Mühendislik değişiklilerini iyi yönetebilmek dört temel prensibin uygulanmasına  bağlıdır. İlk prensip gereksiz değişikliklerden kaçınmaktır. Yeni ürün geliştirmek yenilemeli (iterative) bir çalışma olduğundan projelerde çok sayıda değişiklik arzusu ortaya çıkar. Oysa incelemeler her mühendislik değişikliğinin anlamlı olmadığını göstermiştir. İlk bakışta yararlı görülen çoğu değişiklik sonunda yalnızca çok küçük fayda sağlamakta, bu da değişikliğin getirdiği ekstra maliyetleri karşılamaya yetmemektedir. Dolayısıyla daha kararlı olup; ancak zorunlu revizyonları yapmak uygundur.

 
İkinci prensip iç ve dış etkileri minimize edilmiş değişiklikleri yapmayı önermektedir. İç etki parça ile etkileşecek diğer parçaları, dış etki de parçanın ait olduğu ürün ile birlikte çalışacak diğer ürünleri ve ürünün imalat sürecini kast etmektedir. Kısacası bu prensip konuya geniş perspektiften bakmayı sağlamaktadır.
 
Üçüncü prensip mühendislik değişiklilerinin ne kadar geç olursa o kadar yüksek maliyetli ve zor olduğu gözlemine dayanmaktadır. Bu nedenle de değişiklik gereksinimleri ilk fazlarda ortaya çıkarılmalı ve olabildiğince erken yapılmalıdır.
 
Dördüncü prensip mühendislik değişiklik yönetimini hızlandırmaktır. Pek çok uygulamada değişikliklerin sürüncemede  kaldığı, bir türlü sonuçlandırılamadığı görülmektedir. Ünlü bir firmada mühendislik değişiklik sürecinin toplam süresinin katma değer yaratan kısmı yüzde 8,5 olarak bulunmuştur. Burada düşülen tuzaklardan biri de geçici sıfatını taşıyan değişiklikler yaparak işleri iyice sürüncemede  bırakmaktır.
 
Bu prensiplere göre hareket etmiyorsanız değişiklikler sizi yönetiyor demektir!