Metal işleme, yeni nesil üretim talebiyle şekilleniyor

Tezmaksan İnovasyon ve İleri Teknoloji Çözüm Mühendisi Muhammet Bozkır, yeni nesil üretim talebinin metal işlemede üreticileri nasıl dönüştürdüğünü anlattı.

Metal işleme, yeni nesil üretim talebiyle şekilleniyor
Endüstri 40 Zirvesi

Yeni nesil üretim talebinin, metal kesme endüstrisindeki üreticilerin kompleks iş parçalarını hedeflenen kalitede ve en kısa sürede üretmelerini zorunlu hale getirdiğini, sektördeki her aşamanın mercek altına alınarak süreçlerin optimize edilmesi gerekliliğinin altını çizen Tezmaksan İnovasyon ve İleri Teknoloji Çözüm Mühendisi Muhammet Bozkır, robotlu otomasyon sistemlerinin bu noktada devreye girdiğini ifade ediyor.

Bozkır, sektöre ilişkin sundukları çözümleri ve sektörde yatırım yapmayı amaçlayan üreticilere tavsiyelerini paylaştı.

Metal işleme sanayinde robotların yeri ve önemi nedir? 

Her sanayi devrimi üretim sektöründe yeni bir dönemi başlattı. İlk sanayi devrimi, buharla çalışan makinaları hayatımıza entegre etti. Fabrikalarda iş gücü maliyetleri azaldı ve üretim kapasiteleri yükseldi. İkinci sanayi devriminde ise ‘seri üretim’ kavramı ve montaj hatları ile tanıştık. Üçüncü sanayi devriminde de teknoloji ön plana çıktı. Otomasyon sistemleri sayesinde üretimde hata oranları minimize edildi. Gelişmiş elektronik sistemler sayesinde insan, ‘üretim gücünden’ çıkarak, ‘karar verme aşamasına’ yükseldi. Dördüncü sanayi devrimi, yani Endüstri 4.0 ise sanayide robotlaşmayı ve akıllı üretim olgularını bizlere sundu. Endüstri 5.0’a doğru ilerleyen bu düzende, yapay zeka ve inisiyatif alan robotlar, yakın zamanda fabrikalarda yerini alacak. İnsanların robotlarla beraber hareket ettiği ve daha akıllı çözümlerin ortaya çıkacağı bu yeni düzen aslında çok uzak bir gelecek olarak durmuyor. Robot, otomasyon sistemi ve yapay zeka uygulamalarıyla birlikte insanların denklemden çıkacağına ilişkin görüşler olduğu için tekrar etmekte fayda var; insan faktörü hiçbir zaman yok olmayacak. İnsan, yeni oluşan mesleklerle sistemin ana dinamiğini oluşturmaya devam edecek. Öğrenen, anı biriktiren, yapay zeka ile tecrübe eden ve bunu dış dünyaya yansıtan robotlar, dediğimiz gibi çok uzak bir gelecekte durmuyor. Bununla birlikte nesnelerin interneti sayesinde birbiriyle iletişime geçebilen, durum analizlerini yapabilen ve bu analizlerle anlamlı sonuçlar çıkararak gerçek dünyayla iletişime geçebilen bir makina ağına sahip ülkeler topluluğu oluşacak. Bu gücü eline alan ülkeler de dünya sahnesinde oyun kurucu ülkeler olacak. Hazır takip yazılımları ve fabrikaları dijital bir altyapıya kavuşturma konusunda önemli projeler yürüten şirketlerden biri olarak, Türkiye’nin Endüstri 4.0 çalışmalarına katkıda bulunuyoruz. Bu yeni nesil üretim talebi, metal kesme endüstrisindeki üreticileri kompleks iş parçalarını hedeflenen kaliteyi yakalamış olarak en kısa sürede üretmelerine itiyor. Bunu yaparken minimum, hatta sıfır hata ve maksimum verimlilikte en az maliyet ile yapmaları rekabet edebilmelerinin vazgeçilmez koşulu. İşte bu nokta üretimin önemli bir bölümünü veya tamamını oluşturan talaşlı imalat sürecinin, bütünden gelerek kesme noktasına kadar mercek altına alınmasını, süreçlerin optimize edilmesini gerektiriyor. Dolayısıyla robotlu otomasyon sistemlerimiz, bu noktada devreye giriyor ve sözünü ettiğim süreçlerden geçerek talep edilen sonuçları oluşturuyor. 

Sektörde robotlarla yapılabilecek uygulamalar nelerdir?

