Otomasyon gıda sektöründeki en önemli rolünü sağlık konusunda oynamaktadır. ABD gibi bir ülkede bile her yıl 48 milyon kişi gıda kaynaklı hastalıklara yakalanmakta, bunların 128.000’i hastaneye kaldırılmakta, 3.000’i de hayatlarını kaybetmektedir. Başkan Obama bu tablonun değişmesi için 4 Ocak 2014 tarihinde Gıda Emniyeti Modernizasyonu yönetmeliğini imzaladı. Yönetmelik risk yönetimi odaklı olup ciddi yaptırımlar içermektedir. Otomasyon çözümlerine yönelik bölüm içinde hammadde ve katkı maddelerinin gıda tesisine girişinden son ürünün tesisi terk ettiği araca yüklenmesine kadar olan sürecin ve ilişkin verilerin emniyetli yönetilmesi spesifik detaylarla vurgulanmaktadır.
Otomasyon çözümlerinin ikinci rolü maliyetler konusundadır. Gıda sektöründe maliyet konusu iki başlık altında ele alınmaktadır; ürün değiştirme zamanları ve enerji yönetimi. Ekipmanların bir üründen diğerine geçişinin minimum zamanda yapılması esastır. Böylelikle üretim yapılmayan süreler kısalacak, çıktılar artarak karlılık iyileşecektir. Gıda maliyetleri içinde çok önemli bir payı bulunduğundan enerjinin maksimum verimlilik hedefiyle yönetilmesi zorunludur. Otomasyon sistemi bu sorumluluğu da üstlenmek durumundadır.
İlk bakışta fark edilmese bile otomasyon çözümlerinin gıda ürünlerinin marka değeri üzerinde önemli bir etkisi vardır. Bunun nedeni gıda ürünlerinin kalitesi ile tat sürekliliğinin tüketici algısını belirleyen ana unsurlar olmasıdır. Dolayısıyla bu konularda batch’ten batch’e, fabrikadan fabrikaya en küçük değişiklik olmaması, reçeteler ile ürünler arasında hiçbir yerde ve zamanda sapma bulunmaması gerekmektedir. Otomasyon sağlığımızın, cüzdanımızın ve ağız tadımızın koruyucusudur.