Klasik işlemci mimarisi günümüzün hızlı değişim ortamında beliren yeni gereksinimleri karşılamada yetersiz kalmakta. Örneğin artık cihazların kullanıcılarını tanımaları isteniyor, cihazların M2M dediğimiz birbirleri ile otonom olarak haberleşmeleri bekleniyor, GPS özellikleri olursa fena olmaz deniyor, her zaman Internet’e bağlı olmak aranıyor, taşınabilirliğe olmazsa olmaz sıfatı takılıyor, pilin düzgün kullanımından söz etmeye gerek bile görülmüyor. Hatta kritik oluşumlara hemen dikkat çekecek, sahada bir sorunun kaynağına giderken zaman kayıplarını engelleyecek tarzda algıyı güçlendirecek, gerçek görüntülerin üzerine gelecek çizim, işaret gibi unsurları ekleyen, dahası bunların üstüne ses yönlendirmesi de veren “arttırılmış gerçeklik” (enhanced reality) denen gerçek zamanlı karar destek fonksiyonları talep ediliyor.
Bütün bu özelliklerin bulunduğu cihazlarla iş yaşamının, günlük yaşamın dışında imalat ve otomasyon dünyasında da giderek artan bir kullanım alanı yaratılıyor. Bu yeni nesil özelliklerin bulunduğu cihazlar akıllı cihazlar olarak anılıyor.
Cihazların akıllı olabilmeleri için daha çok sayıda gelişmiş sensörlere ve yazılımlara ihtiyaç var. Ancak sensörlerle yakalanan verilerin işlenmesinde, yazılımların içindeki farklı ve karmaşık algoritmaların yürütülmesinde ve grafik özelliklerin kullanıcıya sunulabilmesini sağlayan yazılımlar bu yeteneklerini herhangi birinde değil, yalnızca bu amaçlar için geliştirilmiş işlemciler üzerinde sergileyebiliyor.
Qualcomm firmasının yarattığı ve Snapdragon adını verdiği işlemciler böyle işlemciler. Cihazları akıllı yapan Snapdragon hızı, performansı ve optimize edilmiş güç kullanımı ile şu anda rakibi olmayan bir platform. 32 bit komut uygulamasını en iyi biçimde sağlayan ARM mimarisine dayalı Snapdragon yukarıda sözü edilen akıllılık özelliklerini gelecekte daha da ileriye taşıma vizyonuna sahip.
Qualcomm’un Türkiye Genel Müdürü Sayın Barış Ruacan hayal güçlerinin sınırsızlığına işaret ederek; gelecekte akıllı sıfatı vereceğimiz cihazların koku analizi yapabileceklerini, kablosuz şarj edilebileceklerini, komutların sesler, hatta jestlerle yapılabileceğini düşlediklerini söylüyor. Ruacan öngörülerini Einstein’ın “Mantık sizi 0’lara, 1’lere götürür, hayal gücü ise her yere” özdeyişi ile destekliyor.
Ben de yakında PLC, PAC, DCS sistemlerinin Qualcomm Snapdragon ile destekleneceği görüşündeyim. Dünya artık makine gibi davranan insanlar değil, insan gibi davranan makineler istediğine göre böyle olacak!