Fransız Riviera’sındaki Eco Valley Nice Belediyesi ile Fransa Hükümetinin enerji verimliliği konusunda örnek projelerin sergilenmesi amacıyla desteklenen bir yöre. Schneider Electric buradaki ilk fabrikasını 1971 yılında kurmuş. İkinci ve son binası da Odyssée projesi ile başlatılıp 2011 yılında tamamlanmış. Binalarda şirketin proses kontrol PAC serisi üretiliyor ve yazılım geliştirme projeleri yürütülüyor. 5.000 metrekareden biraz daha fazla kapalı alana sahip ve 12 milyon euro’ya tamamlanmış Odyssée’ye çalışanların taşınmasından yalnızca bir hafta sonra, henüz çok yeni iken 27 Ekim’de gittim.
Odyssée binası kuruluş aşamasında düşük enerjili bina (low energy house) olarak tasarımlanmış. Bilindiği gibi “düşük karbonlu ev”, “yeşil bina”, “eko-bina” gibi giderek sıkça kullanılmaya başlayan terimler enerji verimliliği yüksek, çevresi ile enerji alış-verişi çok az olan yapıları anlatmakta. Odyssée de metrekare başına yılda 50 kWh ile bu alanda en iyi örneği oluşturuyor.

Düşük enerjili binaların en başta iyi yalıtılmaları gerekiyor. Bu doğrultuda Odyssée’de hem duvarların hem de çatı malzemelerinin seçimine en baştan dikkat edilmiş.

Bina kuzey-güney yönünde konumlandırılarak doğal hava akımlarından yararlanılması sağlanmış. Batı tarafı çalışma saatlerinde daha fazla güneş aldığı için ofisler, toplantı odaları ve koridorlar güneşten korunacak şekilde doğu tarafına yerleştirilmiş. Yine Odyssée’nin batı tarafı çatıdan yere kadar binanın iki metre uzağından geçen siyah renkli bir metalik çit ile korunmuş. Çit bir yandan binayı gölgede tutarak soğutma gereksinimini azaltırken diğer yandan topladığı ısıyı binanın gerek duyulan kısımlarına, en başta da ısıtma suyu gereksinimini karşılamaya gönderiyor.  Öte yandan yörede batıdan çok kuvvetli rüzgarlar esmekte. Bunlar zaman zaman metrekareye 1.000 kgf ile basınçlar yapabiliyor. Çit bu rüzgardan camları koruma görevi de üstlenmiş durumda.

Odyssée gibi bir binanın yenilenebilir enerjiden yararlanmaması düşünülemez. Bu doğrultuda fotovoltaik bir çatıya sahip. Tabii çatıdan güneş ışığının girmesine de izin veriliyor. Ancak güneş ışığı diğer binalarda gördüğümüz gibi camdan değil, özel bir plastik filmden geçiriliyor. Dolayısıyla ışınlar içeriye homojen biçimde dağıtılmış oluyor, gölge ve kamaşma yaşanmıyor. 

Enerji tasarrufu için tüm toplantı odalarına varlık (hareket değil!) sensörleri yerleştirilmiş, kimse olmadığı zaman ne iklimlendirmeye ne de aydınlatmaya enerji harcanıyor. 

Beni en çok şaşırtan özellik iklimlendirme sistemi oldu. Hava-hava ısı eşanjörü ile çalışan bu sistem basınç ve hacmi ayarlayarak işlevini yerine getiriyor ve bu süreçte en küçük bir klima gürültüsü ve rüzgar hissedilmeden ideal serinlik-ılıklık’a ulaşılıyor. Geziye kılavuzluk eden yetkili, tüm sistemin kendi sensörleri olduğunu ve arıza halinde kesin lokasyon belirleme yapılabildiğini açıkladılar. 

Öte yandan Odyssée bina yönetim yazılımı Vizelia’nın kontrolü altında kullanılıyor. Enerji değerleri ölçülüyor, analiz ediliyor ve hep daha ileriye, mükemmele taşınıyor. Zaten Odyssée’nin mottosu da Mükemmellik Tutkusu: “The passion for excellence”. Bu tutku Odyssée’ye Fransızların düşük enerji kullanım sertifikası olan “BBC-Bâtiment de basse consommation énergétique”i kazandırmış.  

Schneider Electric bir Fransız firması olmasına karşın ismi Almanca ve terzi anlamına geliyor. Odyssée’nin yaratıcısı Schneider Electric aynı zamanda akıllı bina çözümleri sunuyor. Terzi kendi söküğünü dikemez dense de Schneider Electric Odyssée’si ile bu söylemi değiştirmiş bulunuyor.