Röportaj: Murat Tanık

TOSB, Kocaeli bölgesinde faaliyet gösteren ana üretim fabrikasında, 2023 yılında tamamlanan 250 milyon TL’lik ek üretim tesisi yatırımını tamamlayan Birinci Otomotiv 1000’in üzerinde kişiye istihdam sağlıyor. Bina yatırımına paralel olarak 2022 ve 2023 yıllarında hem sıcak dövme hem de talaşlı imalat hatlarında toplamda 400 milyon TL tutarında makina yatırımı gerçekleştiren Birinci Otomotiv’in Satış ve Pazarlama Müdürü Gülnur Daş ile şirketin alanında gerçekleştirdiği ilkleri, yakın dönem yatırımlarını ve dijital dönüşüm çalışmalarını konuştuk.      

Şirketinizin yapılanmasını kısaca anlatmanızı rica ediyoruz. Şirketiniz alanında hangi ilklere imza attı?

Birinci Otomotiv, kökleri 1970’li yılların başına dayanan, yüzde 100 yerli sermayeye sahip bir aile şirketidir.

Talaşlı imalat yanında, 1988 yılında sıcak dövme ve 2007 yılında montaj proseslerini de  bünyesine katarak, katma değerli üretim yapan entegre bir tesis olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Firmamız, başta Otomotiv Ana Sanayi olmak üzere, forklift ve tarım gibi pek çok sektörde global çapta adını duyurmuş, güvenilir ve tercih edilen bir tedarikçi konumundadır.

Mühendislik yetkinliği yüksek, Ar-Ge ve inovasyona önem veren ve yatırım yapan bir şirketiz.   Ar-Ge harcamalarına göre 2022 yılında Türkiye’de bulunan ilk 250 şirket arasında da yerimizi aldık.

Çalışma sistemini kendimiz tasarladığımız ve Türkiye, Avrupa ve ABD’de de bu sistemin patentini tescillediğimiz elektrikli basamak ile Türkiye’de OEM seviyesine üretim yapan ilk yerli firmayız. Ayrıca Dünya’da satılan her 100 araçtan 6 tanesinde Birinci’nin ürettiği çeki kancası bulunmaktadır.

Yakın dönemde ne tür bir yatırıma imza attınız? Bu yatırımın çıktılarını rakamlarla paylaşır mısınız? Bu yıl ya da 2024 için varsa yeni yatırım planlarınızı ve hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?

Firmamız, ürün yelpazesini hem mevcut hem de yeni sektörlerde genişletmek, gücünü ve pazar potansiyelini artırmak ve coğrafi olarak müşterilerine daha yakın olmak amacı ile global çapta yatırım yapmaktadır. İlkini 2018 ve ikincisini 2022 yılında gerçekleştirdiği Almanya lokasyonlu üretim tesisleri satın alımı ile demiryolu, madencilik, makina gibi farklı sektörler de faaliyet göstermeye başlamıştır.

2020 yılından bu yana Amerika ‘da faaliyetini sürdüren satış ofisimiz ile birlikte Amerika pazarında da iş hacmimizi ve marka bilinirliğini her geçen gün artırmayı hedeflemekteyiz.

TOSB, Kocaeli bölgesinde faaliyet gösteren ana üretim lokasyonumuzda, 2023 yılında tamamlanan 250 milyon TL’lik ek üretim tesisi yatırımı ile toplamda 33.000 metrekarelik kapalı alana ulaşmış olup, 1000’in üzerinde kişiye istihdam sağlamaktayız. Bina yatırımına paralel olarak 2022 ve 2023 yıllarında hem sıcak dövme hem de talaşlı imalat hatlarımızda toplamda 400 milyon TL tutarında makina yatırımı gerçekleştirilmiştir.

Otomotiv ve Tedarik Sanayi sektöründe bir üretici olmanın kolay/zor yönleri neler?

Otomotiv ve tedarik sanayi sektöründe üretici olmanın pek çok artıları ve eksileri bulunmaktadır. Global çapta değerlendirirsek, Türkiye’nin coğrafi konumu dolayısı ile hammadde temini ve ürün dağıtımındaki kolaylık, lojistik açıdan büyük bir avantajdır. Ayrıca yetişmiş iş gücü açısından da ülkemiz büyük bir potansiyele sahiptir. Türkiye’de otomotive hizmet eden, üretim yapan birbirinden farklı pek çok tedarik sanayi kuruluşunun olması da tedarik zinciri konusunda büyük kolaylıklar ve maliyet avantajları sağlamaktadır.

