ABD’de ve AB’de bulunan düşük kalorili kömürden enerji üretim teknolojisine sahip olmadığımız için biz kömürlerimizin elmasa dönüşmesini bekliyoruz.

Peki, ithal kömür ile çalışan santrallere ne diyeceğiz?
Sadece doğalgaz alarak enerjide dışa bağımlılığımızı %74’e çıkartamazdık. Hem kömür ithal ederken gizlice taş da getirtiyoruz.!

Nükleer santral yapılması dış bağımlılık oranımızı daha yükseltmeyecek mi?
Kimsenin korkmasına gerek yok, ne kadar yükseltse de hiç bir zaman %100 olamayacak. Çünkü bir miktar yerli üretim her zaman olacak!

Yerli üretimin içinde HES’ler de var. HES’ler öz kaynaklarımızla enerji ürettiği halde neden bu kadar çok tartışılıyor?
HES’ler ay gibidir çünkü; uzaktan bakınca ışık varmış sanırsın ama yanına gidersen karanlık yüzünün farkına varırsın! 

Eskiden enerji ile beraber adını sıklıkla duyduğumuz Türkiye Kömür İşletmeleri, Maden Tetkik Arama, Elektrik İşleri Etüt İdaresi, Devlet Su İşleri bıraktı mı bu işleri?
Şimdi artık ‘Enerji Bakanlığı’var. İsmi geçen kurumlar ise isimleri ile de cisimleri ile de DURUYORLAR.

İleri ülkeler atık yağlardan enerji üretmeye başladılar. Biz ne yapıyoruz?
Ülkemizde yağın çok kullanılması, yağcılığın sürekli gelişmesi nedeniyle bir gramını bile enerjiye ayıramayacak durumdayız.

Son sorum; EPDK’nın elektrikteki kayıp kaçak oranlarının beş yıl öncekinden yüksek olduğu için farkın fatura mahkumlarına yükleneceği açıklamasını nasıl yorumlamalıyız?
Hırsıza kaç, polise tut!