Ben de biyografisini yeni bitirdim. O kitaptan size bir anekdot: “Bay Ohno bir gün kendisine bağlı bir fabrikayı gezerken atölye şefinin ekibiyle beraber canla başla çalıştığını görür. Durumu kısa bir süre izleyen Ohno şefe bir tebeşir alarak yanına gelmesini söyler. Şef işini bırakır, yanındakilerden biri de tebeşiri getirir. Ohno şefe yere bir çember çizmesini ve içine girmesini söyler. Sonra da şefe ‘Atölyende bir sorun var, o sorunu görmeden bunun içinden çıkmayacaksın’ der, gider. Öğleden sonra geri geldiğinde çemberin boş olduğunu gören Ohno çalışanlara şefi sorar, tuvalette yanıtını alınca kıpkırmızı kesilerek beklemeye başlar. Dönüşte şefe izin almadığı için iyi bir azar çeken Ohno, şefi tekrar çembere sokar. Sonrasında bir  kağıt alarak bir şeyler yazar ve zarfa koyarak müdüre verir ve ‘Bunu ben açın diyene kadar açmayacaksın!’ diye tembihler. Ertesi gün şef nihayet sorunu keşfettiğini Ohno’ya bildirmelerini ister. Ohno hemen gelip dinler, şefin anlattıklarını kabul ederek çözümün bulunmasını ister. Ohno ertesi gün tekrar atölyeye gelir, şef masasında harıl harıl çözüm geliştirmek için çalışmaktadır. Durumu gören Ohno şefi yine çok fena azarlar; ‘Çözümü ekibinle birlikte geliştirmek zorundasın’ diye çıkışır. Şef çalışanlara işlerini bıraktırır, hep birlikte problemi tanımlayıp çözüm üzerinde çalışmaya başlarlar. İki gün sonra geliştirilen çözüme onay almak için Ohno atölyeye davet edilir, açıklama yapılır. Ohno müdüre verdiği zarfı getirip okuması için haber gönderir. Ohno’nun yazdığı sorun ve çözüm atölye çalışanların bulduğu ile aynıdır. Ohno ayrılmak üzereyken şef soru sorup soramayacaklarını sorar. Ohno gülümseyerek izin verir. Soru Ohno’nun sorunu ve çözümü bildiği halde neden söylemeyip onlara buldurttuğudur. Ohno gülümsemesine devam ederek yanıtlar; ‘Sorunları görmek ve çözüm bulmak ekibinin işidir, benim işim ise sizleri geliştirmektir. Size bilgi verseydim gelişmenizdaha kısıtlı olurdu. Benim yöntemimle hem sorunları fark etmede, hem çözüm geliştirmede daha yüksek beceri düzeyine ulaşmış oldunuz…’
Ohno’nun anekdotlarına gelecek yazılarımda yine yer vermek arzusundayım. Bizde de imalat atölyesinin değil; ama imalatın bir tanrısı vardı: “Antepli Mennan (Aksoy) Usta”. Yapılmayacak makinaları yapabilen, teknik problemlere özgün çözümler getiren ve görmesini herkesten iyi bildiği için fuarlara girmesi yasaklanmış bir mucidimizdi. Bu köşede ve derslerimde kendisinden çok bahsetmişimdir. Geçen hafta aramızdan ayrıldı. Allah’tan kendisine rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.