Özellikle pazar günkü gazetelerde karşımıza çıkan tam sayfa yeni daire / villa / bina / rezidans / site / plaza satış ilanları ‘yeşil bina’ kavramının kızışan rekabette öne geçme amacına hizmet eden unsurlardan biri olarak kullanıldığını gözler önüne seriyor. Hemen söyleyeyim bir akıllı bina savunucusu olarak gerekçesi ne olursa olsun konunun popülarize edilmesinden çok memnunum.

‘Yeşil bina’ kavramı bina yaşam döngüsü olarak adlandırılan; yapım aşamasından kullanımına ve tabiri caizse binanın ölümü diyebileceğimiz yıkımını dahi kapsayan bir döngü. Yaşam döngüsü içinde yeşil bina kavramı inşaat aşamasında doğal çevre tahribatının en aza indirilmesi ve hafriyat sırasında oluşan atıkların değerlendirilmesi ile başlıyor. Kullanım sırasında ise yağmur sularından istifade etmeye, yeşil katmanları ile sera etkisinin azaltılmasına, oksijen üretilmesine, enerji tasarrufu sağlamasına, güneş ve rüzgar başta olmak üzere yenilenebilir enerjilerden yararlanmaya ve yalıtım sistemlerinin etkinliği sayesinde meskunlarının daha düşük faturalar ödemelerine katkıda bulunmaya değiniyor. Aslında buraya kadar sözü edilmiş olan yarar ve etkiler kamuoyu tarafından nispeten daha fazla bilinen konular.

Üzerinde daha az durulmakla birlikte yaşam döngüsünün son aşaması olan kullanımdan kaldırma safhasında da önemli bir konu yer almakta. Bu da yıkım ile oluşan her şeyin geri dönüştürülmesi titizliği. Örneğin atık betonlardan agrega elde edilip başka binalarda kullanılması ciddi bir yeşil bina uygulaması. Ben bunu vefat edenlerin sağlıklı organlarının başkalarına nakledilmesine benzetiyorum. Geri dönüştürülen malzeme kullanmak; hem atıkları azaltmak, hem taşımalardan hem de malzemeden tasarruf etme sonuçlarını yarattığından dolayı çok çevreci bir çözüm oluyor. Bu uygulamanın ülkemizden iki örneğini gururla gösterebiliyoruz. Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Merkezi ile Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Yurdu bu kapsamdaki binalar.  

Sağladıkları faydalar bilindikçe daha geniş kitlelerin yeşil bina fanatiği olacakları düşüncesindeyim. Ancak bunun için de yalnızca endirekt etki yapacak inşaat firma reklamlarının yeterli olmadığı da açıktır. Siz de yeşil bina bilincinin yaygınlaştırılması misyonuna kendinizi yakın hissediyor ve bunu dünyamızın geleceğine bir yatırım olarak görüyorsanız emin olun doğru dergiyi okuyorsunuz. İçten saygılarımızla...