İran’ın başına gelenler bununla da sınırlı değil. Aynı dönemde çok sayıda petrol kuyusu da çalışamaz duruma düşmüş. Santrifüj deneyiminin geliştirdiği İran yetkilileri sorunun kaynağında yine bir yazılım olduğu inancı ile araştırmalarına başlamışlar, bir şey bulamayınca Ruslardan yardım istemişler. Kaspersky laboratuarlarında İran’daki sunucuların çok sayıda klonundan oluşan bir tuzak kurulmuş. Tuzak işe yaramış ve 6MB büyüklüğünde, dünyada çok az kişinin bildiği LUA dilinde yazılmış solucan yazılım yakalanmış. 
İlk yazılımın orijinal adı Olimpiyat Oyunları, ancak bulanlar ona STUXNET adını vermiş. Bir de türevi var; DUXU. Petrol kuyularını işlemez hale getirenin adı FLAME. Her iki yazılım da zaman zaman aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerden kontrol edilmişler. Sonuçta İran’ın birkaç yıllık kaybı var.

Bir eTicaret firması Google’a gitmiş, falan keyword’lerde beni birinci sayfada göster, senin sayfandan benim siteme gelecek ziyaretçi başına sana beş dolar öderim demiş. Anlaşmışlar. Müşteri firmanın ziyaretçi sayısı günde 100 kişi kadar artmış. Ancak satışlar artmamış! Durumu araştıran Google şu bilgiye ulaşmış: eTicaret firmasının rakibi bir site kurmuş, siteye bir software agent yerleştirmiş. Software agent günde 100 kez Google’da o keyword ile search yapıp siteye ziyarete gidip rakibine harcama yaptırtmaktaymış.   

Bundan sonra savaşlar da rekabet de siber olacak. Siber mücadele hacker’lar ile yapılıyor. ABD’nin 13.000 hacker’ı var. İsrail’de bu sayı 100.000’e yaklaşıyor. Türkiye’de ise sadece altı kişi bulunuyor! Kötülük çağrışımı yaptırsa da hacker bilgisayar okur yazarı anlamına geliyor. Bizim eğitim vizyonumuzda hacker formasyonu kazandırmak bulunmuyor.
Daha fazla yazmak da içimden gelmiyor…