İş dünyası analitik düşünmeyi, takım oyuncusu olmayı, mesleki deneyim ve derinliği, uyumlu olmayı, iyi iletişim kurmayı, lisan bilmeyi yüceltirken çok uzun yıllardır profesyonellik kavramından hiç söz etmiyor. Konuyu buraya taşımam da beğendiğim bir şirkette yaşanmış şaşırtıcı bir olay nedeniyle oldu. Olayı duyduktan sonra bende algıda seçicilik gelişti, etrafımdaki profesyonellik dışı davranışlar gözüme batmaya başladı. Profesyonellik üniversitede öğretilmediği için bireyler aileden, çevrelerinden, şirket kültüründen ne kadar alabiliyorlarsa o kadar profesyonel olabiliyorlar. Pek çok kişi işini iyi yapmayı profesyonellik zannediyor. Oysa profesyonellik buna ek olarak kibarlığı da içeriyor.

90’lı yıllarda rahmetli Ulaş Bıçakçı profesyonellik kavramını uzun bir süre gündemde tutmuştu. Bıçakçı bir profesyonelizm şartnamesi hazırlamış ve eğitimler vermişti. Onun anısını yad ederek birkaç cümlesini sunuyorum.

Profesyonel kimdir:

- Kendisini kendisi inşa eden adamdır

- Bilgi düzeyini sürekli güncel tutan adamdır

- Gücünü bilgi, deneyim ve becerilerinden alan adamdır

- Şablonculuğu beyinselliğe yeğlemeyen adamdır

- Tepeden inen değil, belli kademelerden seçilmek suretiyle yükselerek gelen insandır

- İş ahlak ve normlarına uyan, oyunu kuralına göre oynayan adamdır

- Hayır demesini de bilen insandır

- Köşe dönmeyi değil, iş yapmayı amaçlayan insandır

- Emir kulu olmayan adamdır

- Bir hırsızdır; fikir hırsızı, diğer hırsızlardan farkı çaldığı malın sahibini açıklamasıdır

Profesyonellik düzeyimizi arttırmamız dileğimle…