EY-Parthenon’un “Türkiye İnşaat Sektörü Görünümü 2025” çalışması, sektörün 2024’te yaklaşık 61 milyar Euro ile zirveye ulaştığını; 2025–2027 döneminde ise 70–77 milyar Euro ve yaklaşık %7 bileşik yıllık büyüme (YBBO) öngörüldüğünü ortaya koyuyor. Raporda, deprem sonrası yeniden inşa, kentsel dönüşüm, büyük ölçekli kamu yatırımları ve veri merkezi-lojistik altyapılarının sektörün ana itici güçleri olduğu vurgulanırken; buna karşın hızla yükselen maliyetler, finansmana erişim zorlukları ve işgücü sıkıntısının büyüme önünde başlıca riskler olduğu belirtiliyor.
İNŞAAT, EKONOMİNİN LOKOMOTİFİ OLMAYA DEVAM EDİYOR

EY-Parthenon Türkiye Şirket Ortağı ve Enerji Sektörü Lideri Cem Çamlı, raporla ilgili değerlendirmesinde inşaatın Türkiye ekonomisindeki merkezi rolüne vurgu yaparak, “İnşaat sektörü; artan nüfusun barınma ihtiyacını karşılamak, altyapıyı genişletmek ve enerji-lojistik-sanayi gibi ana sektörlerin büyümesine doğrudan katkı sağlamak suretiyle ekonomimizin sürdürülebilir büyümesinde lokomotif görevi üstlenmiştir.” ifadelerini kullanıyor. Çamlı, 2025 üçüncü çeyrek verilerine göre inşaatın dönem içinde %13,9 ile en hızlı büyüyen sektör olduğunu hatırlatarak, 2027’ye kadar devam eden istikrarlı büyüme beklentisinin temellerini; demografik eğilimler, devlet politikaları, büyük kamu altyapı hamleleri ve kentsel dönüşüm programlarına bağlıyor.
2024 TABLOSU ZİRVEYE ÇIKIŞIN ANATOMİSİ
- Pazar Büyüklüğü: EY-Parthenon, 2024’te Türkiye bina inşaatı hacminin yaklaşık 61 milyar Euro seviyesine yükseldiğini raporladı.
- Konutun Payı: Konut inşaatı, pazarın yaklaşık %83’ünü oluşturuyor. Konut segmenti; artan konut fiyatları, hane sayısındaki yükseliş ve kentsel dönüşüm teşvikleriyle desteklendi. (Örnek teşvik: İstanbul için her konuta ~65 bin Euro destek uygulamaları.)
- Konut Dışı Dinamik: Konut dışı inşaat yıllık %46 büyüme gösterdi; özellikle hastaneler, OSB’ler, veri merkezi ve lojistik tesisleri öne çıktı.
- Yenileme: Yenileme pazarı 2024’te zirveye ulaşarak yaklaşık 19 milyar Euro seviyesine çıktı; deprem sonrası yeniden yapılanma ve kentsel dönüşüm bu artışın ana itici gücü oldu.
- Üretim ve Gelir Göstergeleri: Üretim endeksi 2024’te 115 seviyesine gelirken; gelir endeksi 2024’te 706 seviyesine yükseldi (maliyet artışlarına rağmen gelirin arttığına işaret ediyor).

