Kardemir gelirini yüzde 25 artıracak

Kardemir gelirini yüzde 25 artıracak

Tüm üretim proseslerinde maliyetleri azaltırken aynı zamanda da ürün ve hizmet kalitesiyle beraber verimliliği de artırmayı planladıklarını vurgulayan Kardemir A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Öz, katma değerli ürünler ve üretim artışlarıyla birlikte marka olarak satış gelirlerini yüzde 25 oranında artırmayı hedeflediklerini söylüyor.

Kardemir gelirini yüzde 25 artıracak

Ömer Faruk Öz, “Bazen bir resim, küçük bir fotoğraf karesi veya veciz bir söz, onlarca sayfa yazıyla anlatamayacağınız bir konuyu ifade etmek için yeterli olur. 3 Nisan için bir mesaj istenildiğinde aklıma gelen ilk şey, 3 Nisan 1937 tarihinde, bugünkü fabrika alanına asılmış olan ‘Her Yeni Endüstri Eseri, Muhitine, Refah ve Medeniyet ve Bütün Memlekete Haz ve Kuvvet Vermektedir’ afişi oldu” diyerek açıklamasında şöyle dedi.

“Bir üretim tesisinin, kurulduğu yer ve ülke için önemi ve anlamı, sanırım bundan daha güzel ifade edilemezdi. 81 yıl önce, sadece 13 hanelik bir yerleşim yeri olan Karabük Köyü’nün eteklerinde temeli atılan demir çelik fabrikaları ile bugün ülkemizin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan KARDEMİR’i ve 13 hanelik Karabük Köyü ile bugün ülkemizin 78.inci İli olan 244 bin nüfuslu Karabük kentini bir arada düşünecek olursak, Karabük Demir Çelik Fabrikalarının muhitine sağladığı refah ve medeniyet, ülkesine verdiği haz ve kuvvet sanırım daha iyi anlaşılabilecektir. Demir ve Çelik, 81 yıl önce bu kentte doğdu, bu kentte büyüdü ve gelişti. Kendisi büyüyüp gelişirken, beraberinde hayat bulduğu Karabük’ü de büyütüp geliştirdi. Peki, sadece Karabük’ü mü? Bu sorunun cevabını bulmak için şimdi bir başka fotoğraf karesine bakalım. İlk Türk Demiri. 10 Eylül 1939 tarihinde Karabük’te üretildi. Dünya toplam çelik üretimi bu tarihte 140 Milyon ton iken Türkiye, 1939 yılının geride kalan 2,5 aylık döneminde Karabük Demir Çelik Fabrikalarında üretebildiği 13 bin ton ile dünya çelik üreticileri arasında bile sayılmıyordu.

DÜNYANIN 8. BÜYÜK ÜRETİCİSİ OLDU
“Karabük’te doğan demir ve çelik, ülkemizin endüstriyel gelişimine ve sanayileşmesine öylesine büyük katkılar sağladı ki, bugün Türkiye, 37,5 Milyon ton çelik üretimiyle dünyanın en büyük 8. üreticisi haline geldi. Eğer bugün Türkiye, dünyanın en büyük üreticileri arasında ise şüphesiz ki, 1937’den bu yana bir ana gibi, çeliği doğuran, büyütüp geliştiren Karabük Demir Çelik Fabrikalarının bunda büyük payı vardır. Bu vesileyle, ülkemizin dört bir yanından gelerek Karabük Demir Çelik Fabrikalarının kurulmasına ve bugüne kadar yaşatılmasına emek ve alın terleriyle katkı veren herkese minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Atalarından aldığı bayrağı daha ileriye taşımak için halen alın teri döken tüm çalışanlarımızı da içtenlikle selamlıyorum. Her doğum günü, aynı zamanda bir muhasebe zamanıdır da. Geride kalan yılların muhasebesini yaparken, edindiğimiz bilgi birikim ve tecrübelerle geleceği de doğru planlanmamız gerekiyor. Çünkü yaşamın her alanında hızlı bir değişime şahitlik ediyoruz. Adına globalleşme ya da küreselleşme denilen olgu, dünya ülkeleri arasındaki ticari sınırları kaldırmış durumda. Artık tüm ülkeler ve sektörler, küresel gelişmelere göre kendisine yeni bir yol haritası belirliyor.
Önemli fırsatlar ile birlikte içerisinde ciddi riskleri de barındıran bu hızlı değişime ayak uydurmak ve riskleri bertaraf ederek, küreselleşmenin getirdiği fırsatlarından daha çok yararlanmak için başarılı bir stratejik yönetim sergilemek zorundayız. Hepinizin bildiği gibi Kardemir’in bugünlere gelmesi kolay olmamıştır. Ekonomik ve teknolojik ömrünü tamamladığı gerekçesi ile 1994 yılında kapatılmasına karar verilen bu tesisler, özelleştirildiği 1995 yılından sonra 2000’li yılların başında adeta ikinci kez kapanmanın eşiğine gelmiştir. Özellikle 2002 yılından sonra yaptığı yatırımlarla yeniden ayağa kalkan Kardemir, 81. yılına artık yeni umutlarla, yeni hedeflerle girmektedir. Hedefimiz, 2019 yılı sonunda Kardemir’i 3,5 milyon ton üretim seviyesine çıkararak, dünya ölçeğinde bir üretime kavuşturmaktır. Hedefimiz, katma değeri yüksek stratejik ürünlerle ürün çeşitliliğini artırmak, böylelikle hem ülkemizin dış ticaret açığının kapatılmasına katkıda bulunurken, hem de rekabet gücümüzü geliştirmektir. Hedefimiz, tüm üretim proseslerinde maliyetlerimizi azaltırken, ürün ve hizmet kalitemizle birlikte verimliliklerimizi artırmaktır. 

Haberin devamı ST Otomasyon Dergisi'nin Temmuz 2018 sayısında

Güncelleme Tarihi: 31 Temmuz 2018, 14:13

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

Proses Zirvesi

Robot Zirvesi

Dergiler
Partnerler