“İHRACAT VE İTHALATI ÖNEMSİYORUZ” “İHRACAT VE İTHALATI ÖNEMSİYORUZ”

Ülke genelindeki hanelerin yüzde 80’inde yalıtım olmaması veya çok düşük yalıtım uygulamalarının bulunması yapıların güvenliğinden enerji maliyetlerine kadar pek çok alana etki ediyor. Türkiye’nin yüzde 100 yerli sermayeli en büyük yalıtım şirketi ODE Yalıtım'ın Pazarlama Direktörü Ozan Turan, "Ülkemizdeki konutların toplam yıllık enerji maliyetinin güncel fiyatlarla 25 milyar dolar civarında. Yalnızca bina yalıtımı ile yıllık 15 milyar dolar tasarruf edebiliriz. Enerji ithalatı faturamızın giderek arttığı bu dönemde artık hiç vakit kaybetmeden enerji verimliliği seferberliği başlatmalıyız" dedi.

Nitelikli yapılar için ısı, su ve ses yalıtımının önemi noktasında neler söylemek istersiniz?
İklim değişikliğinin etkilerini giderek daha fazla hissettiğimiz bu dönemde kışın dondurucu soğukları, yazın kavurucu sıcakları yaşıyoruz. Dolayısıyla evlerimizi ve ofislerimizi hem ısıtmak hem de soğutmak için daha fazla enerji harcamak durumunda kalıyoruz. Bunu önlemenin yolu ısı yalıtımından geçiyor. Dış cephe yalıtımı ile binanın, iç cephe yalıtımı ile de ev veya ofis içindeki bölümlerin ısısını muhafaza etmek mümkün.
Bir binanın iskeleti ne kadar güçlü ve sağlamsa bina da aynı derecede güçlü ve sağlam olur. Özellikle binanın iskeletini oluşturan taşıyıcı kolonlardaki demir, korozyondan ne kadar etkin korunursa yapı da o kadar etkin korunur ve ömrü uzar. Su yalıtımı olmayan binalara baktığımızda ise betonarme demirlerin 10 yılda taşıma kapasitelerinin yüzde 66’sını kaybettiğini görüyoruz. Deniz kıyısında olan şehirlerde bu oran yüzde 70’lere kadar çıkıyor. Dolayısıyla topraklarının büyük bölümü deprem kuşağında olan ülkemizde su yalıtımı hayati önem taşıyor.
Özellikle büyükşehirlerde yaşayanlar için gürültü hayatın olağan bir parçası gibi görünüyor. Dolayısıyla pek çoğumuz gürültünün sağlığımız üzerindeki olumsuz etkilerini fark etmiyoruz veya göz ardı ediyoruz. Oysa “Avrupa'da Çevresel Gürültü-2020” raporuna göre çevre gürültüsü yılda 48 bin yeni iskemik kalp hastalığı vakasına ve 12 bin erken ölüme neden olan unsurlar arasında yer alıyor. Biz de ODE Yalıtım olarak, sağlıklı ve konforlu yaşam alanları oluşturmak için Ar-Ge faaliyetleri yürütüyor, ses yalıtımı ürünleri geliştiriyoruz.

