Bunun için ulaşılan sonuç ile hedef arasında sapma olup olmadığına bakılır. Sapma varsa nedenleri ortaya çıkartılmalıdır. Sapma yoksa hemen icraatın iyi olduğuna hükmedilemez; hedefler yanlış konmuş olabilir. Eğer hedef düzeyi düşükse görünürde başarı vardır, ama gerçek getiri olmayabilir. Eğer hedef ulaşılamayacak kadar yukarıya konursa kimse kendini zorlamaz, kaynaklar atıl kalır. İşin doğrusu hedef çıtasını kıl payı aşılabilecek düzeye yerleştirmektir.
Performans ölçüm çalışmaları çeşitli hatalara açıktır. Hatalardan biri yanlış şeyleri ölçmektir. Çoğu yerde en kolay ölçülebilen şeyler ölçülür. Bunları ölçmek fabrikaya fayda sağlamaz. Üstüne bir de kolayca ölçülebilen şeyler hemen çok önemli hale getirilir. Örneğin satışları kolayca ölçebildiğimiz için ölçeriz. Satışlar önemlidir
ama müşteri memnuniyeti zor ölçülür ve o çok daha önemlidir. Ama çoğu yerde
ölçülmez.
Performans ölçümüne yönelik sıkıntılardan biri de ölçeceklerimize bir kez karar verdikten sonra onları değiştirmenin kolay olmamasıdır. O nedenle “yanlış şeyleri ölçme tuzağına bir kez düşen bir daha kurtulamaz” denir.
Doğru hedeflere yönelik oluşturulan performans ölçüm uygulamalarının asıl yararı dönem sonunda bulunan değeri değildir. Yıllar içinde o alanda nasıl bir seyir izlendiğidir. Eğer gelişme trendi yoksa tek dönemin sonucu ne kadar başarılı olursa olsun işler iyi gitmiyordur. Yok, eğer istikrarlı bir gelişme varsa az dahi olsa doğru yoldayız demektir.
Bütün bunlar bilinse dahi iş bitmez. Nasıl otomobil yarışlarında aynı güçteki araçları farklı kullananlar kazanıyorlarsa performans artışı sağlamak da sıradan kişiler için sır olan püf noktalarını bilmeyi gerektirir. Öğrenilmesi dileklerimle…