SU YALITIMI BİNANIN TAŞIMA KAPASİTESİNİ ETKİLİYOR MU?

Köster Yapı Kimyasalları Türkiye Satış Müdürü Selahattin Özüpek, “Su yalıtımı olmayan binaların taşıma kapasitesi azalıyor. Suya maruz kalan beton, binayı hasar oluşmasına açık hale getiriyor.”

Endüstrideara

Özgür Kaan Alioğlu’nun hazırlayıp sunduğu Müdür Yollarda programının bu bölümünde Köster Yapı Kimyasalları Türkiye Satış Müdürü Selahattin Özüpek konuK oldu. Özüpek, su yalıtımı bulunan yapıların depremde daha dayanıklı olduğunun altını çizdi.

Su yalıtımı, temel perde bodrum katlarından başlayarak, ıslak hacimleri, su depoları, çatı ve teras gibi yapı bölümlerini suyun olumsuz etkilerinden koruyan sistemler bütünü olarak ifade ediliyor. Sağlam ve modern yapılar kurmanın en önemli şartının su yalıtımı olduğu belirten Selahattin Özüpek, sosyolojik gerçeklerin de ele alınarak, su yalıtımının hayat standardı ve konfor koşulları ile ilişkili olduğunu dile getirdi. Özüpek, “Su yalıtımı imalatı, standartlar çerçevesinde nitelikli uygulama ile birleşir ve maliyeti bina maliyetinin takribi %3'üne karşılık gelir.” dedi.

“SU YALITIMI OLMAYAN BİNA TAŞIMA KAPASİTESİNİ KAYBEDİYOR”

Türkiye’nin %92’sinin yüzölçümü itibari ile deprem bölgesi olduğunu ifade eden Özüpek, su yalıtımının bu anlamda çok önemli olduğuna vurgu yaptı. Deprem sonrası yapılan tespitlerde hasar gören binaların çoğunluğunda nem ve sudan kaynaklanan sıkıntıların olduğunu da sözlerine ekledi. 

Özüpek, “Korozyona ya da suya maruz kalan bir betonun çeliğinde yaklaşık her yıl milimetrenin 4'ü bir iş kaybı yaşanıyor. Bu ne anlama geliyor; takribi 10 yıl içerisinde %34'lük bir kesit kaybı ve %66’ya oranla taşıma kapasitesinin düşmesine sebebiyet veriyor. Buradan hareketle bina 20'li veya 25’li yıllarda artık taşıma kapasitesinin büyük bir bölümünü kaybediyor. “ dedi.

Her dönemin kendi özelinde zorluğu ve kolaylığı olabildiğini belirten Özüpek, “Mevzuat, yasa vb. konularda sektör yol aldı. Bu bakış açısıyla sektörde iyi işler yapmak daha kolay ama birtakım ışık şiddetini yakalayamadığımız durumlarda var. Bize bu konuda görevler düşüyor.” dedi. 

“YEŞİL ÇATI İLE DAHA ESTETİK ŞEHİRLER MÜMKÜN”

Su yalıtımı yönetmeliğinde ilk kez kapsam altına alınan yeşil çatılar üzerine değerlendirme yapan Özüpek, Antik dönem yapılarında Babil’in Asma Bahçeleri ile insanların bunu başardıklarının atını çizdi. Günümüzde 2017'deki su yalıtım yönetmeliğinin resmiyet kazanması ile birlikte yeşil çatılara önem verilmeye başlandığını dile getiren Özüpek, “Antik dönemde bile yapılabilen bir yapının sistem çözümü olarak ele alınması gerekir. Bunu başardığımızda zaten modern, sağlıklı ve sıhhi dediğimiz yapılardan, en önemlisi peyzajla beraber estetik yapılara yelken açacağımız bir şehirleşme süreceğine girebiliriz.” dedi. 
 

Güncelleme Tarihi: 06 Kasım 2020, 11:54
YORUM EKLE

Omron 2

Çizgi

Dergiler