- Fert başına enerji tüketimimiz OECD ülkelerinin altında. Bunun anlamı medeniyet yolunda daha gideceğimiz çok mesafe olduğu.
- Enerji yoğunluğu dediğimiz, “bir birim gayrı safi milli hâsıla üretmek için kullandığımız enerji miktarı” çok yüksek. Bu da enerjiyi düşük verimlilikle kullandığımızı gösteriyor.
- Santrallerimiz soğutma sularını denizlere, nehirlere akıtıyorlar. Soğutma sularındaki serveti göz göre göre ziyan ediyoruz!
- Türkiye 2011 yılında 46 milyar metreküp doğal gaz ithal etmiş. İthalat bedeli 8 milyar TL, satış bedeli ise 55 milyar TL. Yorumsuz.
- Yine geçen yılın petrol ithalatı 34 milyon ton. Maliyeti 17 milyar TL, tüketiciye satış tutarı 93 milyar TL. Yorumsuz.
- 2011 yılı elektrik üretimimiz 200 milyar kilowattsaat. Maliyeti 17 milyar lira, perakende satış tutarı 76 milyar lira. Yorumsuz.
- Özelleştirmede dağıtıcı firmalara verilen dağıtım kar payı % 50 oranında arttı. Kilowatt saat başına % 2,33 iken, % 3,49’a çıktı. Demek ki elektrik fiyatları artacak.
- Kayıp-kaçak hedefleri bölgelere göre değişen oranlarda yükseltildi. Demek ki elektrik fiyatları daha da artacak.

Bu durumda ne yapmalıyız?
Enerji verimliliği projelerine ağırlık vermeliyiz. Ürün kalitesinden, emniyetten ve çevre koruma ilkelerinden fedakârlık etmeksizin, üretimi azaltmaksızın, enerjinin daha verimli kullanımı doğrultusunda yeni imalat süreçleri organize etmeliyiz. Bu alanda geliştirilmiş yeni teknolojilere geçiş yapmalıyız.
Enerjinin gereksiz kullanım sahalarını belirlemeli, israfı minimum düzeye indirmeli veya tamamen ortadan kaldırmak için sistemli çalışmalar yapmalıyız.

Evlerimizde LED tabanlı aydınlatmaya geçmeli ve ampulü söndürmeliyiz.