Isı, su ve ses yalıtımı anlamındaki ürünleriniz ve teknik özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?
ODE Yalıtım olarak “Yapı Yalıtımı” ve “Teknik Yalıtım” olmak üzere iki ana kategoride üretim yapıyoruz. Ekstrüde polistren esaslı ısı yalıtım malzemesi (Isıpan), bitümlü su yalıtım örtüleri (Membran), ısı-ses-yangın yalıtımında kullanılan cam yünü ürünleri (Starflex) ile taş yünü ürünleri (Rockflex), elastomerik kauçuk köpüğü yalıtım malzemesi (R-Flex) üretiyor ve bunları ihraç ediyoruz. Bu ürün gamlarında dört binden fazla çeşidimiz bulunuyor.
Bu ürünlerimizden örnekler verecek olursak; ısı yalıtımı ürünümüzü, içinde bulunmaktan mutluluk duyduğumuz bir proje üzerinden anlatmak isterim. ODE Yalıtım olarak İki Okka girişimi tarafından hayata geçirilen ve yapımı Sakarya’da devam eden pasif ev projesinin “Isı Yalıtımı Resmi Sponsoru” olduk. Bilindiği üzere pasif evler, ısıtma ve soğutma için çok az enerji kullanılan yapılar. İklimden bağımsız olarak tipik bina stokuna kıyasla yüzde 90, yeni binalara kıyasla da yüzde 75’e varan tasarruf sağlanıyor. Yalıtımın yanı sıra bina kabuğu, havalandırma, doğrama, camlar, ısı köprüsüz tasarım ve inşaat gibi özellikler sürdürülebilir bir yaşama katkı sunarken konforu da artırıyor. Öyle ki bu evler, çok soğuk iklimlerde dahi hiçbir ekstra ısıtma sistemi kullanmadan yaşamaya olanak tanıyor. Ülkemizde çok yeni olan ancak önümüzdeki dönemde hızla yaygınlaşacağını öngördüğümüz bir konsept. Özellikle iklim kriziyle mücadele ve enerji krizinden çıkışta önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Projenin teras çatıları, temel altı ve toprakla temas eden duvarlar ile zemin üstlerinde ekstrüde polistren esaslı ısı yalıtım malzemesi olan ODE Isıpan Premium kullanıldı. Sertifikalı pasif ev standartlarına uygun olarak 16 cm ila 20 cm kalınlıklar arasında olan yalıtım için 800 metrekare ODE Isıpan Premium uygulaması yapıldı. 0,035 W/(m.K) ısı iletkenlik katsayısına, 300 kPa basma dayanımına, bünyesine su almayan yapıda optimum su buharı difüzyon direnç katsayısına sahip bu ürünümüz, pasif evler için ideal yalıtım sağlıyor.
Su yalıtımı alanında özellikle 2019 yılında piyasaya sunduğumuz Epikon serimiz ile üst segment membranı yeniden tanımladık. Yeşil çatı sistemlerinden temel su yalıtımına kadar nitelikli yapıların farklı gereksinim ve beklentilerine cevap verebilen yeni nesil membranlarımız da bu seride yer alıyor. Bununla birlikte yine bu seriyle Türkiye’de bir ilke imza atarak, eksi 30 derece soğukta bükülme dayanımına sahip bitümlü su yalıtımı örtüleri ürettik. Bu ürünler yapıların uzun yıllar boyunca sudan korunmasına olanak sağlayan yapıya ve performansa sahip. Epikon serisinde ürettiğimiz proof membranlarımız da temel ve perdelerde sonradan olabilecek su kaçaklarının beton yüzeyi boyunca ilerleyip tüm taşıyıcı sistemi sarmasını ve zayıflatmasını engelleyerek, yapının taşıyıcı gücünü koruyor.  Yine yoğun su çıkışının olduğu zeminler veya deprem etkisi beklediğimiz hareketli zeminlerde sağlam kalabilecek esneklik ve yapışma kalitesine sahip Epikon Aflame ve Epikon Stick-it ürünlerimizle ve çatılar için her türlü zorlu iklim koşulunda önerdiğimiz Epikon Eternal gibi performans ürünlerimizle her türlü ihtiyaca çözüm sunuyoruz.
Ses yalıtımında ise özel bir üretim teknolojisi kullanarak ara bölme levhası Evomineral’i piyasaya sunduk. Yüzde 80’e varan ses yutumuna ulaştığımız bu ürün, çevreden gelen sesleri kullanıldığı ürün tipine göre 45,1 desibele kadar azaltıyor. Düşük ısı iletkenlik katsayısı ile yüksek ısı yalıtımı avantajı sunan Evomineral aynı zamanda A1 sınıfı yanmaz özelliği ile de güvenli kullanım sağlıyor.

