Endüstri 4.0 ile birlikte bakım departmanlarının rolü de köklü bir dönüşümden geçiyor. Sensörler, veri analitiği ve kestirimci bakım uygulamaları, bakım ekiplerini yalnızca destek birimi olmaktan çıkararak karar süreçlerinin merkezine taşıyor. Mekatronik Mühendisi ve Bakım & Güvenilirlik Odaklı Sistemler Uzmanı Orhan Cevizözü, Bakım 4.0 yaklaşımını sahadaki gerçek uygulamalar üzerinden değerlendirirken; teknoloji, insan ve bakım kültürünün birlikte ele alınmadığı sistemlerin neden sürdürülebilir sonuç üretemediğini örneklerle ortaya koydu.

Sahaya ilk girdiğiniz günle bugünü kıyasladığınızda, bakım anlayışınızda sizi en çok dönüştüren noktalar neler oldu?

Bakım kariyerimin ilk yıllarında önceliğim, oluşan arızaya en hızlı şekilde müdahale ederek üretimi tekrar devreye almaktı. Zamanla şunu net şekilde gördüm: Arızayı hızlı gidermek geçici bir kazanım sağlıyor, ancak arızanın nedenini ortadan kaldırmadığınız sürece sorun tekrar ediyor. Bugün bakım anlayışım, “arıza sonrası müdahale” yaklaşımından “arıza oluşmadan önce öngörme” yaklaşımına evrildi. Bu dönüşümde kestirimci bakım uygulamaları, kök neden analizleri ve veri temelli karar alma kültürü belirleyici oldu.

Hidrolik ve pnömatik sistemlerde, dışarıdan küçük görünen ama üretimi ciddi şekilde etkileyen detaylar nelerdir?

Sahada en sık karşılaşılan problemler genellikle gözle fark edilmesi zor detaylardan kaynaklanmaktadır. Pnömatik sistemlerde mikro hava kaçakları, filtrelerin zamanında değişmemesi ve nemli hava problemi verim kaybına yol açmaktadır. Hidrolik sistemlerde ise yağ kirliliği, sıcaklık kontrolünün ihmal edilmesi ve bağlantı noktalarındaki gevşemeler ekipman ömrünü ciddi ölçüde azaltmaktadır. Bu tür detaylar kısa vadede duruş yaratmasa bile uzun vadede plansız arızalara neden olmaktadır.

Two Colleagues Factory

Bakım 4.0’a Giden Yolda Veriye Dayalı Yeni Dönem
Bakım 4.0’a Giden Yolda Veriye Dayalı Yeni Dönem
İçeriği Görüntüle

Sahada en sık gözden kaçan noktalar sizce nelerdir?

En sık yapılan hata, makine çalışıyorsa sağlıklı çalıştığının düşünülmesidir. Oysa artan titreşim değerleri, sıcaklık değişimleri, ses karakterindeki bozulmalar ve enerji tüketimindeki küçük artışlar sistemin verdiği erken uyarı sinyalleridir. Bu belirtiler zamanında değerlendirilmediğinde küçük problemler büyük duruşlara dönüşmektedir. Ayrıca bakım sonrası yapılan kontrollerin yüzeysel kalması da sahada sıkça karşılaşılan bir diğer eksikliktir.

Makine kurulum ve devreye alma süreçlerinde sahada mutlaka bilinmesi gereken altın kurallar nelerdir?

Makine kurulumu yalnızca mekanik montajdan ibaret değildir. Doğru zemin hazırlanması, hassas hizalama, elektrik ve mekanik sistemlerin uyumu son derece kritiktir. Devreye alma sürecinde üretici standartlarına uygun testlerin yapılması, bakım dokümantasyonunun hazırlanması ve operatör eğitimlerinin verilmesi gerekmektedir. Kurulum aşamasında yapılan küçük bir hata, makinenin tüm yaşam döngüsünü olumsuz etkileyebilmektedir.

İlk bakışta mekanik gibi görünen ancak kök nedeni farklı çıkan bir arıza örneği paylaşabilir misiniz?

Bir vakada sürekli tekrar eden rulman arızaları yaşanıyordu. İlk değerlendirmede sorun tamamen mekanik gibi görünüyordu. Ancak detaylı analizler sonucunda motor–makine hizasızlığı ve uygunsuz yük dağılımı tespit edildi. Parça değişimleri sorunu geçici olarak çözerken, gerçek neden ortadan kaldırılmadığı için arızalar tekrar ediyordu. Bu olay bana, parçaya değil sisteme odaklanmanın bakımın temel yaklaşımı olması gerektiğini net biçimde gösterdi.

Kestirimci bakım verileri ile operatör gözlemleri çeliştiğinde nasıl bir yol izliyorsunuz?

Bu tür durumlarda iki kaynağı da ayrı ayrı değil birlikte değerlendiriyorum. Operatör sahayı hisseder; sesleri, titreşimleri ve davranış değişimlerini erken fark eder. Ölçüm verileri ise bu hissin teknik karşılığını ortaya koyar. Eğer iki taraf arasında farklılık varsa, genellikle sistem erken uyarı aşamasındadır. Trend analizleri, tekrar ölçümler ve kontrollü izleme süreciyle en doğru karar alınır.

“Bu arıza bana bir şey öğretti” dediğiniz bir tecrübeniz oldu mu?

Evet, özellikle bakım sonrası kontrol adımının ne kadar kritik olduğunu sahada net biçimde deneyimledim. Arıza giderilmişti ancak fonksiyon testleri yeterince yapılmadığı için kısa süre sonra aynı problem tekrarlandı. Bu deneyimden sonra bakım süreçlerinde doğrulama ve izleme adımı benim için vazgeçilmez hale geldi. Bakım, onarımın bittiği yerde değil; sistemin sağlıklı çalıştığının doğrulandığı noktada tamamlanır.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Bakım 4.0 benim için yalnızca dijitalleşme anlamına gelmiyor. Sensörler, yazılımlar ve analiz araçları önemli olmakla birlikte asıl farkı yaratan unsur bakım kültürüdür. İnsan, saha tecrübesi ve teknoloji birlikte çalışmadığı sürece dijital sistemler tek başına sürdürülebilir başarı sağlamaz. Gelecekte bakım departmanlarının yalnızca destek birimi değil, işletmelerin stratejik karar süreçlerinde aktif rol alan bir yapı haline geleceğine inanıyorum.