Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) “Uygun Fiyatlı ve Adil Temiz Enerji Geçişleri için Stratejiler” Strategies for Affordable and Fair Clean Energy Transitions) başlıklı bir rapor yayımladı. Raporda dünyanın 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma amacının ek bir yatırıma ihtiyaç duyduğu fakat bu yatırımların küresel enerji sisteminin işletme maliyetlerini mevcutta olan politika senaryolarına kıyasla, önümüzdeki on yıl içerisinde yarıdan fazla azaltabileceği vurgulandı. Rapora göre dünya genelinde tüketiciler 2022 senesinde enerji için yaklaşık 10 trilyon ABD doları harcadı, bu bilgi kişi başına ortalama 1,200 ABD dolarından fazla bir harcama yapıldığı anlamına geliyor. Yüksek maliyetler, temiz enerji teknolojilerinin her zaman fosil yakıt temelli teknolojilerden daha pahalı olduğu görüşünün temelini de çürütmüş oluyor.  Dünya üzerinde bugün 750 milyon insan elektriğe erişimden yoksun bir hayat sürüyor, 2 milyardan fazla insan ise temiz pişirme teknolojilerine ve yakıtlara ulaşımda sıkıntı yaşıyor.

NZE SENARYOSUNDA 2035 YILI HEDEFLERİ

Yenilenebilir enerjinin dışında, Hindistan’da LED aydınlatma ve Çin’de elektrikli araçlara yönelik örneklere baktığımızda; maliyet düşüşlerinde inovasyon, hızlandırılmış dağıtım, ölçek ekonomileri ve politika desteğiyle oluşan bir döngünün oluştuğunu görüyoruz. Enerji sağlamanın bütünsel maliyetlerinin hepsini göz önünde bulundurduğumuzda 2050’ye kadar Net Sıfır Emisyon (NZE) Senaryosunun 1,5°C hedefine ulaşmanın, bugünün küresel düzeyde geçerli politik ayarlarına dayanan Belirtilen Politikalar Senaryosundan (STEPS) daha az maliyetli olacağı belirtiliyor. Günümüzde harcanan toplam tüketici enerji harcamalarının yaklaşık yüzde %50’si petrol ürünlerine, yüzde 35’i ise elektriğe gidiyor. Fakat 2035 yılına gelindiğine NZE senaryosuna göre, toplam enerji harcamaları içinde elektriğin payı yüzde 50’ye yükselirken, petrolün payı yüzde 25’e düşüş sağlayacak.  Küresel ısınma kaynaklı yaşanan iklim değişikliği, dünyanın çoğunluğunda canlı yaşamlarını ve geçim kaynaklarını etkileyerek yaşam maliyetleri üzerine ek bir baskı oluşturuyor. Bu gerçeklik özellikle yoksul ve savunmasız toplulukları daha fazla etkileyerek yaşamsal döngünün zorlayıcı olmasına sebebiyet veriyor.  Salt taleple gerçekleşmesi mümkün olmayan temiz enerji geçişlerinin faydalarının yaşama dahil edilmesi, gerekli olan daha yüksek seviyelerdeki ön yatırımların sağlanmasına bağlı. Fakat temiz enerji projeleri için finansman maliyetleri, özellikle yüksek sermaye maliyetiyle karşı karşıya olan yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerde önemli bir engel oluşturuyor.

IEA İcra Direktörü Fatih Birol, “Veriler, temiz enerjiye geçişte ne kadar hızlı hareket edilirse, bunun hükümetler, işletmeler ve hane halkları için o kadar uygun maliyetli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Politika yapıcılar ve sektör liderleri bugün harekete geçmeyi ve harcama yapmayı ertelerse, yarın hepimiz daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacağız. Yeni raporumuzda yer alan ve türünün ilk örneği olan küresel analiz, enerjiyi daha fazla insan için daha uygun fiyatlı hale getirmenin yolunun geçişleri yavaşlatmak değil hızlandırmak olduğunu gösteriyor. Ancak yoksul hane halklarının, toplumların ve ülkelerin yeni temiz enerji ekonomisinde bir yer edinmelerine yardımcı olmak için çok daha fazlasının yapılması gerekiyor” açıklamasını yaptı.

İklim Değişikliği Sorununa Karşı Mücadele Devam Ediyor İklim Değişikliği Sorununa Karşı Mücadele Devam Ediyor

Editör: Semra Çakmak