banner1049
x

YENİLEMEK DEĞİL GÜÇLENDİRMEK AMAÇLANMALI

Özgün Teknik işletme sahibi Özgün Üstündağ, kentsel dönüşüm projelerinin amacının mevcut binayı yenilemekten ziyade, iyi bir su yalıtımıyla korozyona karşı uzun yıllar direnç gösterebilecek yeni ve güvenli yapıların ortaya çıkarılması olması gerektiğini vurguluyor.

YENİLEMEK DEĞİL GÜÇLENDİRMEK AMAÇLANMALI
EndüstrideAra2

YELİZ YİRMİBEŞ LALE - ÖZGÜN TEKNİK’in başarı hikâyesini öğrenebilir miyiz? 

2008 yılından bu yana sektörün önde gelen bazı yapı kimyasalları firmalarının organizasyonlarında satış ve bölge yöneticiliği pozisyonlarında görev aldım. Bu süreçte edindiğim bilgi ve tecrübeleri, 2018 yılında kuruculuğunu üstlendiğim ÖZGÜN TEKNİK çatısı altında yapı su yalıtımı ve zemin kaplamaları üzerine hizmet verme amacıyla kullanmaya karar verdim. Bugün ÖZGÜN TEKNİK olarak İstanbul Ümraniye’de yer alan şirketimizin 400 m2 kapalı, 150 m2 açık depolama ve 80 m2’lik showroom alanımızda küresel pazarda kabul görmüş markaların ürünleri ile inşaat sektörüne uygulama ve malzeme satışı olarak hizmet vermekteyiz. ÖZGÜN TEKNİK adı altında şirketimizi kurmamızın ardından birçok şirket ve projelere su yalıtım ve zemin kaplama hizmeti verdik. Kurulduğumuz günden itibaren portföyümüz ile birlikte hareket edip, doğru işler yapmanın mutluluğunu yaşamaktayız. Ne mutlu ki tamamladığımız işlerimiz, bize iyi referans olarak yeni işlere başlamamızı sağladı. Bugünkü konjonktürde bakarsanız, sağlam temellerle kurduğumuz şirketimizin ağır ve emin adımlar ile yukarıya doğru yükselişini açık bir şekilde görebilirsiniz. Amacımız, gelecekte daha sağlam ve güvenli yapılarda bizim de katkımızın bulunmasıdır.

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu düşünürsek su yalıtımın önemi nedir?

Deprem hattı üzerinde bulunan bir ülke olarak bu konudaki en önemli konularımızdan birisi su yalıtımıdır. ÖZGÜN TEKNİK olarak bu konuda çalıştığımız şirketlere veya projelere katma değer sağlıyoruz. Maalesef ki ülkemizde su yalıtımı, korozyon önleyici ve konfor amaçlı yalıtım uygulamaları olmak üzere iki amaçla yapılıyor. Aslında tamamen korozyon önleyici yalıtıma yoğunlaşmak gerekli, çünkü yalıtımın temel amacı korozyonu önleyerek yapının servis ve ekonomik ömrünü uzatmaktır. Eğer su, betonarme içerisinde geziniyor ve siz içeriden suyu veya nemi görmüyorsanız konfor amaçlı yalıtıma sahipsiniz. Bu durumda suyun betonarme içerisinde size görünmeden serbestçe gezinip demir donatıyı korozyona uğratarak yapınızı zayıflatıyor olması çok acı bir durumdur. Evet, ülkemiz bir deprem hattı üzerinde ve zaman zaman bunun etkilerini hep birlikte yaşıyoruz. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de bu etkiler devam ediyor ve edecekte. Servis ömrü sona ermiş olan yapıların depremlere direnç gösterememesi sonucu birçok insanımız maalesef yaşamını yitirmiş, birçoğu ise bunun tedirginliği ile hayatlarına devam etmekte. Bu anlamda özellikle kentsel dönüşüm projelerinin amacı, mevcut binayı yenilemekten ziyade, iyi bir su yalıtımı ile korozyona karşı uzun yıllar direnç gösterebilecek yeni ve güvenli yapıların ortaya çıkarılması olmalıdır. İnsanoğlunun doğaya hükmetmesi imkânsızdır. Ancak tedbirler riskleri minimize edebilir ve bu tedbirleri kesinlikle almalıyız. Yapıyı ayakta tutan iskeletin demir donatı olduğunu düşünürsek, güç veren kasları ise betonarme ve tüm yapıyı dış etkenlerden koruyan derisi ise yalıtımdır. Üzerine giydirilecek her geçici kıyafet ancak konfor amaçlı yalıtımdır. Elbise yırtılır ise sorun değil, ama deri yırtılırsa kanar. İçimizin kanamaması ve daha sağlam, daha uzun ömürlü yapıların inşa edilebilmesi için su yalıtımına özen gösterilmelidir. Tercih edilecek olan yalıtım sistemlerinin maliyetlerinden ziyade, işlevini yapıyı korozyondan korumaya yönelik seçilmesi en sağlıklı yol olacaktır. Ne yazık ki acı tecrübeler sonucunda hep birlikte bunu yavaş yavaş öğrenmekteyiz. Karşılaştığımız kadarıyla genellikle yapılan en büyük hata, yalıtımın toprak altında veya bir kaplama altında kalacak olması ve görsel bir özellik taşımamasından dolayı maliyetleri minimuma indirmek arzusu oluyor. Bazen iç mekânlarda görselliğe önem verilip, yüksek maliyetler ödenerek en üst sınıf malzemeler seçiliyor iken, yalıtım söz konusu olduğunda bunun tam tersi şeklinde en uygun fiyat ile amaca yönelik olmayan sistemler dâhi seçilebiliyor. Ancak şunun düşünülmesi lazım ki; yapınızı korozyondan önleyecek olan şey su yalıtım kalemidir