Birinci Otomotiv olarak global pazarlarda yıllardır faaliyet göstermekteyiz. Uluslararası pazarlarda da iş yapmak, teknolojik yeniliklere daha hızlı adapte olmamıza ve en son üretim tekniklerini kullanmamıza yardımcı olmaktadır. Uluslararası iş birliği ve ortaklıklar, yeni pazarlara açılmamıza ve teknik bilgi paylaşımına da imkan tanımaktadır.

Bahsetmiş olduğum avantajların dışında, son dönemde etkisini daha yoğun hissettiğimiz zorluklar ve dezavantaj yaratan durumların da varlığı göz ardı edilemez.

Özellikle pandemi sonrası artan girdi maliyetleri tedarik sanayini ciddi etkilemiş olup, bu yükün büyük bir kısmının üreticiler tarafından karşılanması zaten düşük olan kar marjlarının erimesine, tedarik sanayiinin finansal sağlığının bozulmasına neden olmaktadır. Globalde ve ülkemizde yaşanan ekonomik gelişmelere paralel olarak paraya erişimin zor olduğu bir dönemde sanayicilerin yatırım yapmasının da önü kapanmakta ve bu da beraberinde kapasite darboğazları ve üretim aksamalarına neden olmaktadır.

Otomotiv sektöründe genel olarak rekabet oldukça yoğundur, satılan ürünlerin fiyat seviyesini pazar belirlemekte ve rekabet avantajı sağlamak için maliyetlerinizi düşürmek zorundasınızdır. Bu nedenle teknolojiye yatırım yapabilmek, verimlilik ve inovasyon çalışmaları son dönemlerde oldukça önem kazanmıştır.

Şirketinizin dijital dönüşüm vizyonu nedir? Varsa örnek başarılı uygulamalarınızdan bahseder misiniz?

1994 yılında, henüz Endüstri 4.0 ve Dijitalleşme terimleri yokken, kendi ERP yazılımlarımızı geliştirmeye başlamakla dijital dönüşüme ilk adımımızı attık. Çalışmalarımızı daha sistematik hale getirmek için de 2020 yılında Dijital Dönüşüm Yol Haritamızı oluşturduk ve Dijital Dönüşüm yolculuğumuzu bu şekilde yönetmeye başladık. İnovasyon ve Dijital Dönüşüm Kurulumuz çalışmalarımızı üst yönetimin de desteğiyle yürütmektedir. Yol haritamızı oluştururken Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yapmış olduğu “İmalat Sanayinin Dijital Dönüşümü ve Yol Haritası” raporu bizim için güzel bir kılavuz oldu. Mevcutta yürütmekte olduğumuz Stratejik Planlama Hedeflerine de Dijital Dönüşümü ekledik, oluşturduğumuz KPI’ları aylık bazda takip etmekteyiz. 

Dijital Dönüşüm denildiğinde üretim sanayiinde akla kullanılan makinaların anlık izlenmesi gelmekte ise de Birinci olarak bizler bu sürece daha farklı yaklaşıyoruz. Her dönüşümde olduğu gibi bunun özünde de bir kültür değişimi söz konusu.  Bu nedenle İnsan Kaynakları yetkinlik sınıflarımız arasına “Dijital Yetkinlikleri” ekledi ve tüm çalışanlarımızın bu yetkinliklerinin artırılması ile ilgili hedefler ve bu hedefleri gerçekleştirmek için de projeler belirlendi. Yol haritamızı Alman Mühendislik Federasyonunun da katkıları ile hazırlanmış olan Impuls metodunu temel alarak geliştirdik. Bu metot da 6 ana başlık ve bu başlıklara bağlı 18 alt başlık bulunmaktadır. Biz bunların her biri ile ilgili yapılması gerekenleri yol haritamıza ekleyerek kısa ve orta vadeli planlarımızı oluşturduk.  Kağıtsız Fabrika Stratejik hedefimize uygun olarak üretim sahamızda her makinanın yanına bir endüstriyel dokunmatik PC ekleyerek operatörlerimizin iş talimatlarına buradan ulaşmasını sağladık ve kağıtlara doldurulan formları ortadan kaldırdık. Malzeme, Bakım, Arıza, Kalite, Forklift ihtiyaçlarının tümü de bu ekranlardan yapılabilmektedir.

MİB KAZAN FORUMU’NDA ÜLKEMİZİ TEMSİL ETTİ MİB KAZAN FORUMU’NDA ÜLKEMİZİ TEMSİL ETTİ