Güncel yanıt için uygulamaların seyrine bakmak gerekiyor. Gördüğümüz otomasyonun geleceğinin yazılım ve network odaklı olacağı... Dolayısıyla otomasyon kariyeri amaçlayan herkes dağarcığına bu alanlarda bilgi eklemek zorunda! Yazılım dilleri öğrenmek, bileşen tabanlı mimariyi kavramak, nesne yönelimli programlamadan anlamak, ağ protokollerini, standartlarını ayıt edebilmek, gerçek zamanlı iletişim seçeneklerini değerlendirebilmek olmazsa olmaz yetenekler. Üstüne simülasyon, test, proje yönetimi, dokümantasyon gibi konuları eklemek de kaçınılmaz.
Toplumlar endüstri düzeyinin üstüne yükselince bilgi yönetimi ön plana çıkıyor. İmalat firmalarının yeni hammaddesi olan verileri rafine edip enformasyona dönüştürmek gerekiyor. Çünkü veriler içlerinde ürün kusurlarının kök nedenlerini, kestirimci bakım ipuçlarını, enerji verimliliği fırsatlarını barındırıyor. Bu değerler enformasyona dönüştürme sırasında açığa çıkıyor. Veri-enformasyon dönüşümü, veri madenciliği, OLAP gibi analitik araçlarla yapıldığından otomasyoncunun yetenekleri buralara kadar da uzanmak zorunda.
Tüm bunlar başlıktaki sorunun bu döneme ilişkin, buraya sığdırabildiğim, yanıtları. Ancak sorunun hiç değişmeyen bir yanıt bileşeni de var: “Prosesi anlamak!” Otomasyon tamamen prosesi kontrol altında tutmak amacıyla yapıldığından fiziksel dünyada neler olup bittiği tüm detaylarıyla kavranmadan yetkin bir otomasyon çözümü geliştirilemiyor. Diğer ifade ile proses bilgisi yukarıdaki sorunun hiçbir zaman değişmeyecek yanıtı oluyor.
Güzel bir yaz dileklerimizle…