Gerilim bu değerin altındayken varistör yalıtkan durumdadır; akım çekmez. Gerilim varistörün değerinin üzerine çıkarsa  direnci   düşer   ve   akım   geçirmeye başlar. Bu özellikleri varistörler şebekede aşırı gerilim oluştuğunda cihazların normal biçimde çalışmalarını sağlarlar. Varistörlerin tepki süreleri nano saniye mertebesindedir.

Parafudr sistemlerinin ikinci teknolojisi transzorb (Transient-voltage-suppression) diyotlardır. Bunların bağlantı sistemleri de çalışma tarzları da varistörlerinki gibidir. Varistörlere kıyasla çok daha hızlıdırlar; piko saniye mertebesinde tepki verirler. Varistörlere göre bir diğer avantajları çok daha fazla enerji çekme  potansiyelleridir. Transzorb diyotlar gerilim normal değerine indikten sonra kendilerini otomatik olarak resetleyerek yeniden kullanılabilir duruma gelirler. Tabii eğer yanmamış iseler.

Üçüncü parafudr teknolojisi “kıvılcım aralığı” isimli çözümdür. Bu çözüm iki iletken elektrodun arasında boşluk  bırakılarak imal  edilen  cihaz ile uygulanır. Elektrotlar arasındaki gerilim farkı boşluğun direncini yenerse arada kıvılcım (veya ark) oluşur. Kıvılcım aralığı önce başka cihazlarda; radyolarda, fotokopi makinelerinde, röntgen cihazlarında, benzin motorlarında vb. kullanılmış, bunlardan sonra parafudr dünyasına girmiştir.
 
Varistörler ucuz, yavaş ve çoğu  zaman ikinci darbeye dayanamayan, transzorb diyotlar hızlı, sınırlı deşarj kapasiteli, kıvılcım aralığı çözümleri ise eski ama eskimemiş çözümdür.