Fabrikalarda günde 400 ton tuğla, yılda 160 milyon adet de torba üretimi yapılacaktır. Araziler kısa sürede temin edilip inşaatlara başlanır. Bir yandan da dünyanın en iyi makina üreticileri araştırılmaktadır. Turgut Işık Almanya’da bulunan bu üreticilerle görüşür, anlaşır ve akreditif açması için bankaya talimat vererek tatile çıkar. Işık ailesi Bayramoğlu-Tuzla’da tatilde iken hükümetin devalüasyon yaptığı haberi gelir. Merkez bankasında döviz olmadığı için banka akreditifi henüz açamamıştır. Türk lirası değerinin yarısını yitirdiğinden ya ithalattan vazgeçmek ya da ilk yatırılan kadar bir tutarı daha bankadaki paraya eklemek mecburiyeti vardır. Turgut Işık mücadeleci bir insandır; amacına giden yolda önüne çıkan bu engeli aşacaktır, ek parayı zorlanarak da olsa temin eder ve akreditifin açılmasını beklemeye başlar.
Akreditifi bekleyen Işık’ın kaderine ikinci bir devalüasyon daha çıkar! Bu defaki devalüasyon da yüzde yüzdür. Durum bir öncekinden çok daha fenadır, çünkü yatırılması gereken tutar iki misline çıkmıştır. Ancak Turgut Işık’ın kitabında pes etmek, çaresiz kalmak gibi konular yazmamaktadır. Makinaları Almanya’dan getirtmeye kesin kararlı olan yatırımcı yaratıcılığını konuşturarak bambaşka bir yol bulur: Almanya’daki Türk işçilerini fabrikalarına ortak ederek onlardan toplayacağı paralarla Alman makina firmalarına ödeme yapmak!
Önce Türk ve Alman hükümetlerinden izinler alınır. Bartın ve yöresinden Almanya’ya gitmiş işçilerin isim ve adresleri temin edilir. Zonguldak, Amasra, Çaycuma, Devrek, Karabük, Kozcağız Sanayi ve Ticaret Oda Başkanları ve Belediye Reislerinden oluşan 45 kişilik bir grupla 1978 yılının 19 Aralık günü Düsseldorf’a varılır ve önceden kapatılan bir otele yerleşilir. Ertesi gün kiralanan 10 araba ve 10 şöför ile Köln, Münih, Gelsenkirchen vb.’ye gidilerek kiralanan toplantı salonlarında işçiler ile görüşülür. “Bir hayale değil, bir gerçeğe ortak ol!” sloganın yazdığı ve bitmiş fabrika fotoğraflarının yer aldığı broşür işçilerimize dağıtılır. Almanya’da yayınlanan Tercüman gazetesinin 21 Aralık 1978 tarihli nüshasına ilan vermek de unutulmamıştır. 40 gün içinde bütün hisseler satılır, makina üreticilerinin parası defaten ve peşin ödenerek ithalat gerçekleştirilir.
Hayat felsefesi “Hayat mücadele değil, mücadele hayattır” olan bu güzide insanın azmini ve diğer sıra dışı başarılarını saygıdeğer oğlu Rıza Kutlu Işık aynı isimli eserde anlatmış. Kendinizin ve çevrenizdekilerin mücadele ruhunu geliştirmek istiyorsanız okumalı ve okutmalısınız.
Işıklar içinde yat Turgut Işık!