Bir mühendislik yazısına psikoloji ile başlamamız şaşırtıcı gelebilir, ancak son bir iki yıldır enerji politikalarının belirlenmesinde insan davranışının anlaşılmasının zorunlu olduğu
ileri sürülmekte.
Enerji politikalarının doğru belirlenip arzulanan sonuçları getirmesi “enerji davranışı” denilen tüketici tutumlarının iyice kavranması ile gerçekleşebiliyor. Yasaklama, finansal teşvik ve ceza yöntemlerinin enerji politikalarının uygulanmasında yararları bulunmakla birlikte mutlak başarı getirmiyorlar. Arzulanan sonuçları yakalayabilmek, enerji davranışlarının anlaşılıp ona uygun yaklaşımlar geliştirilmesi ile olanaklı.
Enerji davranışı günümüz biliminde dört teori ile açıklanmaya çalışılıyor.
Bunların ilki ekonomik. Bu teori enerjinin bir mal olduğunu, dolayısıyla kullanımının fiyat sinyallerine bağlı olduğunu ileri sürüyor. Bu teori kısa dönem davranışlarını açıklayabiliyor. Ancak uzun dönemde başka faktörler gündeme geliyor. Örneğin havalar çok soğuduğunda enerji kullanımı fiyatlar ne olursa olsun artış gösteriyor. Dolayısıyla ekonomik teori tek başına yetersiz kalıyor.
İkincisi psikolojik teori. Buna göre enerji kullanımı “uyaran-tepki” modeline göre belirleniyor. İnsanlar faturayı gördüklerinde veya sayacı okuduklarında enerji kullanım düzeylerini koruyor veya değiştiriyorlar.
Üçüncü teori sosyoloji tabanlı ve enerji kullanımının görünmez, enerji sisteminin karmaşık olmasından hareket ediyor. İnsanların enerjiyi doğrudan kullanmadıklarını, yaptıkları faaliyetler sonucunda enerji harcadıklarını göz önüne alıyor. Teori yemek pişirme, çamaşır yıkama, ütü yapma vb. ayrık faaliyetlerin enerji tüketimini getirdiğini, tüketimi kontrol etmek için her bir özel davranışı hedef alan özel yaklaşımlar geliştirmek gerektiğini ileri sürüyor.
Son teori eğitim ile ilgili. Eğitimsel teoriye göre enerji kullanımı bir yetenek ve özel durumlar yaşanarak öğrenilebiliyor. Bu teori tüketicilerin homojen bir kitle olmadığını, her birinin farklı yetenek düzeylerinde, bambaşka öğrenebilme düzeylerinde olduklarını vurguluyor.
Dolayısıyla bireylerin çok farklı kullanım alışkanlıkları olduğunu, örneğin kiminin ön ödeme yapmayı kabul ettiğini, kiminin kaçak kullandığını, kiminin de farklı tarifeleri dikkate aldığını kanıt gösteriyor. Çok boyutlu bir konu olan enerji davranışını
anlama becerimizi geliştirebildiğimiz takdirde doğru politikalar üretebileceğiz. Bunun yanında bir kazancımız daha olabilir: kadınları anlamak. Anlayışlı bir yıl dileklerimizle…