banner573
x

İSO ve ENOSAD, “Giyim Eşyaları”nda dijital dönüşümü konuştu

İSO ve ENOSAD’ın “Sanayide Sektörel Dijital Dönüşüm Uygulamaları Webinar Dizisi”nin ikincisinde, “Giyim Eşyaları Sanayii” sektörü ele alındı.

İSO ve ENOSAD, “Giyim Eşyaları”nda dijital dönüşümü konuştu
Dergi

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından, Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği’nin (ENOSAD) katkıları ve İAS Yazılım iş birliği ile düzenlenen “Sanayide Sektörel Dijital Dönüşüm Uygulamaları Webinar Dizisi”nin ikincisinde “Giyim Eşyaları Sanayii” konuşuldu.

Teknoloji Girişimcisi & Teknoloji ve İnovasyon Danışmanı Ergi Şener’in moderatör olarak yer aldığı webinara; IAS Yazılım Genel Müdürü Dr. Hakan Özkara, Doruk Yönetim Kurulu Üyesi Aylin Tülay Özden ve MCS Otomasyon Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Adem Kayar konuşmacı olarak katıldı.

“COVID-19 İLE BİRLİKTE DAHA İYİ ANLAŞILDI”

IAS Yazılım Genel Müdürü Dr. Hakan Özkara, Endüstri 4.0’da hız, esneklik ve verimliliğin önemli olduğunu, stratejinin temelinde büyük verinin olduğunu söyledi.

Platform temelli iş modellerinin dünyayı hızla değiştirdiğini, Endüstri 4.0’ın bu değişimi, dönüşümü yönetebilme, en önemli temelli yetkinliğin büyük veriye sahip olmak ve büyük veriyi analiz edebilme kabiliyeti olduğunu ifade eden Özkara, uzun yıllardır bulut bilişimin, her yerden erişilebilirlik konusunda farkındalık yaratmaya çalıştıklarını, ancak pandemi döneminde bunun daha iyi anlaşıldığını ve fark edildiğini söyledi. 

Forbes’ta çıkan yazıyı atıfta bulunan ve pandemi süreci önümüzdeki 5 yıl içerisinde kurumların ya da şirketlerin gerçekleştireceği dijital dönüşümü, önümüzdeki 12-18 ayda gerçekleştirmesine neden olacağına dikkat çeken Özkara, “Endüstri 4.0’ın, fabrikanın duvarları arasına hapsolmuş bir şey olmadığını öğrendik. Süreçlere yaygın olduğunu, dünyaya yaygın olduğunu, hatta tedarikçilerinizle ve müşterilerinizle birlikte çalıştığında bir anlam ifade ettiğini öğrendik. Diğer yandan insanın önemi ortaya çıktı. İnsanlar sağlıklı olmayınca, milyon dolarlık makinaların, robotların fabrikaları ayakta tutmaya yetmediğini öğrendik. İçinde insan olmayınca büyük yatırımlar yaptığımız binaların, ofislerin, otomobillerin bir işe yaramadığını öğrendik. İnsanlara değer veren kurumların bu dönemde verimliliklerini koruyarak hatta artırarak devam edebildiklerini gördük. Geleneksel tedarik zincirinin ne kadar kırılgan olduğunu öğrendik. Dijital yöntemlerle daha alternatifli ve daha esnek bir modelin üzerine oturması gerektiğini deneyimledik.” dedi.

“SEKTÖRÜN, AKILLI ÜRÜNLERİ GÖZARDI ETMEMESİ GEREKLİ”

Giyim sanayi sektörünün emek yoğun bir sektör olduğunu, insana daha fazla bağımlı olduğunu bu nedenle dijital dönüşüme daha fazla yatırım yapması gerekliliğinin altını çizen Özkara, sektördeki dijital dönüşüm uygulamaları ile ilgili de şunları söyledi: “Müşteriye özel ve uyarlanabilir bir sipariş modeli var. Dolayısıyla kurgulanabilir, ürünün müşteriye özel olması ve esnek bir şekilde üretimi yönetebiliyor olmak gerekiyor. Sektörde müşteri çok önemli. Ne kadar kar edeceğine bile ürünü sipariş veren müşteri karar veriyor. Maliyeti doğru hesaplamak kritik. Operasonel süreçlere geldiğimizde numune takibi, ürün izlenebilirliği gibi konularda RFID, barkod sistemleri, büyük veri gibi birtakım araçları kullanarak önemli teknolojik faydalar sağlama imkanı var. Perakende mağazacılık ölmeyecek belki ama biraz daha sanallaşacak e-ticarete kayacak. Bu noktada AR gibi çeşitli teknolojileri kullanarak fiziksel olarak dokunmak o kıyafet insanın üzerinde nasıl duracak, mağazalarda akıllı ayna gibi uygulamalarla deneyimi müşteriye daha fazla yaşatmak. Ürün geliştirme tarafında 3 boyutlu yazıcılar, eklemeli imalat gibi yöntemlerle aksesuarların prototip olarak üretilip güzel olup olmadığının kontrol edilmesi kullanılması mümkün. Ürün yaşam döngüsünün en kısa olduğu sektörlerden biri. Yılda 4-5 tane farklı kreasyon çıkarmak zorundalar. Bunlardan her birinin ürün yaşam döngüsünün, ürün ailelerinin takibi önemli konulardan. Akıllı ürünleri, sektörün gözardı etmemesi lazım.” 

