Montaj hattının esnekliği, stoksuz çalışma, 5S adıyla bilinen tertiplilik, İsviçre çakısı gibi değişik işlevler gören iş görenler, üretim temposunun talep hızına senkronize olması, kaliteyi sürekli iyileştirmek isteyen kalite çemberleri isimli gruplar, kolay iletişimi sağlayan andon ışık sistemi ve birtakım başka farklıklar dikkatlerini çeker. Gördüğü yapıya “Yalın Üretim Sistemi” der. Yalın kelimesi bir yandan üretim sisteminin gereksiz olan her şeyden arınmış olmasını ifade etmektedir, diğer yandan da Toyota sistemi adını engellemektedir! Womack gözlemlerini 1990 yılında yayınladığı “Dünyayı Değiştiren Makine” isimli kitabında toplar. Kitap dünya çapında ilgi görür, “Yalın Üretim” kesikli üretim endüstrisinde norm olur.
Yıllar içinde firmaların yalın üretime yönelik çalışmaları yaygınlaşıp derinleşince Toyota çalışanlarının ABD’li profesöre yalnızca buzdağının su üzerinde kalan kısmını göstermiş oldukları ortaya çıkar. Evet, “Yalın Üretim” yaklaşımı ürünlerin daha iyi yapılmasına katkıda bulunmakta verimliliği, maliyeti, kaliteyi iyileştirmektedir. Fakat bu iyileştirme sınırlıdır. Dolayısıyla asıl neden değildir. Demek ki Japonlar kendilerine asıl rekabet gücü getiren faktörü rakiplerden gizlemişlerdir. Ancak iletişimin bu kadar güçlü olduğu çağda gizlilik uzun süremez. Saklanmaya çalışılan “Yalın Tasarım” açığa çıkar.