Kuvvet sensörleri  bilimsel araştırmalardan  uzay maceralarına kadar  pek çok alanda kullanılmakta.   Endüstriye gelince bakın nerelerde nasıl değer yaratıyorlar:
 
• Dökümden  çıkan parçaların temizlenmesinde,  çapaklarının alınmasında kullanılan esir robotlara -hadi bilinen ismini yazayım; manipülatörlere- yerleştirilen haptic sensörler operatöre parçayı düşürmeden, zarar vermeden manipüle  etmesi için ne kadar kuvvet uygulaması gerektiğini  hissettiriyor. Böylelikle sanki işi elleriyle yapıyormuşçasına natürel davranabiliyor.  Tabii kendisi emniyette ve dökümhanenin kirli havasından uzaktayken…
 
• Haptic ve görme sensörlerine birlikte sahip robotlar her açıda kesme ve taşlama operasyonlarını başarıyla gerçekleştirebiliyorlar.
 
• Hassas ve oldukça küçük parçaların montaj işlemleri fikstürsüz yapılabiliyor, kalemtraşların mesela.
 
• Performansın çok önemli olduğu jet motorlarının bıçakları ne kadar düşük toleranslı olursa o kadar iyi. Haptic sensörlü robotumuz  bıçağa profillerini
+/-  37.5 mikronla, insan yeteneğinin üstünde veriyor.  Bu alanda robotun tek rakibi üç boyutlu yazıcılar.
 
• Bursa’daki bir fabrikada otomobil koltuklarının kalite konfor düzeyi “altın popo” lakaplı kişi tarafından değerlendirilir. Oturduğu koltuğu beğenmezse kusurunu ve nasıl düzeltileceğini  söyleyen uzmanımızın görevine ABD’li bir robot talip.
 
21-22   Ekim’de daha neler neler öğreneceksiniz…