatımız var. Türkiye pazarında Ege ve Akdeniz’de daha yaygınız ancak Marmara’da da giderek yayılmamız devam ediyor. Tüm ulusal marketlerin yanı sıra Burger King, Arby's, KFC, Popeyes, Tavuk Dünyası gibi fast-food restoran zincirleri ile çalışıyoruz. Ürün grubumuzu; piliç (kanat, but, göğüs, kalça vb.), yemeye hazır (şinitzel, nugget, köfte, döner vb.) ve şarküteri (sucuk, sosis, salam vb.) ile bunların alt grupları olmak üzere çok geniş bir skalamız bulunuyor. Son dönemde tavuk CNC tezgah makinası yatırımı yaptık. Bu makina, otomatik olarak basınçlı su sayesinde tavuğu istediğiniz boyutlarda kesiyor, minimum fireyle ve stabil bir ürün çıkartıyor. İnsan eli değmeden, hatasız ve hijyenik bir ürün çıkıyor. Ayrıca Kolankaya Kesimhanemizin arkasında bulunan İleri İşlem Bölümümüze önemli bir makina yatırımı gerçekleştiriyoruz. Türkiye’de ilk kez tesisimizde kullanacağımız, saatte 4 ton kapasiteli İleri İşlem Kaplamalı Ürün makinası yatırımımız ile daha önceden üründeki yüzde 4-5 civarındaki fire kaybının önüne geçmiş olacağız. Ürün daha yavaş piştiği için daha lezzetli olacak ve kalitesi artacak. 

Robot yatırım ihtiyacı nasıl doğdu? Robot yatırımından önce hatlar nasıl çalışıyordu? 

Türkiye’de tavukçuluk sektörü en çok takip edilen sektörler arasında geliyor. Hız, kapasiteler ve ürün çeşitliliği her geçen gün giderek artıyor. Neticede müşteri odaklı bir firmayız ve onların talep ve ihtiyaçları doğrultusunda hareket ediyoruz. Bir de işin bir başka tarafı da açıkçası nitelikli, kalifiye çalışan açısından zor bir bölgede bulunuyoruz. Elbette hedefimiz personel istihdamından vazgeçmek değil, ama çalışacak personel bulamadığımız için ek personel yerine robotları tercih ettik. Amacımız, personelden tasarruf etmek değil, yeni kapasiteler için robotların gücünden faydalanmak. Robotların çalıştığı ön tasnif bölümümüz, soğuk bir bölüm. Daha önceden manuel olarak koliler paletleniyordu ve bu nedenle hatalara neden oluyordu. Ortamın soğuk olması ve dalgınlık, yorgunluk gibi nedenlerin yanı sıra geçmişe göre ürün çeşitliliğimiz ve iş yükümüz arttı. Bu da hataların artmasına sebebiyet verdi. Bunun yanı sıra kolilerin ağır olması nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği dolayısıyla robot yatırımı yapmaya karar verdik. Bu noktada Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Osman Gedik’in vizyonerliği ve yenilikçi bakış açısıyla konu gündemimize geldi ve sektör araştırması yaparak yatırım kararı aldık. Sektör araştırmasından kastım, fuarları ziyaret ediyoruz. Zaten robot sektöründeki özellikle bizim alanımıza yönelik çözüm üreten firmalarla devamlı iletişim halindeyiz. Bu şekilde sistem entegrasyonunu yapan Kantec Otomasyon ile yollarımız kesişti.

Yatırım öncesi entegratörünüzden ne şekilde bir fizibilite çalışması aldınız? Bu bağlamda size göre doğru entegratörle çalışmak ne kadar önemli?

Fuar ziyaretlerimiz ve farklı bir firmada referansı olması dolayısıyla Kantec Otomasyonu davet ettik. Birlikte ortak toplantılar gerçekleştirdik. Robot çalışacağı için farklı çeşit koli tipleri vardı onu ikiye düşürdük. Soğuk ortamda çalışacağı için ona göre dayanıklılığı, rijitliği vb. özelliklerini baz alarak robot seçimini yaptılar. Kaç adet bütün piliç ve baget üretiyoruz, kaç çeşit stok kodumuz, baget kodumuz var gibi verileri talep ettiler. Veriler üzerinde çalıştılar ve “Biz sizin bütün piliç hattınızı iki robotla, parça tarafınızı da beş robotla paletlere koyabiliriz” dediler. Konuşmaya başladıktan iki hafta sonra sözleşmeyi imzaladık, projeyi başlattık. Kendi tesislerinde kurulumunu ve testlerini yaptılar. Kolileri gönderdik, kendi sahalarında denediler. Fabrikamızda çalışmalar yaptılar. Toplamda yaklaşık 5 aylık bir süreçte proje tamamlandı diyebiliriz. 