Yapının toprak altında kalan kısımları için kullanılmaya yönelik su yalıtım sistemleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Nasıl bir fayda sağlanmaktadır?

Yapının toprak altında kalan kısımları, genellikle yapının suya en çok maruz kalacağı kısımlarını oluşturmaktadır. Öyle ki; temel yalıtımının performansı bazı noktalarda temel betonu üzerine yapılacak olan epoksi ve benzeri kaplamaların performansını bile etkilemektedir. Özellikle derin temeller, kazıklı temeller, yüksek su basıncına maruz kalacak olan temeller ve tek yüzlü kör kalıp perde imalatları gibi yapım yöntemleri projede yer alıyor ise, risk oranı oldukça yüksektir ve maalesef bu kısımlarda sonradan geri dönüşler yaşanması durumunda çok yüksek onarım bedelleri ile karşılaşılması olasıdır. Bu nedenlerden dolayı ÖZGÜN TEKNİK olarak yapıların toprak altında kalacak olan temel ve perde duvarlarının yalıtımında genellikle betonarme ile bütünlüğü sağlayabilen, zemin oturmalarında yapı ile birlikte hareket edebilen, betonarme ile yalıtım katmanı arasında su migrasyonuna, yani su gezinmesine izin vermeyecek olan sistemler üzerine yoğunlaşıyoruz. Günümüzde bu imkânları sağlayabilen HDPE, SBS ve benzeri esaslı yalıtım sistemleri ile karşılaşmanız mümkün. İşverenler olsun, uygulayıcılar veya üreticiler olsun, insanların geçmişte yaşadıkları acı tecrübeler günümüzde bu sistemleri neredeyse vazgeçilmez hale getirmiştir. Bu sistemlerin en önemli özellikleri, üzerine dökülen yapısal betona kuvvetli bir yapışma sağlayabilmeleridir. Bu sayede yalıtım ile betonarme arasında su gezinmesine izin vermeyerek sistem gereği koruma betonu gerektirmeyen bu sistemler sayesinde hem daha güvenli bir yalıtıma sahip olunabilir hem de bir nebze olsun ekstra maliyetlerin önüne geçebilmektedir. Ayrıca toprak altı şartlara karşı yüksek dirençli ve riski azaltan sistemlerdir. Bir diğer sistem olarak, birçok projemizde kullandığımız ve olumlu sonuçlar aldığımız kristalize esaslı beton geçirimsizlik katkısı ile de uygulamalarımız devam etmektedir. Her daim beton içerisinde aktif halde bulunan kristal minerallerin beton içerisindeki kapiler boşlukları ve kılcal çatlakları doldurarak betonu geçirimsiz hale getirmesi sayesinde temel ve perde yalıtımlarında uzun vadede olumlu sonuçlar alabiliyoruz. Düşük maliyetli bir sistem olduğu için sıklıkla tercih edilmektedir. Bu noktada beton işçiliği ve kristalize malzemenin kalitesi çok büyük önem arz ediyor. Özetle biz, profesyonel su yalıtım uygulamalarına ağırlık vererek projenin koşullarına göre temel altı ve tek yüz perde yalıtımlarında genellikle HDPE ve SBS esaslı nitelikli su yalıtım örtülerini ve kristalize esaslı katkı maddelerini tercih etmekteyiz. Perde duvarların su yalıtımlarında ise bitüm polimer esaslı likit ürünlerin yanı sıra, kalıp sökümü sonrası uygulanan ve her noktada aynı kalınlığı sağlayan kendinden yapışkanlı HDPE esaslı membranları da önermekte ve uygulamaktayız. Tabi tüm bunların sonucunda yapılan yalıtımı korumakta çok önemli.
 

Güncelleme Tarihi: 21 Eylül 2020, 18:20
YORUM EKLE

Fullboard

Bestherm

Dergiler