Yalıtım konusunda gerek yapı sektöründeki profesyonel tüketicilerin gerekse son tüketicinin yeterli bilinç düzeyine ulaştığını düşünüyor musunuz?
Yalıtım konusunda henüz iyi bir seviyede değiliz. Türkiye genelindeki yaklaşık 22 milyon civarında hanenin yüzde 80’inde yalıtım yok veya çok zayıf yalıtım uygulaması var. Yalıtım ile yapılarımızın ömrünü uzatmakla kalmayıp enerji tüketimimizi de azaltabiliriz. Günümüzde en etkin enerji tasarrufu araçlarından biri olan ısı yalıtımı uygulamalarıyla aynı zamanda sürdürülebilir bir gelecek için fayda sağlayabilir, cari açığı düşürmeye katkı sağlayabiliriz. Ülkemizdeki konutların toplam yıllık enerji maliyeti güncel fiyatlarla 25 milyar dolar civarında. Yalnızca bina yalıtımı ile yıllık 15 milyar dolar tasarruf edebiliriz. Enerji ithalatı faturamızın giderek arttığı bu dönemde artık hiç vakit kaybetmeden enerji verimliliği seferberliği başlatmalıyız.
Bununla birlikte yeni binalardaki yalıtım maliyeti, toplam inşaat maliyetinin yalnızca yüzde 3’üne denk geliyor. Bu maliyet de gerek binanın ömrünü uzatması gerekse enerjide sağladığı tasarruf ile aslında çok kısa sürede karşılanıyor. Dolayısıyla özellikle yeni bir binada oturmayı planlayanların yalıtımın olup olmadığına dikkat etmelerini tavsiye ediyoruz. Tabii sadece yalıtım da yeterli değil doğru yalıtım uygulanmalı. Ayrıca malzemelerin işinde uzman uygulayıcılar tarafından uygulanması da sağlıklı bir yalıtımın öncelikli koşulları arasında yer alıyor. Biz de bu alanda çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin 2022 yılı yazında düzenlediğimiz Epikon Ustalar Festivali kapsamında 27 şehirdeki 58 bayide, 2 bin 500 yalıtım ustasına teknik ve uygulamalı eğitim verdik.

Isı, su ve ses yalıtımı konusunda yasal mevzuatın ve denetimlerin yeterliliği noktasında neler söylemek istersiniz?
Bu yıl yürürlüğe giren “Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, ısı yalıtımı alanında atılmış son derece önemli bir adım. Buna göre 1 Ocak 2023’ten itibaren toplam inşaat alanı 5 bin metrekareden büyük olan binaların halihazırda "C" olan asgari enerji performansı "B"ye çıkarılacak ve toplam enerji ihtiyacının en az yüzde 5'i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanacak. Düzenlemeyle birlikte bu yapıların ısı yalıtımında kullanılan yalıtım malzemesi kalınlıklarında bir miktar artış, ısıl iletkenlik katsayılarında bir miktar iyileşme olacak.
Su yalıtımı ve ses yalıtımı da 2018’de çıkan iki ayarı yönetmelikle zorunlu hale geldi. Bu noktada konut almayı planlayan veya kiralayan kişilerin, binadaki yalıtımların bu yönetmeliklere uygunluğunu kontrol etmeleri büyük önem taşıyor.

Isı, su ve ses yalıtımı konusunda önümüzdeki döneme ilişkin yeni ürün çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Ürün geliştirirken hem ihracat yaptığımız 6 kıtadaki 75 ülkenin ihtiyaç ve taleplerini göz önünde bulunduruyor hem de sürdürülebilirliği esas alıyoruz. Geçen yıl kurduğumuz Greentech Ar-Ge adındaki inovasyon merkezimiz ile de yenilikçi ve sürdürülebilir ürünlere odaklanıyoruz. Ham madde kaynağından başlayarak, ihtiyaç duyulan tüm üretim proseslerimizde doğanın ihtiyaç duyduğu özeni karşılamaya çalışıyor, karbon emisyonlarını atmosferden uzaklaştırmak için doğa bazlı çözümler geliştiriyoruz.
Diğer taraftan yatırımlarımıza da aralıksız devam ediyoruz. Kauçuk ve membran ürünlerinde kapasitemizi artırırken henüz üretimini yapmadığımız bir ürün için de önümüzdeki dönemde yeni yatırım planlıyoruz. Yine 2022-2024 yıllarını kapsayan stratejimiz doğrultusunda organik veya inorganik olarak yurt dışına açılma ve üretim yapma hedefimiz de bulunuyor. Burada önceliğimizi, ürün kalite beklentisi, pazar büyüklüğü, coğrafi yakınlığı ve alternatif tedarik zincirlerine yönelme hedeflerimiz doğrultusunda Avrupa olarak belirledik.
Ayrıca işimizin mutfağında da sürekli üretiyor, teknik yalıtım ürünleri, ısı yalıtımı gibi konularda yayınlar hazırlıyoruz. Şu anda da su yalıtımının önemi, ekonomik boyutu, depremle ilişkisi gibi önemli konuları içeren bir kitap hazırlığı içindeyiz. Sektörü ve toplumu bilinçlendirme hedefiyle hazırladığımız bu kitabı da önümüzdeki yıl içerisinde yayımlayacağız.