2025–2027 PROJEKSİYONUNDA HACİMSEL BÜYÜME VE SEGMENTLERİN ROLÜ
- EY-Parthenon, sektörün 70–77 milyar Euro aralığına ulaşmasını ve yaklaşık %7 YBBO ile 2027’ye kadar istikrarlı genişleme göstermesini bekliyor.
- Konut Segmenti: Hane sayısındaki artış, özellikle tek kişilik hanelerin yükselişi ve kentleşme eğilimiyle desteklenmeye devam edecek.
- Konut Dışı: Ticari inşaatta beklenen %8 civarı YBBO, veri merkezleri, lojistik depolar ve OSB yatırımları ile yönlendirilecek. Raporda 18 ilde planlanan yeni bölge düzenlemelerinin bu kapsamdaki etkisine dikkat çekiliyor.
- Yenileme: Yenileme pazarının 2027’ye kadar 23–26 milyar Euro aralığına çıkması bekleniyor; Kahramanmaraş–Hatay depreminin ardından planlanan yeniden inşa programı (yaklaşık 417 bin konut) bu trendin can damarı olacak.
TALEP, KAMU YATIRIMLARI VE TEKNOLOJİ UYUMU
Raporun vurguladığı başlıca büyüme unsurları ise şunlar:
- Afet sonrası yeniden inşa ve kentsel dönüşüm programları, kısa–orta vadede güçlü talep yaratıyor.
- Kamu altyapı yatırımları (akıllı şehirler, bölgesel altyapı projeleri) ve teşvikler sektörü destekliyor.
- Veri merkezleri ve lojistik merkezleri gibi konut dışı büyük ölçekli özel sektör projeleri yeni lokomotif görevini üstleniyor.
- Teknoloji yatırımları (BIM, yapay zeka entegrasyonları, robotik uygulamalar) verimliliği artırma ve maliyet baskılarını azaltma potansiyeli sunuyor.
BÜYÜMENİN GÖLGESİNDEKİ GERÇEKLER
Rapor aynı zamanda şu dikkat çekici uyarıları da gündeme getiriyor:
- İnşaat maliyetleri 2021–2024 arasında TL bazında yaklaşık 5 kat artmış; maliyet endeksi 2021’de 100’den 2024’te 505 seviyesine yükselmiş. Bu yukarı yönlü baskı, karlılık üzerinde belirgin bir erozyona neden oluyor.
- Kredi bulunabilirliği ve yüksek faiz ortamı, projelerin zamanlamasını ve ölçeğini sınırlıyor. Ancak rapor, Aralık 2024–2025 arasında politika faizinde görülen düşüş beklentilerinin kredi koşullarını zamanla rahatlatabileceğine de işaret ediyor (örneğin politika faizinin %47,5’ten %30,0’a gerilemesi beklentisi).
- İşgücü kısıtları ve kapasite sorunları, regülasyon ve ruhsat belirsizlikleri ise uygulama sahasında projelerin hızını frenleyebilecek diğer ana riskler arasında bulunuyor.

SEKTÖRE YOL GÖSTEREN STRATEJİK ÖNERİLER
EY-Parthenon’un çalışmasından çıkarılabilecek öne çıkan stratejik yaklaşımlar arasında;
- Teknoloji ve Verimlilik Yatırımlarını Hızlandırmak: BIM, dijital ikiz ve otomasyon ile maliyet ve zaman yönetiminde kazanımlar sağlanmalı.
- Alternatif Finansman Mekanizmaları Geliştirmek: Tasarruf finansmanı, yapı-bazlı finansman, taksitli ve faizsiz modeller gibi çözümler konut talebini canlı tutmak için kritik.
- Dayanıklı ve Sürdürülebilir Malzeme Yatırımları: Deprem sonrası normlara uygun, enerji verimli ve çevresel açıdan sürdürülebilir çözümler öne çıkmalı.
- Kamu-Özel İş Birlikleri (PPP) ile Büyük Altyapı Projelerini Hızlandırmak: Veri merkezi, lojistik ve OSB projelerinde kamu desteğiyle risk paylaşımı mekanizmaları tesis edilmeli.
EY-Parthenon’un raporu, Türkiye inşaat sektörünün hem güçlü bir toparlanma gösterdiğini hem de 2027’ye doğru istikrarlı büyüme potansiyeli taşıdığını net biçimde ortaya koyuyor. Ancak hızlı büyümenin sürdürülebilir olması için maliyet baskılarına, finansman kısıtlarına ve regülasyon belirsizliklerine karşı somut adımlar atılması gerekiyor.





