Bugün dünyanın önde gelen sorunlarından birisi 1,2 milyar insanın elektriğinin olmaması. Kömür, düşük fiyatıyla bu insanların umudu! Çünkü onların kömür haricindeki kaynaklarla üretilen elektriğe ulaşma şansı yok! Elektriğe ulaşmadan da konforu bırakın, üretken, sağlıklı, hatta insanca yaşama şansları yok! İklim değişikliğinden korunmak için bu nedenle kömür kullanmamaya yönelik değil, CO2 emisyonunu kontrole dönük çalışma yapmaya gerek var.
CO2 emisyonun azaltılması için çeşitli yöntemler bulunuyor. Bunların şimdilik en cazip olanı “Karbon Depolama ve Yakalama” gibi genel bir isimle adlandırılanı. Bu yöntem atık CO2‘yü alıp atmosferle buluşamayacağı mekanlara; yeraltı jeolojik formasyonlarına bırakıyor. Böylelikle küresel ısınmanın ve okyanus asitlemesinin bir ölçüde önüne geçiliyor. Yöntemin iki avantajı var. Biri diğer seçeneklere kıyasla toplam maliyetin en düşük olması, ikincisi de mega tesislerde bile kullanılabilmesi.
Elektriğe kavuşma zorunluluğu, ucuzluk ve küresel ısınma konularını hep birden düşündüğümüzde gerçek çevreciliğin önceliğinin karbon depolama ve yakalama çözümünü uygulamaktan geçtiği görülüyor.