Ne zaman robotlu üretime geçtiniz? Üretimin hangi hattında, kaç adet robot çalışıyor? 

Toplam 7 adet Yaskawa’nın paletleme robottan oluşan komple bir hat yatırımı gerçekleştirdik. Projenin iki robottan oluşan ilk fazını aralık ayında, beş robottan meydan gelen ikinci fazını ise ocak ayında devreye aldık. İkisi bütün pilicin olduğu daha ağır kolileri, geri kalan beşi de parçalanmış, tabaklı ürünlerimizin olduğu nispeten daha hafif kolilerin paletlemesini gerçekleştiriyor. Alan sorunu nedeniyle 7 robotu birden aynı hatta koyamadığımız için ikiye bölmek durumunda kaldık. Üretimin yüzde 25’ini gerçekleştirildiği iki robotlu hattımızda poşetli, bütün ve dökme piliç grubumuz var. Ürünler paketlenip sarma makinasından geçip tartılıp etiketlendikten sonra istif bölümüne geliyor. İstif bölümümüzde akan banttan robotlar alıp paletlere dizilimini gerçekleştiriyor. Bir palette toplam 48 koli bulunuyor. Müşteri taleplerine göre palet içerisinde 3-4 çeşit farklı ürün de olabiliyor. Robotun programı farklı ürünlere de entegre olarak çalışıyor. Ayrıca hatta iki operatörümüz ve forkliftlerle paletleri çeken çalışanlarımız var. Yaklaşık 10 çalışanımızı farklı bölümlerimizde değerlendiriyoruz.  

Üretimin sonuçları ve avantajları neler oldu? Robot yatırımları size ne gibi bir katkı sağladı?

Robotlarla birlikte, kolilerimiz daha stabil dizilmeye başlandı. Böylelikle kolilerde yaşadığımız deformasyon minimuma indi. Öncesinde manuel dizimde hatalar yaşıyorduk. Devrilmeler ya da ezilme, yıpranma ve deformasyona uğrama gibi çeşitli tahribatlar meydana geliyordu. Diğeri de ki bunun önemini vurgulamamız gerekiyor. Daha önce manuel olan ürünlerin siparişleri hazırlanırken yaşanan süreci artık dijital olarak takip edebiliyoruz. Portaldan hangi ürünün, o anda nerede olduğunun anlık takibini yapabiliyoruz. Daha sağlıklı ve doğru bilgiler alabiliyoruz. Ayrıca şunun da bilinmesini isteriz, söz konusu hatta çalışan operatörlerimizin işine son vermedik, farklı bölümlerimize yönlendirdik. İstihdama da devam ediyoruz. Ayrıca yatırımın, sıfır derecede çalışılan bir ortam olması ve ortam koşullarının yanı sıra kolilerin taşınması, eğilip doğrulma konusunda iş ve işçi sağlığı ve güvenliğine de ciddi katkıları, faydaları var. Robot yatırımıyla birlikte hassas ürünlerde bir süreç artışı yaşadık. Daha kalibre, gramajı, şekli olan, işçilik isteyen ve katma değeri yüksek ürünlere doğru geçişte fırsat yarattı. 

Sizi tanıyabilir miyiz? Akademik kariyerinizden ve profesyonel iş geçmişinizden bahsedebilir misiniz?

Yaşar Üniversitesi Gıda Teknikerliği Bölümü’nden 2016 yılında mezun oldum. Çekirdekten yetiştim diyebilirim. 2010 yılından beri şirketimiz bünyesinde çalışıyorum. Ancak bilfiil üç yıldır Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapıyorum. Bunun dışında motor sporlarına ilgi duyuyorum. Borusan Otomotiv Motorsport’un sporcusuyum. 2019 yılı Türkiye Pist Şampiyonası’nda şampiyon oldum. Yarışmalara devam ediyorum. 

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2020, 11:51
YORUM EKLE

Nova

Proses Zirvesi

Dergiler
Partnerler