“GÖRÜNTÜ İŞLEME VE AR GÖZLÜKLERİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”

“Disruptive technologies”i yıkıcı değil, çığır açıcı teknolojiler olarak tanımladıklarını belirten Doruk Yönetim Kurulu Üyesi Aylin Tülay Özden, sanayi firmalarının MES/MOM ve ERP sistemlerine dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı.

Gerek tekstil gerekse giyim sanayi dijital araçlarla operasyonlarını yönetme becerisine sahip önemli sektörlerden biri olduğuna dikkat çeken Özden, “Sektörde geçmişte MRP yazılımlarını yapan firmalar da çok fazlaydı. Giyim sanayi bu tarz araçlarla işletmesinde bir şey yapmaya alışkın bir sektördür.” dedi. 

Özden, sektördeki dijital dönüşüm uygulamalarında, yapay zeka destekli görüntü işleme ve artırılmış gerçeklik gözlüklerinin önemine değindi: “Kumaş toplarının üzerinde kusur olup olmadığını inceleyen özel makinalar vardır. Pastallamadan önce toplarını kalite kontrol makinalarında inceler ve hangi santimetrede ne tip hatalar var, hataların birbirine uzaklığı ne kadar dolayısıyla topun hangi bölgesi birinci, hangi bölgesi ikinci kalite orayı kesip atacak mıyız ya da pastala buna göre mi dizeceğiz karar verirler. Yapay zeka destekli görüntü işleme sistemleriyle kumaş akarken üzerindeki kalite bozukluklarını tespit edip kaçıncı metrede hangi kalite bozukluğu var, toptan imalat yapmaya değer mi gibi kararlar verilebilen uygulamalar yapılıyor. Bununla birlikte operasyonel takip sırasında hangi istasyonların darboğaz olduğu, operasyon sürelerini ölçme, darboğazları genişletecek şekilde çevik olarak ikinci operatörü ya da makinayı ayarlayacak biçimde sürekli operasyonu dinamik olarak yönlendirebilen sistemler kullanılabiliyor. Artırılmış gerçeklik gözlükleriyle hem kalite kontrol hem de işi yapmak için operatörlere, bilgi beceri takviye edici ya da dikkat çekici uyarılar yapan çözümler kullanılıyor. Bunlar günlük operasyonu hızlandırma ve kaliteyi artırma gibi çözümler ve faydalar sağlıyor. Görüntü işleme teknolojileri, özellikle manuel operasyonların fazla olduğu yerlerde kritik öneme sahip. Görüntü işlemeyi de derin öğrenme, makina öğrenimi gibi algoritmalarla ürünü, parçayı ve kaliteyi algılayan yapılarla çözmek mümkün. Biz artık yavaş yavaş manuel prosesle üretim yapılan hatlarda dijital ve sensörlerle veri toplamadan, görüntü işlemeyle veri toplamaya geçen uygulamalar yapıyoruz.”

“DİJİTALE YATIRIM YAPANLAR KAZANDI”

Evden çalışmaya başlayıp da hem çalışmaların hem de toplantıların uzaktan yönetmek durumunda kalındığı Covid-19 döneminde dijital araçların kilit öneme sahip olduğunun altını çizen Özden, “İşletmelerimizdeki operasyonel yönetimleri ve aktüel durumları takip etmekte ve yönlendirmekte uzaktan ERP, MES/MOM sistemleri ve otomasyon sistemlerine sahipsek ve uzaktan erişimle ulaşabiliyorsak ne kadar kolay yapabildiğimizi gördük. Operasyonel yönetim açısından önemini anladık. Özellikle pandemi dönemi bir şeyleri bizzat gidip manuel olarak yapamayacağımızı, bir kısım araçlar kullanarak uzaktan yapabileceğimizi ve biz orada olmadan da bir kısım şeyleri yönetebileceğimizi bütün üretim yöneticilerine gösterdi. Dijitalleşme konusunda yatırım yapmış olanların avantajlı olduğu ortaya çıktı.” şeklinde konuştu.

“TÜMLEŞİK DİJİTALİZASYON NEDİR, NEDEN ÖNEMLİ?”

