Endüstriyel güç aktarım sistemlerinin temel öğesi olan bu elemanlar ancak yoğun mühendislik çabalarıyla geliştirilebiliyor. Çok düzgün ve yüksek verimle çalışabilmeleri için son derece dar toleranslarla imal edildiklerinden bu alanda yenilik yapmak kolay değil. Zorluklara rağmen kısa sayılabilecek sürede redüktörleri önemli ölçüde küçültüp “güç yoğun” hale getiren mühendisler teşekkürü ve alkışı da hak ediyor…
* * *
Öte yandan redüktörlere bu denli mühendislik yatırımı yapılması değerlerini arttırdığından iyi bakım programları ile ömürlerinin kısalmasının önüne geçilmesi gerekiyor. Neyse ki redüktör bakımı zor iş değil! Dikkat edilmesi gereken yalnızca dört husus var; yağlama, sıcaklık, titreşim ve gürültü. Bunların en önemlisi yağlama, çünkü yağ hem aşınmayı engelliyor hem kısmen soğutma sağlıyor. Millet olarak bu konuyu iyi bildiğimizden endişem yok! Gelgelelim yağın bir ömrü var, sonunda viskozitesi bozuluyor, değiştirmek gerekiyor. Genel veya bazı noktalardaki sıcaklık yükselmeleri de kayıp ve ömür
kısalması anlamına geliyor. Buna yağ da dahil. Bu nedenle sürekli sıcaklık ölçümü yapılmak zorunda!
Gürültü de bir başka anormallik göstergesi. Bunun için de operatörün kulaklarına ihtiyaç var. Tabii kulağın limitleri olduğundan titreşim ölçümlerine muhtacız.
* * *
Doğru bakım yapmak redüktörleri geliştirenlere duyulan saygının da bir göstergesidir…