Bir robotun üretim alanında neler yapabileceğini firmanın ihtiyaçları belirler. Firma; ne tür bir üretim yapacağını, üretim bandından hangi ürünlerin geçeceğini Tezmaksan’ın Elektrik-Elektronik Departmanı’na belirtir ve departmanımızca firmanın ihtiyaçlarına yönelik bir proses ve tasarım sürecine girişilir. Yani süreç, ilk olarak ihtiyacın belirlenmesiyle başlar. Genel fayda değerlendirmesi yapacak olursak; endüstriyel robotlu otomasyon uygulamaları özellikle seri üretim yapan işletmelerde, kalite ve verimlilikte büyük artışa neden oluyor. Robot uygulamalarının büyük bir çoğunluğunu takım tezgahlarına yapılan yükleme ve boşaltma uygulamaları oluşturuyor. Bunun yanında robotlar otomasyon içinde zımpara, çapak alma, polisaj, kaynak, palet yükleme, paketleme gibi ağır ve özel proseslerde de kullanılıyor. Endüstride robot kullanımının 16 başlıkta sıralayabileceğimiz avantajları; işçilik maliyetini azaltmak, tehlikeli ve riskli yerlerde çalışanların yerini almak, daha esnek bir üretim sistemi sağlamak, daha tutarlı bir kalite kontrol sağlamak, çıktı miktarını artırmak, vasıflı işçilik sıkıntısını karşılayabilmek, üç vardiya boyunca aralıksız çalışma kabiliyeti, insana göre daha fazla yük kaldırma kabiliyeti, insana göre daha çabuk sonuca ulaşma kabiliyeti, usandırıcı ve tekrarlı işlerde yeterlilik, tehlikeli ortamlarda çalışabilme kabiliyeti, insan hatalarını elimine etme, kalite kontrol hatalarını minimuma indirme, kendini hızla amorti etme, yüksek hareket esnekliği ve yüksek kar elde etmek. Tüm bunlarla birlikte, robotlu otomasyon hizmeti alan firmalar, ürettikleri parçanın ne kadar kısa sürede çıkacağının hesaplarını arıza çıkmadığı sürece kesin sonuçlarla elde edebiliyorlar. İnsandan kaynaklı hatalı parça üretimi de en aza indirgeniyor. Bütün avantajları geri planda bırakıp, sadece hatasız parça üretimi üzerinde durulsa bile ne kadar önemli tablolar oluştuğu görülebilir. 

Bu kapsamda Tezmaksan olarak metal işleme sanayindeki müşterilerinize özel ne tür çözümler sunuyorsunuz?

Projelerimizi ihtiyaca özel olarak oluşturuyoruz. Her çalışmamız aslında o şirkete özel oluyor. Örneğin daha önce örnek verdiğimiz ESTAŞ firmasını ele alalım. Sivas’taki bu firma kam mili üretiyor ve dünyada 80 ülkeye ihracat yapıyor. Özellikle ihracat yapan şirketlerimizin dünyada daha rekabetçi olabilmeleri için üretimlerinin kesinlikle teknolojik bir altyapıya sahip olması gerekiyor. Bu firmamızı ihtiyacına uygun çözümlerle akıllı hale getirdik. Oluşturduğumuz projede, 11 robotu ve yaklaşık 34 makinayı tek bir noktadan birbirleriyle sanal olarak haberleştirdik. Bunun için geliştirdiğimiz I/O link bağlantı modelini kullandık. Bu modelde makina, robotun sanki bir argümanı gibi çalışabiliyor. Biraz önce de ifade ettiğim gibi bir çalışmayı projelendirirken müşterimizin ne istediği, bizim ne yapmamız gerektiği, hangi prosesi nasıl yaparsak çok daha hızlı ve verimli olacağı gibi konularda analizlerde ve öngörülerde bulunuyoruz. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunarak en iyi çözümü sunuyoruz. Biz müşterilerimizle birer partner gibi değil, akraba gibi çalışıyoruz. Projenin ardından teknik destek, eğitim, güncelleme gibi her türlü desteği veriyoruz. Herhangi bir arıza halinde anında müdahale ediyoruz.

Metal işleme endüstrisinde hayata geçirdiğiniz robotlu otomasyon uygulamalarınızdan ve sonuçlarından örnekler verebilir misiniz?

Örneğin son olarak geliştirdiğimiz I/O (giriş-çıkış) link bağlantı modeliyle 11 robotun ve yaklaşık 34 makinanın tek noktadan birbirleriyle sanal olarak haberleşmesini olanaklı hale getirdik. Fabrikaların daha akıllı bir üretim modeline geçişini sağlayan sistem, bilgi işlem sisteminin değişik fonksiyonel birimleri arasındaki iletişimini veya bu arayüzlere doğrudan bilgi sinyallerinin gönderilmesini sağlıyor. Değişik birimlerden alınan sinyaller ‘girişleri’ ve bu birimlere gönderilen sinyalleri de ‘çıkışları’ oluşturuyor. ESTAŞ fabrikasını, robotlu otomasyon çözümümüz ile akıllı fabrika haline getirdik. Hedefimiz, 2020’de 40 fabrikayı daha ihtiyaçları doğrultusunda benzer bir altyapıya kavuşturmak.