Bütünleşik dijitalleşmenin öneminin altını çizen MCS Otomasyon Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Adem Kayar, dijitalleşmede adım adım gitmenin, kültürü çalışanlara anlatmanın başarıyı getirdiğini savundu. 

Kaleme aldığı makaleden örnek veren Kayar, şunları söyledi: “Covid-19 sürecinde üretimi ne kadar fazla dijital faktörlerle yapıyorsanız, o kadar üretim sahasına giden sayısı azaldı. Dijital yapılarla onu yönetebilme imkanınıza daha fazla. Bilgisayarınızdan, tabletinizden ya da cep telefonunuzdan takip etme imkanınız var. Böylece uzaktan da olsa insanlar üretimlerine devam edebildi. Diğer yandan pandemi şunu da gösterdi; üretimin kendi ülke sınırları içinde olmasının da önemini gösterdi. Çünkü eğer sizin tedarik zincirinizdeki bir zincir koparsa, lojistiğini yapamadığınızda, ki yaşadık, artık ürünü ucuza bile tedarik edemez hale geldiğinizde, o ürün artık sizin ülkenize ulaşamıyor. Bunu maske konusunda, Avrupa ve ABD yaşadı. Belki Çin’den çok yüksek adetlerde ucuza alıyorlardı ancak pandemi nedeniyle tedarik zinciri koptu. Dolayısıyla kendi ülkemizde üretimin ne kadar önemli olduğunu da anladık. Kendi ülkemizde üretimi canlandırabilmek, farklı ürünler üretebilmek için maliyet avantajı sağlamamız gerekiyor. Çünkü bizim işçiliğimiz, enerji maliyetlerimiz vb. çok yüksek. Bu nedenle diğer ülkelerle rekabet edebilmek, rekabet avantajı sağlayabilmek için dijital altyapıyı, endüstriyel otomasyon sistemlerini üzerine emniyet sistemlerini, üzerine ERP sistemlerini yani tümleşik dijitalizasyonu (uçtan uca dijitalizasyon) uygularsanız ancak maliyetlerinizi düşürebilirsiniz. Bunu bu süreçte net olarak anladık.  

“HER AŞAMAYI DİJİTALLEŞTİRMEK MÜMKÜN”

Kayar, sektörde işin en başından pamuğun tarladan toplanmasından temizlenmesine, dokunan kumaşın kamera kontrolüyle hatalarının takibi, kayıt altına alınması, ham kumaşın boyanması, modellenmesi, konfeksiyonda kesilmesi kesildikten sonra ürün haline gelmesi ürünün üzerine RFID taqleri (etiketleri) yapıştırarak yaşam döngüsünün takip edilmesi gibi en sonuna kadar her aşamasının dijitalizasyonla, endüstriyel otomasyonla entegre etmenin mümkün olduğunu dile getirdi.
Kayar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anlık olarak ürünü hangi istasyona ne zaman girmiş çıkmış, istasyonda hangi işlemi ne kadar sürede görmüş tamamen otomatik olarak hattı yönetip aynı zamanda okuduğunuz veriyi veritabanına kaydedip daha sonra aynı ürüne başka görev yazarak başka bir lokasyondaki farklı bir istasyona yönlendirerek orada başka bir işlem yapılmasını da sağlayabiliyorsunuz.” 

“GELİŞTİRDİĞİMİZ UYGULAMAYLA ÜRÜNÜN TAKLİDİ YAPILAMIYOR”

Giyim sanayi sektöründe geliştirdikleri teknoloji ile ürününün taklidinin yapılamadığını uygulamalarından bahseden Kayar, “DNA’dan oluşan sıvıları bir kap içerisine koyup ürün haline getirip, ID’sini de buluttan yaptığımız yazılım ile takip edebiliyoruz. Bir başkasının o ürünü taklit etme ihtimali yok. Sıvıyı, ürünün neresine koyacağını ve sıvının olup olmadığını da göremiyor. Taklit edilip edilmediğinin takibini yapabiliyorsunuz. Biz bunu uyguladık.” ifadelerini kullandı.

GELECEK HAFTA TAKVİMDE NELER VAR?

İSO, ENOSAD ve IAS Yazılım iş birliğiyle 16 Haziran’da başlayan ve 16 Temmuz’a kadar devam edecek “Sanayide Dijital Dönüşüm Webinar Serisi”nde, 23 Haziran’da “Orman, Kağıt Ürünleri, Mobilya ve Basım Sanayii”, 25 Haziran’da ise “Kimyasal Ürünler, Plastik ve Kauçuk Ürünleri Sanayii”de dijital dönüşüm ve uygulamaları konuşulacak.
Webinarlara katılmak isteyenler, İSO’nun web adresinden ücretsiz olarak kayıt yaptırabiliyor.
 

Güncelleme Tarihi: 19 Haziran 2020, 09:37
YORUM EKLE

Noya

Halıcı

Dergiler
Partnerler