Diğer yakıtların fiyatlarına devletler, karteller müdahale ettikleri halde onun fiyatını da çok endüstriyel tüketiciler, örneğin demir-çelik endüstrisi, termik santraller belirliyor, haliyle rakam da düşük kalıyor.

Anladınız, kömürden bahsediyorum…

* * *

Gelgelelim kömürün dezavantajları da var. Kirlilikle başlayalım; bu kusur üretimden taşımaya, depolamadan yakmaya kadar kömür değer zincirinin her aşamasında var. Ancak yakma süreci çevreye en büyük zararı verme potansiyeline sahip.  Tüm fosil yakıtlar gibi kömür de atmosfere CO2 ve SO2 gazları salıyor. SO2 denizleri, gölleri asitleştiriyor, binalarda korozyonu arttırıyor. Bu sorun şimdilik küçük olsa da, gelecekte ne olacağı belirli değil!  

Kömürün bir başka riskini Soma’dan çok iyi öğrendik. Derin madencilik farklı yönetilmeli! 

Kömür santralleri nükleerler gibi radyoaktivite ve partiküller yayarak ölüme yol açabiliyorlar.

* * *

Aslında öldüren cehalet ve fakirlik! Kömürün tüm dezavantajları vicdan ve bilinç sahibi ellerde kolayca kontrol edilebiliyor! Yapılması gereken kömürden vazgeçmek değil, olumsuz yan etkilerini azaltacak önlemleri geliştirmek; örneğin maden emniyetini sağlamak, kömürü gazlaştırmak (havagazı üretmek), pülverizasyon yapmak, karbondioksiti yakalamak gibi. Gelişmiş ülkeler bu uygulamaları daha da geliştiriyorlar. Kaya gazı ve kaya petrolüne yönelip derinliklerde patlatmalar yapmasının sonucunda ülke genelinde sismik sarsıntılar yaşayınca ABD enerji otoritesi 2040 yılında toplam enerji üretiminin %32’sinin kömür olacağını (şu anda %42) açıkladı. Japonya Fukushima’dan sonra yaptığı uzun dönemli enerji planının belkemiğine kömürü koydu. Almanya gibi çevreci bir ülkede de kömür çok yüksek oranda kullanılmaya devam edecek. 

Bahsi geçen ülkeler kömürün dezavantajlarına karşı alınacak önlemleri biraz maden firmalarının kar iştahlarını makul düzeylere çekerek, biraz da halkı kömüre daha yüksek fiyat vermeye razı ederek finanse edecekler. 

* * *

Çuval kömürün ekstra etkilerini bilen birisi olarak bu yakıtın geleceğimizde yer alacağından hiç kuşkum yok da kontrolü için biraz daha baskı oluştursak diyorum…