Metal işleme sanayinde faaliyet gösteren firmalara robot yatırımı konusunda tavsiyeleriniz neler olur? Yatırım yapmayı planlayanlar nelere dikkat etmeliler?  

Bu anlamdaki tüm girişimlerimiz ve uygulamalarımız, robot yatırımı yapmak isteyen firmalara ciddi bir örnek ve tavsiye niteliği taşıyor. Sektörde 40 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğimiz için makina tarafında ciddi bir know-how’ımız ve deneyimimiz var. Kendi know-how’ımız ile beraber makinanın prosesinin nasıl bağlanması gerektiği, robotun nasıl olması ve hangi sinyalleri alması gerektiği, nasıl bağlantısı olursa daha sağlıklı ve iş güvenliğine uygun olarak devreye alınabileceği konularında firmayla bir nevi partner gibi çalışıyoruz. Oradaki entegratör de sektöre hizmet ettiği için biz de onlara çözüm üretmek zorundayız. Bizim makinamızın markası olsun veya olmasın her entegratöre destek sağlıyoruz. Çalıştığımız entegratör firmalar var. Bize herhangi bir taleple geldiklerinde, geri çevirmeyip destek oluyoruz ve onlar adına çalışmalar düzenleyebiliyoruz. Bazı müşteriler robot projesi yaparken her zaman seri iş ararlar. Çalışanlarının yüzde 90’ı mühendislerden oluşan Tezmaksan’ın güçlü bir Ar-Ge departmanı bulunuyor. Türkiye’nin Endüstri 4.0 birikimine çalışmalarımızla destek veriyoruz. Yerli ve milli robotumuz Cubebox, sektörün ihtiyaçları ve gelecekteki üretim teknolojisi düşünülerek oluşturuldu. Her geçen gün Türkiye’de kullanımının artıyor olması bizi sevindiriyor. Bunun birçok nedeni var. Öncelikle otomatik olarak çok ağır bir ürün değil, 250 kg forklift ile çekip diğer makinanın geçme yerlerine bırakıp çalıştırdığınızda kaldığı yerden devam edebiliyor. Üstelik çok kullanışlı, önde robot çalışırken arkada yükleme yapabiliyorsunuz. Robot çalışma esnasında Cubebox’ın kendi içindeki çekmeceleri dönmezken, siz arkada otomatik olarak malzemeleri yükleyebiliyorsunuz. Bu da size 24 saat çalışma imkanı sağlıyor. Zaman çok değerli olduğu için zamanı verimli kullanıp rekabetçi olmamızı sağlıyor. Türkiye’nin kendi kontrol ünitesi olmadığı için bu konuda dışarıya bağımlı. Cubebox için bir de kontrol ünitesi geliştirdik. Daha sonra bunu bütün robotlara uyumlu hale getirdik. Genelde robotu projelendirdiğinizde, bir otomasyon sistemine daha sonra tekrardan yeni bir parçaya veya yeni bir setup’a geçtiğinizde süreç uzayabiliyor. Biz bu süreci nasıl üretime katarız, kayıp zamanı nasıl verimli hale getirebiliriz diye çalışmalar yaptık. Bu çalışmalarda aynı zamanda robotu kullanan, programlayan çalışanların da eğitimli, üst düzey kişiler olması gerekiyor ki bu konuda piyasada büyük bir açık var. Robotu programlayan kişilere çok fazla erişemiyorsunuz veya onları işinizde çok efektif kullanamıyorsunuz. Bu nedenle firmalara çözüm üretmek üzere robotu programladığınız cihazı kullanmadan, bunu daha kolay, daha keyifli hale nasıl getirebiliriz noktasında kafa yorduk. Bu kapsamda endüstriyel ROBOCAM diye bir yazılım geliştirdik ve içine de 2,5 eksen CAD yazılımını dahil ettik. Böylece kullanıcıların makina, PLC, Cubebox ve bütün sistemi bir yerden yönetebilmelerine, kolay bir şekilde programlayabilmelerine imkan sağladık. Müşterimiz yeni iş parçasına geçtiğinde, bizi ya da hiçbir otomasyon firmasını çağırmadan, 5 dk. gibi kısa bir sürede işini çözebiliyor. Bu konuda hem yerli hem de yabancı firmalardan çok olumlu geri bildirimler aldık. Belli ölçülerde, 30 ve 150 çaplarda herhangi bir parçayı işleyebilirsiniz. Projenin ikinci kısım çalışmalarına devam ediyoruz. Şimdi daha büyük çaplar için çeşitler geliştiriyoruz. Sanayide çalışması için gereken tüm belgeleri tamamlandı. Patenti, CE sertifikasyonu alındı. 



 

Güncelleme Tarihi: 07 Mayıs 2020, 10:55
YORUM EKLE

Entek

Schmalz

Dergiler

ST Endüstri Radyo Canlı Yayını