banner1013
x

“DOĞAL YAPI MALZEMELERİ SEKTÖRE GİRMELİ”

Doğal yapı malzemelerinin olabildiğince sektöre girmesi gerektiğini belirten  Yapı Biyolojisi Enstitüsü Kurucusu ve Direktörü And Akman, sağlığı ciddi anlamda tehdit eden yapı malzemelerinin bulunduğunu ifade etti.

EndüstrideAra1

Altuğ Karataş ile Enerji Verimliliği programına konuk olan Yapı Biyoloğu, Ekolojik Yapı Uzmanı, Yapı Biyolojisi Enstitüsü Kurucusu ve Direktörü And Akman verimliliğin ekoloji tarafı üzerine ST Endüstri Radyoda bilgiler verdi.
 
İklim dendiği zaman aklımıza odanın sıcaklığı ve nem gibi unsurların geldiğini belirten Akman, yapı biyolojisinde iç mekan iklimi denildiği zaman bunu farklı alt başlıklarda ele aldıklarını ifade etti.

SOLUNUM SİSTEMİNİ ETKİLİYOR

Akman, “Örneğin, yapı biyolojisinde toksikoloji dediğimiz bir alt başlık işin içine giriyor. Birçok yapı malzemesinde, boyalarda ve cilalar kanserojen etkisi olan ve solunum yollarına zarar veren bileşikler bulunur. Bunun dışında küf mayaları, bakteriler ve toz zerrecikleri gibi etmenler de olabilir. Bunlar yine özellikle solunum sistemimiz üzerinden etkili ve sağlığımızı belirleyen öğelerdir.” dedi.
 
İklimde diğer önemli bir alt başlığın ise elektro biyoloji olduğunu belirten Akman,  manyetik dalgalar, elektriksel alternatif alanlar, manyetik doğru alanlar gibi durumların iklim kelimesi altında toplandığını ve oldukça kapsamlı bir parametre yelpazesi bulunduğunu vurguladı.

SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR

Yapı malzemelerinin önemine de dikkat çeken Akman, doğal yapı malzemelerinin olabildiğince sektöre girmesi gerektiğini belirterek yapı malzemelerinin özellikle 1950’li yıllardan sonra ciddi bir şekilde sağlığı tehdit eder hale geldiğini ve formaldehit gibi kanserojen gazların çok sık ortaya çıktığını ifade etti.
 
Akman, “Pişmiş toprak yapı malzemelerinde ya da alçı yapı malzemelerinin radyoaktif olma ihtimalleri çok yüksektir. Yapı biyologları olarak biz bunları tek tek ölçerek ondan sonra yapıda kullanıp kullanmamaya karar veriyoruz.”dedi.

“GELENEKSEL YAPIDAN UZAKLAŞIYORUZ”

Mekan kurgusu ve mimarlık çalışmalarının oranlı ölçek ve formların uyumlu olması gerektiğini belirten Akman, “Gelenekselden gelen yapılarda Safranbolu, Mardin evleri gibi yapıları hayranlıkla izlerken günümüzdeki apartman yapılarına bir anlam vermek mümkün değil. Estetik kaygılardan da tamamen uzaklaşmış durumdayız.” dedi.
 
Akman, mekan kurgusu ve mimarlıkta ışığın önemli bir etken olduğuna dikkat çekerek, doğal ışığı ne kadar yapının içerisine almalıyız konusunda mimarların tasarımsal becerilerinin devreye girdiğini belirtti.
 
 
 

Güncelleme Tarihi: 18 Aralık 2020, 09:46
YORUM EKLE

Robot Zirvesi

Proses Zirvesi

Dergiler