Dünyanın en büyük 5 takım tezgâhı ihracatçısından biri olan Tayvan, güçlü teknoloji altyapısı ve Sanayi 4.0 uzmanlığıyla dijital dönüşümde önemli bir yere sahip.
"TAYVAN'DA DEVLET TEŞVİĞİMİZ YOK AMA..."
Ankara Taipei Ekonomik ve Kültür Misyonu Ticaret Bölümü Direktörü Jason HSU, Tayvan’ın devlet teşvik mekanizmaları ve genel olarak ekosistemlerinin nasıl yapılandığına ilişkin verdiği demeçte şu ifadelere yer verdi:
“Bir devlet yetkilisi olarak, aslında Tayvan’da diğer ülkelerde olduğu gibi bir devlet teşviğimizin olmadığını söyleyebilirim. Şirketlerin her biri belirli bir alanda güçlü olacak şekilde gelişiyorlar. Tedarik zincirine entegre çalışan çok güçlü bir ekosistemimiz var. Tayvan hükümeti de bu alanda gelişmekte olan şirketleri bir bütün olarak destekliyor. Ve bu ortamda gerek takım tezgahı üreticileri, gerek makine üreticileri, hepsi piyasanın ihtiyaçlarına çözüm bulabilmek için birlikte çalışıyorlar ve hükümet bu ortak çalışmayı destekliyor. Aynı zamanda Tayvan hükümeti devlet olarak uluslararası organizasyonlarda da makine üreticilerine ve bu ekosisteme destek veriyor. Hükümet tarafından bu amaçla kurulmuş olan TAITRA’nın ve diğer uluslararası ticaret organizasyonlarının, yurt dışındaki organizasyonlarda yer alması için elçilikler açıyor ve elçilikler vasıtasıyla aktif bir şekilde bu şirketlere destek veriyor. Bizim global pazardaki mevcudiyetimiz bu şekilde oluşuyor.”
"TÜRKİYE İLE TİCARİ İLİŞKİLERİMİZDE BİR İVMELENME YAŞIYORUZ"
Tayvan’ın Türkiye pazarı için beklentileri ve planlarına ilişkin konuşan Jason HSU, ayrıca Türkiye pazarı için nasıl hamleler beklememiz gerektiğine ilişkin de şu açıklamaları yapıyor:
“Uzun yıllardır Türkiye, Tayvan’ın makine üretimi ve takım tezgâhı üretimi sanayisindeki temel pazarı ve hala Tayvan’ın en büyük 5 alıcı pazarından biri halinde. Türkiye uzun zamandır global pazarda da makine üretimi konusunda bir merkez haline gelmiş durumda. Şu aşamada Türkiye ile Tayvan olarak zaten ticari alışverişlerimizde bir ivmelenme yaşıyoruz; bu dönüşümsel yapı nedeniyle; teknolojinin de dönüşümü ve üretimlerin de bu teknolojiyle dönüşümü sayesinde. Ve bunun bizim ticaret ekosistemimizi de büyütecek bir itici güç olacağını düşünüyorum. Bildiğiniz gibi sanayinin bu teknolojik dönüşümü her taraf için zorlayıcı bir süreç haline geldi. Benim düşünceme göre buradaki en büyük zorluk öncelikle bu malzemelerin üretim süreçlerini dönüştürmek. Tayvan bu erişimi sağlamak için hazır. Biz burada bir zorluktan ziyade bir fırsat görüyoruz ve bu fırsatı bir ortaklığa dönüştürmeye hazırız.”



